Şatıroğlu, Pınar Yaşar
Loading...
Name Variants
Pınar Yaşar, Şatıroğlu
Ş., Pınar Yaşar
P.,Şatıroğlu
P.,Şatiroğlu
Şatiroğlu, Pınar Yaşar
P. Y. Şatiroğlu
P., Satiroglu
P.Y.Satiroglu
Şatıroğlu,P.Y.
P. Y. Satiroglu
Şatıroğlu, Pınar Yaşar
Pinar Yasar, Satiroglu
P. Y. Şatıroğlu
Pınar Yaşar, Şatiroğlu
Ş.,Pınar Yaşar
Satiroglu, Pinar Yasar
P.Y.Şatıroğlu
S.,Pinar Yasar
Satiroglu,P.Y.
S., Pinar Yasar
Ş., Pınar Yaşar
P.,Şatıroğlu
P.,Şatiroğlu
Şatiroğlu, Pınar Yaşar
P. Y. Şatiroğlu
P., Satiroglu
P.Y.Satiroglu
Şatıroğlu,P.Y.
P. Y. Satiroglu
Şatıroğlu, Pınar Yaşar
Pinar Yasar, Satiroglu
P. Y. Şatıroğlu
Pınar Yaşar, Şatiroğlu
Ş.,Pınar Yaşar
Satiroglu, Pinar Yasar
P.Y.Şatıroğlu
S.,Pinar Yasar
Satiroglu,P.Y.
S., Pinar Yasar
Job Title
Araştırma Görevlisi
Email Address
pinar.yasar@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Law
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Scholarly Output
3
Articles
3
Citation Count
0
Supervised Theses
0
3 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 3 of 3
Article Doğal Afetlerde Hak Sahipliği Kavramının Danıştay Kararları Işığında Açıklanması ve İdarenin Kusur Sorumluluğu Açısından Kavramın Değerlendirilmesi(2023) Şatıroğlu, Pınar Yaşar; Law7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun uyarınca, afetzedelerin yıkılan veya ağır hasar gören binalarla olan mülkiyet ilişkileri, yeniden yapılacak binalardan veya verilecek inşaat kredisinden yararlanabilme durumları ancak hak sahipliği durumunu belgelemeleri ile mümkündür. Ayrıca depremden sonra gerçekleştirilen faaliyetler ile ilgili düzenlenen hasar tespit raporları idari yargıda tek başına dava edilebilir bir icrai işlem olarak nitelendirilmemektedir. Ancak hak sahipliği belgesine sahip olanlar bu belge ile birlikte raporu dava konusu edebilmektedirler. Bu çalışmada hak sahipliğinin tayin edilmesinde idarenin tutumu ve Danıştay kararları ışığında tespit edilen kriterler ortaya konulmaya çalışılacaktır. Böylelikle hizmet kusuru olarak kamu hizmetinin kötü işlemesinden sorumlu olan idarenin deprem olayından doğan mali sorumluluğundan kaçınmasının engellenmesi amaçlanmaktadır. Zarar gören vatandaşların insanca yaşama hakkının doğrudan gereği olan konut hakkının yerine getirilmesinde ortaya çıkabilecek hak mahrumiyetlerinin önüne geçilmesi ulaşılmak istenen bir diğer amaçtır. İdarenin mali açıdan tazmin sorumluluğunu yerine getirmesi sırasında depremzedelerin hak sahipliği statüsünde bulunmasına ilişkin ortaya çıkan sorunların giderilmesinden sonra; devletin hizmet kusuruna dayalı sorumluluğunun bu durum dışında tezahür etmesi açıklanacaktır.Article Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilmesinin Koşullarının Oluşum Süreci ve Bu Koşulların Ağırlaştırılmasının İptal Davasının Etkililiği Açısından Olumsuz Sonuçları(2024) Şatıroğlu, Pınar Yaşar; LawTürk idari yargısında Anayasa md. 125/5 hükmünde düzenlendiği üzere idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi duru- munda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulması kararı verilebilecektir. İlgili kararın verilmesi ancak Anayasa’da yer alan nedenlere bağlı olarak kanun ile sınırlandırılabilecektir. Bu sınırlandırma nedenleri Anayasa md. 125/6 hük- münde olağanüstü hallerde, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri şeklinde tahdidi şekilde sayılmıştır. Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için Anayasa md. 125’te yer alan bu teme iki koşula ek olarak İYUK md. 27/7 hükmüne idarenin savunması alınması ya da savunma süresinin geçmesi şartı eklenmiştir. Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi, iptal davası sonucunda verilecek iptal kararının etkililiği açısından son derece önem- lidir. Kararın verilebilmesi için gereken şartlar, idari işlemin icrailiği ve hukuka uygunluk karinesinin birey açısından oluşacak zararların önlenmesi için mahkeme kararları ile oluşturulmuş, daha sonra İYUK ve Anayasa’da yer almıştır. Danıştay kararları temelinde oluşturulan bu şartlar, İYUK’da gerçekleştirilen değişiklikler vasıtası ile zorlaştırılmıştır. Zira Anayasa md. 125 hükmüne aykırı olarak getirilen bu düzenlemeler ile mahkemelerin bu konudaki takdiri ve karar verme yetkisi de sınırlandırılmıştır. Bu çalışmada yürütmenin durdurulması kararı verilmesinin koşullarının ağırlaştırılmasının iptal davası açısından ta- şıdığı önem; kanun koyucu tarafından bu koşullar mevzuat ile düzenlenmeden evvel dahi Danıştay kararlarında yer almasındaki ihtiyaç üzerinden anlatılacaktır. Böylelikle kararın verilmesine ilişkin getirilen zorlaştırıcı her koşulun; Anayasa md. 125 hükmüne aykırılığı ve Anayasa md. 36’da güvence altına alınan adil yargılanma hakkının gereği olan mahkeme kararlarının yerine getirilmesi ilkesi açısından taşıdığı sakınca ortaya konulacaktır.Article Barış Hakkının İhlali Olarak Toplantı ve Gösteri Yürüyüşüne Yönelik Orantısız Müdahale ve Şiddet(2020) Şatıroğlu, Pınar Yaşar; LawBarış hakkının yükümlüsü olarak devlet, bireylerin güven içinde, huzurlu ve şiddetten uzak bir yaşam sürdürmelerini sağlamakla sorumludur. Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde, toplantı ve gösteri yürüyüşüdüzenleme hakkı güvence altına alınmış olup; bu hak ifade özgürlüğünün de bir biçimi olarak demokratik toplumuntemel değerlerinden biridir. Ancak toplantı ve gösteri yürüyüşü sırasında bu hakka yönelik kolluk güçlerinin orantısız müdahalesi doğrudan ve dolaylı olarak barış hakkının ihlaline sebep olabilmektedir. Bu çalışma ile herkesetanınan barış hakkının, ulusal düzeyde ihlal edilmesinin bir boyutu olarak, toplantı ve gösteri yürüyüşüne yönelikorantısız müdahale ve şiddet hali incelenecektir.