Yüksek Lisans Tezleri
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/23
Browse
Browsing Yüksek Lisans Tezleri by Author "Aras, Gökşen"
Now showing 1 - 3 of 3
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Frankenstein veya Modern Prometheus ve Dr. Jekyll ile Bay Hyde’ın Tuhaf Hikayesi’ndeki Karakterlerde ‘Psişe: Zihnin Bütünlüğü’ Üzerine(2024) Alkan, Yunus Emre; Aras, GökşenBu tez, Sigmund Freud ve Carl Gustav Jung tarafından önerilen ruh modellerini kullanarak Mary Shelley'nin Frankenstein ve Robert Louis Stevenson'ın Dr. Jekyll ile Bay Hyde'ın Tuhaf Hikayesi adlı eserlerindeki ana karakterlerin derin zihinlerine inme hedefine ulaşmayı amaçlamaktadır. Psikanalitik edebiyat eleştirisinin psişe (psyche) yönüne atıfta bulunmak, bu karakterlerin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda toplumsal eylemlerini, etkileşimlerini ve anlatılar içindeki ilişkilerini yönlendiren bilinçli ve bilinçdışı motivasyonları, çatışmaları, sembolleri ve karmaşıklıkları ortaya çıkarmak söz konusu olduğunda son derece önemlidir. Bu nedenle, bu tezde tümevarımcı bir yaklaşım, yani kurgusal karakterlerin zihinlerinin çervevesini oluşturan psişik aygıtların parça parça ele alınarak çalışılması, bu karakterlerin zihinlerinin bütünlüğünü nasıl sergilediklerini incelemek için uygulanacaktır. Buna ek olarak, bu tez psişik unsurlar arasındaki karmaşık etkileşimin karakterlerin hikayeler içindeki düşüncelerini, eylemlerini ve ilişkilerini şekillendirmesini ve bu ikonik Gotik romanlarda karakterlerin zihinlerini nasıl sergilediklerini incelemek suretiyle kurgusal karakterlerin zihinlerinin keşfine ulaşmayı amaçlamaktadır. Seçilen metinler, özellikle de Frankenstein, neredeyse her tür edebiyat eleştirisi tarafından kapsamlı bir şekilde incelenmiş olsa da, literatür taraması yapıldığında sadece psişe modellerinin beraber çalışılmasının ve bu iki metinlerin birleşiminin değil, aynı zamanda kurgusal karakterlerin incelenmesinin de eksik olduğu görülmektedir, zira psikanalitik edebi eleştirinin nispeten daha yaygın yolu kurgusal karakterlerden ziyade yazarların zihnini analiz etmektir. Dolayısıyla, bu tez kurgusal karakterlerin zihinlerinin keşfedilmesini amaçladığından, farklı bir yerde durmaktadır. Bu tez, zihnin bütünlüğüne Freudyen ve Jungcu bakış açılarını birleştirerek, sadece psişik aygıtlar tarafından tetiklenen zihnin bilinçli ve bilinçdışı arzularını belirlemeye çalışmakla kalmaz, aynı zamanda benliğin parçalanmasından kaynaklanan iç ve dış çatışmaların yol açtığı dengesizliklerle uğraşırken kurgusal karakterlerin nasıl ve neden bireyleşmeye ihtiyaç duyduklarına odaklanan tamamlayıcı bir bakış açısı sunmaya çalışır. Başka bir deyişle, bu tez, karakterlerin zihin bütünlüklerine (psyche) dair daha detaylı bir kavrayış yaratmayı amaçlamaktadır. Söz konusu amaca ulaşmak için, romanlardaki anahtar karakterleri hem kendi içlerinde hem de birbirleriyle karşılaştırmalı olarak incelenecektir. Dolayısıyla, bu psişik keşif yoluyla, bu tez, seçilen zamansız yazılı sanat eserlerinde tasvir edilen evrensel psikolojik temellerin daha derin bir şekilde anlaşılmasını sağlamayı amaçlamaktadır.Master Thesis Jean Rhys'in Wide Sargasso Sea ve Chimamanda Ngozi Adichie'nin Purple Hibiscus Adlı Eserlerinde Postkolonyal Feminizm ve Kadın Karakterlerin Zorluklarla Mücadeleleri(2024) Alshhab, Rabıah Ibrahım Ammar; Aras, GökşenThe thesis explores the plethora of challenges, obstacles and oppression women faced in postcolonial societies in Jean Rhys's Wide Sargasso Sea and Chimamanda Ngozi Adichie's Purple Hibiscus, through two main female protagonists, Antoinette, and Kamili. Throughout the thesis, the focus will be on the theories of Gayatri Chakravorty Spivak, Chandra Talpade Mohanty, and Kimberle` Crenshaw, to examine the aspects and factors of oppression and power structures that Antoinette and Kambili were subjected to in their societies and how they overcame these challenges to empower themselves and gain their rights. Rhys and Adichie are two of the most renowned and well-known Feminist writers of the modern period. They produced interesting and remarkable novels shedding light on the suffering of women in post colonized societies. They played a vital role in examining and highlighting the legacies of colonialism in the nineteenth and twentieth centuries in their countries. To illustrate, Rhys and Adichie demonstrate women's difficulties by portraying struggling female characters in their novels, Wide Sargasso Sea, and Purple Hibiscus. In both novels, deep and significant issues are outlined, they engage in critically presenting the intersecting power structures of colonialism and the impact it has had on society generally and on individuals specifically. Wide Sargasso Sea is considered Rhys's most famous and successful novel. The novel is a prequel to Jane Eyre, the protagonist portrays the sorrowful story of Antoinette living in Jamaica, who later becomes the mad wife of Mr. Rochester in Jane Eyre. In Purple Hibiscus, Adichie describes the situation of women in Nigeria where religion is used as a weapon and as a tool in domestic violence. Thus, this study will engage with the writers, Rhys's and Adichie's concepts that helped to establish their names as feminist writers and how these concepts are reflected through the main characters Antoinette and Kambili in their novels. Keywords: Wide Sargasso Sea, Purple Hibiscus, Feminism, Postcolonial Feminism, Female Challenges.Master Thesis Virginia Woolf'un Bayan Dalloway ve Deniz Feneri Eserlerinde Büyük Savaşın Yankıları(2025) Çelik, Hilal; Aras, GökşenThe thesis examines the impacts of the Great War in Mrs. Dalloway and To the Lighthouse within the framework of modernist aesthetics, stream of consciousness narrative techniques and Albert Einstein's Theory of Relativity. By examining how Woolf's representation of fragmented, multi-faceted reality reflects devastating effects of the war, this study presents a different perspective to Woolf's creative process, incorporating literature and science. The importance of the study lies in the interdisciplinary approach illustrated through an analysis of Woolf's relationship with Modernism as a result of the war and her portrayal of subjective reality with her innovative techniques. The originality of this study is rooted in its application of Einstein's Theory of Relativity to Woolf's narration, examining her portrayal of identity, memory and human nature with an emphasis on relativity of time and space, as exemplified by James Ramsay's assertion that 'Nothing was simple one thing' (Woolf, 1994:138) in To the Lighthouse. These novels exemplify Woolf's ability to portray individual lives with broader cultural and philosophical themes, making her a cornerstone of modernist literature.

