TR-Dizin
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/21
Browse
Browsing TR-Dizin by Institution Author "Atakul, Ayça"
Now showing 1 - 2 of 2
- Results Per Page
- Sort Options
Article İflâsın Açılmasının İtirazın İptali Davasına Etkisi(2025) Atakul, Ayçaİflas kararı, icra takipleri ve hukuk davalarının birçoğu üzerinde önemli sonuçlar meydana getirmektedir. İflâs kararı ile birlikte hukuk davalarında meydana gelen sonuçlar, itirazın iptali davası için de geçerlidir. İflâsın, itirazın iptali davasına olan etkisi hakkında daha detaylı bir inceleme yapabilmek için iflâs eden tarafın icra takibindeki konumu ve bu davanın derdest olup olmaması şeklinde bir sınıflandırma yapılabilir. Bu sınıflandırmanın tercih edilmesinin iki önemli sebebi vardır. Öncelikle müflis, icra takibinde alacaklı ise, bu durumda takipler durmayacak ve vadesi gelen alacaklar için dava açılabilecektir. Ancak derdest bir dava müflisin konumu önemli olmaksızın her hâlükârda duracaktır. Bu sınıflandırmanın tercih edilmesinin diğer bir sebebi, itirazın iptali davası, iş, ticari veya tüketici niteliğinde ise, arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olmasıdır. Şöyle ki müflis takibin alacaklısı ise, iflâs idaresi masa alacakları hakkında sulh olma yetkisi kapsamında belli miktara kadar olan uyuşmazlıklar için dava açmadan önce arabuluculuğa başvurabilir. Müflis takibin borçlusu ise, itirazın iptali davasına konu alacağın kısmen ya da tamamen reddi sonucunda itirazın iptali davası, kayıt kabul davasına dönecektir. Kayıt kabul davası zorunlu arabuluculuğa tabi olmamakla birlikte ihtiyari arabuluculuk süreci işletilebilir. Ancak Yargıtay ve bölge adliye mahkemeleri, iflâs idaresinin sulh olma yetkisinin müflisin alacakları için olacağına, iflâs alacaklarının burada değerlendirilemeyeceğine, önceden reddedilen alacak için iflâs idaresinin anlaşmaya varmasının masanın menfaatine olamayacağına ilişkin kararlar vermektedir. Bu durum tarafların iradelerini sınırlandırmanın yanı sıra iflâs idaresinin arabuluculuk faaliyetine katılma yetkisinin yalnızca müflisin alacakları bakımından olabileceğinin kabulü taraflar arasındaki menfaat dengesini bozmaktadır.Article Mahkemenin (Adi) Konkordato Projesine Müdahale Etme Yetkisi(2025) Atakul, AyçaKonkordato projesinin tasdiki, borçlunun alacaklılarına karşı sunduğu yeniden yapılandırma teklifinin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için asliye ticaret mahkemesinin onayına bağlıdır. Mahkeme, konkordato projesinin yeterliliğini değerlendirirken geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Bu kapsamda, projenin yetersiz bulunması hâlinde mahkeme, İcra ve İflâs Kanunu (İİK) m. 305/2 uyarınca kendiliğinden veya ilgilinin talebi üzerine gerekli gördüğü düzeltmelerin yapılmasını isteyebilir. Mahkemenin, düzeltilmesi istenen hususları somut olarak belirlemesi ve borçluya bu düzeltmeleri gerçekleştirmesi için makul ve kesin bir süre tanıması gerekir. Zira konkordatonun tasdikine ilişkin yargılama sürecinde re’sen araştırma ilkesi geçerlidir. Borçlu, mahkemenin belirttiği süre içinde gerekli düzeltmeleri yaparak projeyi yeniden sunduğu takdirde, mahkeme düzeltmeleri yerinde bulursa tasdik talebini kabul etmelidir. Aksi hâlde, süre verilmesine gerek kalmaksızın konkordato tasdik talebi reddedilmelidir. Bu çalışma, mahkemenin konkordato projesine müdahale edebilme yetkisinin hukuki sınırlarını, bu yetkinin re’sen araştırma ilkesiyle olan bağlantısını ve konkordato tasdik sürecinde alacaklı–borçlu menfaat dengesinin nasıl sağlandığını ortaya koymak amacıyla kaleme alınmıştır. Çalışma ile amaçlanan, konkordato tasdikine ilişkin yargısal denetimin hem ekonomik istikrarı hem de adaletin somutlaşmasını temin eden yönünü açıklığa kavuşturmaktır.

