OpenAlex

Bu koleksiyon için kalıcı URIhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/11703

Gözat

Search Results

Şimdi gösteriliyor 1 - 10 / 1269
  • Makale
    “Büyük Verinin Gücü Adına”: Siyasi Kampanyalarda Etkili Veri Kullanımı
    (2021) Seyidov, İlgar
    İki binli yılların başlamasıyla Web 2.0 uygulamalarının yaygınlaşması, akıllı telefonların üretimi, yeni iletişim teknolojileri, arama motorları gibi veri depolama ve kullanımı araçlarının artması ile birlikte veri bolluğu ve çeşitliliği ortaya çıkmıştır. “Büyük Veri” olarak adlandırılan bu geniş ölçekli devasa bilgi hazinesi; sosyal, kültürel ve siyasal anlamda değişimlerin de oluşmasına ve geleneksel anlayışların yeni biçimler kazanmasına neden olmuştur. Siyasal iletişim anlayışı çerçevesinde verileşme ile birlikte “veri odaklı” siyasi kampanya kavramı tartışılmaya başlanmıştır. Veri odaklı kampanyacılık, çeşitli veri kümelerinin toplanılması, analiz edilmesi ve tahminsel modellerin oluşturulmasıyla yürütülen sistematik bir süreçtir. Bu anlamda ABD’deki seçimlerde ilk uygulamaları görülse de diğer ülkelerde de yayılmaktadır. Türkiye bağlamında da yeni bir anlayış olan veri odaklı siyasal kampanyacılığın temelini etkili veri kullanımı oluşturmaktadır. Yapılan bu çalışma ile büyük veri ile birlikte yeni biçim kazanan siyasal kampanya süreci hem kuramsal hem de çeşitli örnekler üzerinden ele alınmaktadır. Bu anlamda veri odaklı kampanyacılık anlayışı detaylı literatür taraması ile farklı perspektifler üzerinden tartışılmaktadır. Daha sonra farklı ülkelerde gerçekleştirilen veri odaklı kampanyalardan örnekler verilerek verinin ne şekilde ve hangi amaçlarla kulanıldığı gösterilmektedir. Son olarak, çalışmada kavram haritası tekniğinden yararlanılarak siyasal kampanyalarda etkili veri kullanımına ilişkin bir yol haritası önerilmektedir.
  • Makale
    #5047 Diabetes and Chronic Kidney Disease in Turkey (Diakit): The Study on Chronic Kidney Disease in Diabetes Mellitus Patients in the Cappadocia Cohort
    (2023) Odabaş, Ali Rıza; Arıcı, Mustafa; Sezer, Siren; Tokgöz, Bülent; Ateş, Kenan; Altun, Bülent; Yıldız, Alaattin
    Abstract Background and Aims Diabetes mellitus (DM) is the most common cause of chronic kidney disease (CKD) [1]. The prevalence of CKD is therefore increasing worldwide with increasing prevalence of DM [1]. Among those with DM, CKD prevalence varies widely between countries. The actual prevalence of CKD in patients with DM in Turkey is unknown. This study aimed to determine frequency of CKD among diabetic patients of Cappadocia cohort and patients’ awareness about the disease. Method A total of 1591 diabetic patients from the Cappadocia cohort were invited to this cross-sectional study. A trained study team administered a questionnaire for patients’ medical history, knowledge, attitudes, and awareness of the disease and measured patients’ blood pressures (BPs) at least three times using an automated device. Serum creatinine was measured and spot urine albumin/creatinine ratio (ACR) measurements were performed for three consecutive days. A diagnosis of CKD was established if glomerular filtration rate (GFR)is <60 mL/min or ACR is >30 mg/g. Results The mean age of the patients was 63±10 years. Overall, 60.9% patients were obese (body mass index ≥30 kg/m2), and 70% patients were hypertensive. HbA1c was analyzed in 98.2% of the patients; HbA1c was <7% in 27.4%, ≥7%-≤8% in 20.8%, >8%-≤9% in 17.7%, and >9% in 34.1% of the patients. of 1535 patients with blood and urine analyses, 231 of 1008 (22.9%) females and 154 of 527 (29.2%) males had CKD (P = .007). Among patients with GFR values, 11.4% had a GFR of <60 mL/min and 88.6% had a GFR of ≥60 mL/min. Among 1544 patients with ACR measurements, 18.2% had values ≥30 mg/g and 4.4% had values ≥300 mg/g. CKD was detected in 385 (25.1%) of 1535 patients with both GFR and ACR values (Figure 1). of these patients, 28.1% had Stage 1, 25.7% had Stage 2, 32.5% had Stage 3A, 11.2% had Stage 3B and 2.6% had Stage 4 or 5 CKD. Excluding two patients with missing data, 36 of 383 CKD patients (9.4%) knew that they had CKD. In the logistic regression analysis, old age (OR=1.05, 95% CI 1.03-1.07; p<0.001), male sex (OR=2.11, 95% CI 1.43-3.12; p<0.001), duration of DM (OR=1.03, 95% CI 1.00-1.05; P = .022), morbid obesity (OR=3.58, 95% CI 1.28-10.03, P = .015), a CRP level of >5 mg/L (OR=1.60, 95% CI 1.12-2.27; P = .009), a triglyceride level of ≥150 mg/L (OR=1.74, 95% CI 1.24-2.45; P = .002), and grade 3 hypertension (OR=2.13, 95% CI 1.02-4.44; P = .043) were found to be significantly associated with an increased risk of CKD in patients with DM. Conclusion In the present study, CKD prevalence among diabetic patients in Turkey was 25.1%. Overall, 53.8% of the patients with CKD had a GFR of ≥60 mL/min although they had an ACR of ≥30 mg/day; that is, if albuminuria was not studied, this subgroup of patients would have been considered to have normal kidney function according to GFR. The awareness of CKD was found to be quite low in the patients. Therefore, periodic screening of diabetic patients should always include urinalysis, particularly ACR, as well as serum creatinine, fasting blood glucose and HbA1c.
  • Kitap Bölümü
    1. The Osserman Conditions in Semi-Riemannian Geometry
    (2002) García‐río, Eduardo; Küpeli, Demir N.; Vázqüz‐lorenzo, Ramón
  • Makale
    100. Yılında Cumhuriyet’in İletişim Politikaları: Unutulan Geçmiş ve Köy Enstitüleri ile Ortak Kader
    (2023) Alemdar, Korkmaz
    Bu yazı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında izlenen iletişim politikalarını değerlendirmek için yazıldı. Amacı Cumhuriyet’in ilk yıllarında geliştirilen iletişim politikalarını açıklamak; bunlara ilişkin yanlış ve haksız yorumların gözden geçirilmesini sağlamaktır.
  • Kitap
    10th International Symposium on High-Temperature Metallurgical Processing
    (2019) Downey, Jerome P.; Padilla, Rafael; Zhao, Baojun; Jiang, Tao; Gregurek, Dean; Peng, Zhiwei; Hwang, Jiann‐yang
  • Kitap
    11th International Symposium on High-Temperature Metallurgical Processing
    (2020) Downey, Jerome P.; Mahmoud, Morsi M.; Zhao, Baojun; Yücel, Onuralp; Peng, Zhiwei; Gregurek, Dean; Hwang, Jiann‐yang
  • Makale
    12. ve 13. Yüzyıl Selçuklu ve Goryeo Seramiklerinin Üretim Teknikleri ve Sanatsal Yaklaşımlarının Karşılaştırılması
    (2024) Park, Jongee; Yu, Eunmi; Özer, Seren
    Bu çalışma, 12. ve 13. yüzyıllarda üretilen geleneksel Selçuklu ve Goryeo dönemlerine ait seramiklerin karşılaştırmasını sunmaktadır. Bu kapsamda, her iki dönemin karakteristik özellikleri, seramik sırlarda kullanılan renklendirici oksitler ve üretim teknikleriyle birlikte ayrıntılı olarak incelenmiştir. Selçuklu seramikleri, geometrik ve bitkisel motiflerle süslenerek İslam kültürünün etkilerini yansıtırken, Goryeo seramikleri, doğal formların ve sade estetiğin ön planda olduğu bir tarzda, Budizm'in etkisiyle üretilmiştir. Hem Selçuklu hem de Goryeo dönemleri seramiklerinin üretim teknikleri, dönemin kültürel ve coğrafi etkilerini yansıtan kendine özgü yöntemler içermektedir. Selçuklu döneminde Minai ve Lüster teknikleriyle yapılan eserler öne çıkarken, Goryeo döneminde Sangam tekniğiyle üretilen eserler büyük bir ilgi toplamıştır. Bu seramikler, her iki dönemin sanatsal ve teknik becerilerini sergileyen, aynı zamanda dönemlerinin estetik anlayışını ve manevi değerlerini yansıtan önemli sanat eserleridir. Dönemin seramiklerinde kullanılan renklendirici oksitler açısından karşılaştırdığımızda, Selçuklu seramiklerinde geniş bir renk skalası elde etmek için yaygın olarak bakır, kobalt, demir ve kurşun oksitleri kullanılmıştır. Diğer taraftan, Goryeo dönemi seramiklerinde ise demir oksittin yanı sıra titan dioksit kullanımı ve özel olarak geliştirilmiş seladon sırları öne çıkmaktadır. Seladonlarda kullanılan demir oksit, özellikle seramiğin indirgenmiş atmosferde pişirilmesi sonucu yeşil tonların elde edilmesini sağlarken, titan dioksit ise sırların opaklığını artırmakta ve renk çeşitliliğine sebep olmaktadır. Bu çalışma ayrıca, Türkiye ve Kore'nin geleneksel seramiklerini inceleyerek okurların, iki ülkenin o dönemdeki kültürlerini daha iyi kavrayabilmesine olanak sağlamayı ve kültürel farkındalığa yardımcı olabilmeyi hedeflemektedir.
  • Makale
    16. Yüzyılda Bir Osmanlı Para Birimi: Kara(ca) Akçe
    (2021) Pfeiffer-taş, Şule
    Bu araştırmanın sorunsalı, Osmanlı devletinde 16. yüzyıl boyunca Anadolu’nun doğusunda kullanılan, belgelerde kara(ca) akçe olarak adlandırılan para biriminin niteliğini belirlemektedir. Sahillioğlu’nun kısa bir değinmesinin dışında bu akçe hakkında pek fazla bilgi verilmemiştir. Bu nedenle kara(ca) akçenin Osmanî akçe yanında, ayrıca bir muhasebe sikkesi ve tedavülde olan bir para birimi olup olmadığı tartışılacaktır. Osmanlı Kanunnameleri, Şeriyye Sicilleri, Mühimme Defterleri gibi çeşitli belgelerde kara(ca) akçenin, Osmanî akçe karşısındaki değeri, altın, kuruş vb. gibi diğer para birimleri karşısındaki rayiç bedelleri ile birlikte bulunmaktadır. Bu bilgiler, Osmanlı para tarihindeki gelişmeler kapsamında kronolojik olarak değer- lendirildiğinde, Osmanî akçe vezni ile oransal bir ilişki içinde olduğu görülmektedir. Osmanlı numizmatiği konusunda 16. yy. sonunda darbedilen akçeler üzerinde yapı- lan son araştırmalarda, bazı Doğu darphanelerindeki resmî veznin Osmanî akçeden 4/1 oranında daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu akçeler, Anadolu ve Rumeli grubu olarak tanımlanan diğer darphanelerde basılan akçelerden stilistik açıdan da farklılıklar göstermektedir ve Doğu grubu olarak adlandırılmıştır. Özellikle, vergi ve ticaret ile bağlantılı olarak Osmanlıca belgelerde de Osmanî akçe karşısındaki kur değeri 4/1 oranında daha düşük olan bir para biriminin varolması dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, bu sikkenin yalnızca kur belirleyen bir para birimi olmadığı, tedavülde bulunduğu ortaya konmaya çalışılacaktır.
  • Makale
    1946 ile 1950 Genel Seçimleri Arasında Denizli’de Siyasi Durum
    (2020) Aydin, Nermin Zahide
    İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Sovyetler Birliği, Türkiye ile 1945 yılında imzaladığı anlaşmayı kaldırmak istemiştir. Sovyetler Birliği, anlaşmanın yenilenmesi karşılığında yeni bir Boğazlar Sözleşmesi talep etmiştir. Bunun üzerine Türkiye, savaşı kazanan Batı Devletleri ile işbirliği yapmıştır. Çok geçmeden devlet yöneticileri, partilerin kurulması için gerekli ortamı sağlanmıştır. Milli Kalkınma Partisi’nin (MKP) kurulmasından sonra ülkede birçok parti kurulmaya başlamıştır. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde karışıklık çıkmış ve partiden ayrılmalar başlamıştır. CHP’den ayrılanlar Demokrat Parti’yi (DP) kurmuşlardır. DP kurulduktan sonra ülke genelinde hızlı bir şekilde teşkilatlanmaya başlamıştır. DP’nin gelişmesi CHP’nin bazı tedbirler almasına neden olmuştur. Bu amaçla 1947 yılında yapılması gereken seçimler erken bir tarihe alınmıştır. 1946 yılında yapılan genel seçimleri, CHP büyük farkla kazanmıştır. Fakat ilerleyen günlerde taşra teşkilatı içinde yaşanan huzursuzluklar ve diğer partilerin faaliyetleri, bu durumun tersine dönmesine neden olmuştur. Ülke ekonomisinin bozulmasına ek olarak iktidar partisi içinde yaşanan anlaşmazlıkların artması, halkın tercihlerin değişmesine neden olmuştur. Halkın tercihlerinin değiştiği yerleşim yerlerinden birisi de Denizli olmuştur. Bu şartlar altında 1950 yılında yapılan milletvekili seçimleri büyük sürprizle sonuçlanmıştır. Seçim sonunda CHP’nin hiçbir adayı Denizli’de milletvekili seçilememiştir. Çalışmamızda Denizli’de 1946 ile 1950 yıllarında yapılan genel seçimlerde siyasi partilerin mücadeleleri incelenmiştir. Araştırma yapılırken T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Cumhuriyet Arşivi’nde bulunan belgeler, dönem gazeteleri ve basılı diğer kaynaklardan yararlanılmıştır.
  • Kitap Bölümü
    2. The Osserman Conjecture in Riemannian Geometry
    (2002) García‐río, Eduardo; Küpeli, Demir N.; Vázqüz‐lorenzo, Ramón