Diğer Yayınlar
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/27
Browse
17 results
Search Results
Article Nedir Bu Türk İnsanının Politika Merakı(Bilim ve Teknoloji, 2015) Ülker, Halil İbrahim; Ülker, Halil İbrahim; Ülker, Halil İbrahim; Department of Public Administration and Political Science; Department of Public Administration and Political ScienceGünümüzde toplumumuz aşırı politize olmuştur. Türkiye’de politikanın kalite ve yoğunluğu azalmış, yönü şaşmış, verimi düşmüş, topluma zarar verir hale gelmiştir. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana hemen tüm alanlarda nitel ve nicel gelişmeler olduğu halde; politikanın düzeyi bir türlü gelişememektedir. Maalesef Türkiye’de bugün politika niteliksiz, verimsiz, pahalı, yararsız ve kuralsız hale gelmiştir; gittikçe de irtifa kaybetmektedir.Thesis TÜRKİYE’DE ELİT ŞEMASI DÜNYA PRATİĞİNE UYGUN MU?(Bilim ve Teknoloji, 2014) Ülker, Halil İbrahimİktidarın (siyasi, ekonomik, kültürel) tanımı, kaynağı, kullanılması, paylaşılması, denetlenmesi değişik biçimlerde açıklanmıştır. Örneğin sosyalizm politikayı, sınıflar arası iktidar mücadelesi olarak açıklamıştır. Bazı siyaset bilimciler de politikayı, yöneten-yönetilen (merkez-çevre) ayrımına dayandırırlar. Burada asıl soru; ülkeyi kimlerin yönettiğidir. Her tür toplumda karar alıp, kural koyan, emir veren ve de bunları yürüten küçük bir grup söz konusudur. (Azınlık) Bir de, toplumun geri kalanı, toplumun büyük kitleleri (Çoğunluk) vardır. Bu yapıya Devlet teorisinde “Oligarşi” diyoruz.Article TÜRKİYE’NİN DEMOGRAFİK DÖNÜŞÜMÜ VE EKONOMİK YANSILAMALARI – I(Bilim ve Teknoloji, 2013) Can, Neslihan; Özer, MerveBaşbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk olarak 2008 yılında yaptığı “3 çocuk” açıklaması ve bu açıklamayı takip eden politika paketlerinin hazırlıkları ülkemizin nüfus yapısı ve yaratacağı ekonomik etkilerle ilgili tartışmaları ülke gündemine taşımıştır. Başbakan Erdoğan’ın yaşlı bir nüfus yapısına sahip olmanın getireceği ekonomik olumsuzlukları vurgulayarak yaptığı açıklamalara rağmen son dönemlerde nüfus artış hızı düşmeye devam etmektedir. Nüfus artış hızındaki düşüşün arkasında yatan nedenleri ve nüfus yapısındaki değişimin ekonomik getirilerini akademik yazın ışığında inceleyecek olan bu yazı dizisiyle ülkemiz genelinde yapılan bu tartışmalara katkı sunmayı amaçlamaktayız.Article SORUNLAR VE DOĞRU TEŞHİSLER(Herkese Bilim Teknoloji, 2017) Ülker, Halil İbrahimHerbert Spencer (1820-1903), uzviyetçi teori olarak anılan sosyolojik analizinde; toplumları biyolojik/canlı yapılara benzeterek açıklamıştı. Toplumdaki bireylerin kurumların- ve toplumun kendisinin, canlı vücuttaki karşılığı hücre-doku ve gövde benzetmesini yapmıştı. Ayrıca toplumların çevreyle ilişkisini, uyumunu, dengesini, yaşama ve ölümünü de; canlılarınkine benzetmişti. Toplumların, basitten karmaşığa doğru bir gelişim çizgisi izlediklerinin sonraları Von Bertalanffy (1971) canlılarda, Katz ve Kahn (1978) örgütlerde ‟Açık Sistem Teorisiyle” benzeri şekilde açıklamışlardı. Sistemin çevreyle ve alt sistemleriyle karşılıklı etkileşimlerini anlattılar uzun uzun. Kısaca toplumda herşey birbiriyle ilişkiliydi. Bir tek sorun için tüm toplum irdelenmeliydi.Article Y Kuşağı Da Neyin Nesi?(Bilim ve Teknoloji, 2013) Ülker, Halil İbrahimFukuyama 20. yüzyılın sonunda, tarihin bittiğini ilan edince, tüm kavram, kurum ve kurallar yeniden gözden geçirildi. Artık bir post dünya yaşanıyordu. Post-modernizim, post fordizm, post-sosyalizm, post-liberalizm, post-sanayileşme, post-vd. bu akımlar, yaşamın farklı cephelerinin değiştiğini artık insanla doğanın yeni hesaplaşmalar içine girdiğini anlatmaya çalışıyorlardı. Bir gerçek vardı o da tarihin hızlanmasıydı. İletişim teknolojisi, ulaşım tarzı, devlet yönetimi, tüketim kalıpları, meslekler herşey değişiyordu. Küreselleşme taraftarları, hep olacak iyi şeylerden bahsettiler. Gerçekten Alvin Toffler’in işaret ettiği gibi insanlık, feodaliteden sonra sanayileşme aşamasını da tamamlıyor ve enformasyon çağına geçiyordu. Ekonominin, teknolojinin, ulaşımın değiştiği doğruydu. Ama kimse bu değişiklikler karşısında Ademoğlu’nun ne olduğunu konuşmuyordu.Article Türkiye’de Siyaset(2015) Ülker, Halil İbrahimÜlkemizde siyasal sürecin seyrine ilişkin bir değerlendirme yapacak olursak, söylenecek ilk söz “düzeyin düşüklüğü” dür. Çağdaş bir siyasal kültürün yokluğu ve bu konudaki yaygın cahillik kadar, iyileşme yönünde bir çaba eksikliği ve pervasızlık da söz konusudur. Niteliksiz konuşmalar, bilinçsiz tutum/davranışlar, garip değerlendirmeler, ufuksuz ve dar görüşler v.b. seçip seçip alın.Article Bu Yök Yasası Neden Değişmez? Bilen Var Mı?(İz Dergisi, 2015) Ülker, Halil İbrahimBu yazımızda 1980 sonrası (Küreselleşme Sonrası da diyebiliriz.) Gerçekleştirilen eğitim reform çabalarından söz ederek, benzer iki ülkenin kısa bir karşılaştırılması yapılacaktır. Türkiye Tanzimat’dan beri kamu yönetimi ve kamu hukuku açısından Fransa’yı hep yakından izlemiştir. Üniter ve merkeziyetçi bir kamu yönetimi benzeşmesinden hareketle, bu kısa karşılaştırma için Fransa ve Türkiye seçilmiştir. İki ülkenin 1980 sonrası eğitim reform süreçlerini harfiyen izlemek ve karşılaştırma yapmak bu makalenin sınırlarını çok aşar. Bu nedenle Fransa eğitim reform çalışmalarına örnek olacak, iki reform adımı seçilmiş. (İki çalışma metni Fransızcadan çevrilmiş ve bu çalışmalar Türkiye’deki uygulamalar ile karşılaştırılmıştır.Article Powers of Theory: Capitalism, the State, and Democracy(Atılım Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2012) Sayın, ÇağkanAynı kavrama yönelik birbirinden farklı ve uzlaşmaz görünen açıklamaların varlığı sosyal bilimleri bir yandan çok boyutlu kılarak zenginleştiren, diğer yandan da yarattığı karmaşa nedeniyle zaman zaman açmaza götüren bir özellik olsa gerek. Örneğin devlet, demokratik sorumluluklarından kaçınmaya eğilimli ve bireylerin demokratik süreçlerler/kurumlarla güçlendirilmesi yoluyla sınırlandırılması gereken bir yapı mı? Toplumdan ve iktisadi güçlerden özerk, bürokratik ve egemen bir örgüt mü? Ya da doğrudan kapitalistlerin denetiminde olan bir aygıt veya kapitalizmin yeniden üretilmesinin bir aracı mı? Daha da ötesi, devlet kavramı bu tanımlardan yalnızca birisine oturtulmak durumunda mı? Devlet olgusunun farklı yönlerini ön plana çıkartarak devleti, toplumu ve aralarındaki ilişkiyi anlamaya ve açıklamaya çalışan farklı kuramlar, aralarındaki uyuşmazlıklar giderilerek, bir meta-kuram çerçevesinde biraraya getirilebilir mi?Thesis Gelişen Havacılık Sektörü ve Siyaset İle İlişkisi(2021) Şahin, EmreHavacılık ve siyaset kavramları arasındaki ilişkiyi Hava Hakimiyet Teorisi özelinde değerlendirilmesini amaçlayan bu çalışma ile literatüre katkı sağlamak ve farklı bir bakış açısı ile değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu gaye için, konuyla özleşen yabancı ve yerli kaynaklar metin ve söylem analizinden geçirilmiş, uluslararası raporlar taranmış ve tarihsel karşılaştırmalı yöntem kullanılarak geçmişte yaşanan olaylar ışığında bugünü ve yarını etkileyen ve etkileyeceği düşünülen, ülkelerin politikalarına yön veren olaylar incelenmiştir. Ulaşılan bilgiler ışığında; gelişen teknoloji ile beraber, havacılık ile iç siyaset ve uluslararası siyaset arasındaki ilişki, daha geniş ve kapsamlı bir değerlendirmeye gereksinim göstermektedir. Hava hakimiyet teorisinin ortaya çıkmasından bugüne kadar yaşanan gelişmeler ile beraber, teorinin tekrar ele alınarak güncel bir yaklaşımla ortaya konması gerektiği düşünülmüştür. Havacılık sektörünün gelişmesi ile beraber ülkelerin küresel anlamda siyaset, ekonomi ve savunma gibi alanlarda çok boyutlu bir değişimi öngördüğü düşünülmektedir. Ayrıca bir ülkenin hava gücü, milli güvenlik politikalarınca başka ülkeler ile ilişkilerinde söz sahibi olma ve toprak bütünlüğünün korunması amacıyla büyük önem arz etmektedir. Bu açıdan havacılık ve savunma arasında, ülkelerin politikalarında büyük değişimlerin meydana geldiği bilinmektedir. Özellikle son yıllarda gelişen havacılık teknolojileri ile beraber İHA ve SİHA gibi havacılık ürünlerinin popülaritesinin arttığı ve bu sistemlerde öncü konuma yerleşmek isteyen ülkelerin birbirlerine engel olma niteliğiyle sıkça ambargo ve yaptırımlar uyguladığı görülmektedir. Bununla beraber bu sistemlerde başarılı gelişim sağlayan ülkelerin istihdam oranlarında artış meydana gelmekte, üretilen yüksek teknoloji havacılık ürünlerinin temini ve rehberliği amacıyla diğer dünya devletlerinden talepler alınmakta, alt sistemlerin gelişiminde payı olan sektörlere ekonomik olarak katkı sağlanmaktadır. Aynı zamanda terörizm ile mücadelede üstün başarılar elde edilmekte, elde edilen stratejik başarılar neticesinde yeni politik ilişkiler kurmaya yardımcı olurken savunma sanayide dışa olan bağımlılık azaltmakta ve dış siyasette sözü geçer niteliğe ulaşmada katkı sağladığı görülmektedir.Article EĞİTİMCİ OLMAK NASIL BİRŞEY?(Bilim ve Teknoloji, 2014) Ülker, Halil İbrahimBir ülkede toplumsal bir sorun olmasın ki; eğitimle, uygarlıkla, demokrasiyle ilgisi bulunmasın. Ama siz 150 sözcükle dil kullanıyor, ortaçağ içerikli 5 yıllık eğitimle yetiniyorsanız; kuşkusuz umutlar başka baharlara kalacaktır. Bir ülkede ölçme ne kadar hassassa (gelişmişse) ülke o kadar gelişmiştir derler. Bu ölçme kömür, demir, fasulye, not gibi şeylerle ilgili olacağı gibi; duygu, değer, performans, yeterlik vb. şeylerle de ilgili olabilir.
