Repository logoGCRIS
  • English
  • Türkçe
  • Русский
Log In
New user? Click here to register. Have you forgotten your password?
Home
Communities
Entities
Browse GCRIS
Overview
GCRIS Guide
  1. Home
  2. Browse by Author

Browsing by Author "Uluğ, Naime"

Filter results by typing the first few letters
Now showing 1 - 11 of 11
  • Results Per Page
  • Sort Options
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Adölesan Erkek Basketbolcularda Fiziksel Uygunluk Parametreleri ve Kognitif Performans Düzeyleri Arasındaki İlişki
    (2022) Kodak, Seyde Büşra; Uluğ, Naime
    Bu tezin amacı adölesan erkek basketbolcularda fiziksel uygunluk parametreleri ve kognitif performans düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Basketbol sporunun spora özgü özelliklerinin kişinin kognitif performansını nasıl etkilediği tam olarak bilinmemektedir. Çalışmaya 14-18 yaş aralığında gönüllü 49 erkek basketbolcu dâhil edildi. Tüm olgulara fiziksel performans testleri olarak dikey sıçrama, çeviklik , reaktif çeviklik, 20 m sprint ve Y şekilli denge testi uygulandı. Kognitif performans testleri olarak sağ/sol ayrımı (Recognise uygulaması), iki nokta diskriminasyonu, Stroop Testi uygulandı ve ağrı eşiği seviyesi değerlendirildi. Reaktif çeviklik testinde görsel uyaran, kamera ve fotoselli kapılar kullanılarak reaktif tepki hızı değerlendirildi. İstatistik analiz yöntemi olarak Pearson Korelasyon analizi kullanıldı. Sağ/sol ayrımı ile koşu hızı, alt ekstremite kas gücü, çeviklik, reaktif çeviklik ve hem alt hem de üst ekstremite dengesi arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). Stroop testi ile alt ekstremite kas gücü arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). Sonuç olarak basketbolcularda fiziksel performans ve kognitif performans parametreleri arasında anlamlı bir ilişki vardır. Basketbol eğitiminde derin kognitif fonksiyon işlevlerinin etkisi olabileceği ve bunun spor performans ve antrenmanlarında başarıyı etkileyebileceğini düşünüyoruz.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Baş Önde Postürü Olan Genç Yetişkinlerde Baş Postürü Yürüyüş Parametrelerini ve Simetrisini Değiştirir Mi? Kesitsel Bir Çalışma
    (2025) Begen, Sena Nur; Karahan, Zehra; Uluğ, Naime; Yılmaz, Seval
    Amaç: Baş önde postür (BÖP) bozukluğu yaygın bir postüral problemdir. Bununla birlikte, yürüyüş kinematiği üzerindeki etkisi belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, genç yetişkinlerde baş postürünün yürüyüşün spatio-temporal parametreleri ve asimetrisine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Genç erişkinlerde gerçekleştirilen bu kesitsel çalışmada katılımcılar kraniovertebral açı (KVA) değerine göre BÖP ve normal postür olmak üzere iki gruba ayrıldı. Katılımcıların KVA, kranial rotasyon açısı ve kraniohorizontal açıları lateralden çekilen fotoğraflar ile değerlendirildi ve MB-Ruler yazılımı ile analiz edildi. Katılımcıların demografik bilgileri (cinsiyet, yaş, boy, kilo) kaydedildi ve yürüyüş spatiotemporal parametreleri—ilk temas, destek, sallanma fazları, adım döngüsü, dinamik basınç ve yürüyüş simetri skorları—FreeMED force platformu (Sensor Medica, İtalya) kullanılarak ölçüldü. Yürüyüş simetrisi simetri indeksi kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşları 23 yıl (22-23 ÇAA) olan 66 katılımcı (41 kadın ve 25 erkek) dahil edildi. Sol adım döngüsü uzunluğu ile kranial rotasyon açısı arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki bulundu (r=0,316, p=0,024). Ancak, gruplar arasında diğer yürüyüş kinematik parametrelerinde anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Ayrıca, CVA ile yürüyüş spatio-temporal parametreleri veya yürüyüş simetrisi arasında anlamlı bir korelasyon bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Baş önde postürün genç yetişkinlerde kinematik spatio-temporal yürüyüş parametrelerini ve yürüyüş simetrisini önemli ölçüde değiştirmediğini göstermektedir. Daha hassas ölçümler sağlayabilecek üç boyutlu postür ve yürüme analizi yöntemleri ile planlanan çalışmalara ihtiyaç vardır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    İnme Rehabilitasyonunun İnme Sonrası Santral Ağrı Sendromu, Hareket Korkusu, Emosyonel Durum ve Yaşam Kalitesine Etkisinin Araştırılması
    (2023) Koç, Sultan Şimal; Uluğ, Naime
    Bu çalışmanın amacı, inme rehabilitasyonunun, inme sonrası santral ağrı sendromu, hareket korkusu, emosyonel durum ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmaktı. Araştırmaya 49 kronik inme hastası dahil edildi, katılımcıların yaş ortalaması 54,59 ± 18,19 yıldır. Hastalara alacakları dört haftalık inme rehabilitasyonu öncesinde ve sonrasında; sosyo-demografik bilgiler, santral ağrı varlığı ağrı şiddeti, lokalizasyonu ve hassasiyeti ; Numeric Ağrı Skalası, Ağrı Duyarlılık Ölçeği ve Kısa Ağrı Ölçeği ile, nöropatik ağrı Leeds Assessment of Neuropathic Symptoms and Signs (LANSS ) ile, santral sensitizasyonu Santral Sensitizasyon Ölçeği (SSÖ) ile, hareket korkusu Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ) ile, emosyonel durum ve yaşam kalitesi SF-36, bilişsel fonksiyonları mini mental test (MMT) ve ambulasyon yetenekleri Fonksiyonel Analog Skala (FAS) ile değerlendirildi. Çalışmanın sonuçlarına göre, tedavinin nöropatik ağrıda anlamlı bir azalmaya neden olduğu bulundu (p<0,001). Ayrıca, tedavi sonrasında Genel Sağlık Algısı (p<0,001), Ortalama Ağrı (p=0,023) ve Ağrıdan Kurtulma Yüzdesi'nde vi (p=0,044) artış görüldü. Bu çalışma sonuçları; inme rehabilitasyonunun inme sonrası görülen santral ağrı sendromu semptomları ve yaşam kalitesi üzerinde iyileşme sağladığını ve santral ağrı semptomlarının inme rehabilitasyonu içinde değerlendirilmesi ve tedavi edilmesinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: inme, santral ağrı, nöropatik ağrı, inme rehabilitasyonu
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Kronik İnme Hastalarında Torakolumbal Fasya ve Latissimus Dorsi Esnekliğinin Gövde Kontrolü ve Denge ile İlişkisinin İncelenmesi
    (2025) Filiz, Aleyna; Uluğ, Naime
    Bu çalışmanın amacı kronik inme hastalarında thorakolumbar fasya ve latissimus dorsi esnekliğinin denge ve denge ile ilişkisinini araştırmaktı. Çalışma, Ekim 2024 ile Şubat 2025 tarihleri arasında Ankara İncek Medical Park Hastanesi'nde yatmakta olan ya da ayaktan tedavi gören, 40-65 yaş arasındaki inme geçirmiş kadın ve erkek hastalar ile gerçekleştirildi. Çalışmaya, 3 ay önce inme geçirmiş, Modifiye Ranking skoru 0-3 arasında, Mini Mental Test skoru 25 ve üzerinde olan, iletişim kurabilen, yürüme yardımcısı ile veya yardımcı olmadan ayakta durabilen ve yürüyebilen toplam 32 gönüllü hasta dahil edildi. Çalışma kapsamında, hastaların demografik bilgileri kaydedildi. Torakolumbal fasya esnekliğini değerlendirmek için; sağ ve sol gövde rotasyon normal eklem hareket açıklığı gonyometrik platform ile, latissimus dorsi esnekliğini değerlendirmek amacıyla etkilenen taraf pasif omuz fleksiyonu normal eklem hareketi universal gonyometre ile ölçüldü. Denge parametreleri; Stabilometrik Platform-Alfa Cihazı ve Fonksiyonel Uzanma Testi (FUT) ile ölçüldü. Stabilometrik değerlendirmelerde özellikle ağırlık merkezinin x ve y koordinaları üzerinde salınım alanı, salınım uzunluğu ve ağırlık aktarım yüzdeleri gibi parametreler analiz edildi. Gövde kontrol düzeyleri Gövde Bozukluk Ölçeği (GBÖ) ve postüral kontrol ise Postüral Değerlendirme Skalası (PDS) ile değerlendirildi. Çalışma sonucunda tanımlayıcı istatistikler ve korelasyon analizleri yapıldı. Torakolumbal fasya, latissimus dorsi elastikiyet sonuçları ile stabilometrik değerlendirme sonuçları, gövde kontrolü, postüral kontrol ve düşme riski arasındaki ilişki korelasyonları analiz edildi. Çalışma sonucunda; torakolumbar fasya elastikiyeti ile stabilometrik denge parametrelerinden sağ-sol ağırlık aktarımı arasında anlamlı ilişki bulundu. Ancak Torakolumbal fasya elastikiyeti ile GBÖ'nin dinamik denge ve koordinasyon skorları arasında istatistiksel olarak zayıf negatif yönde korelasyonlar bulundu. GBÖ alt grupları sonuçları ile PDS ve FUT skorları arasında anlamlı ilişki bulundu. Sağ hemiparetik hastalarda, sağ TLF esnekliği ile GBÖ statik skoru arasında anlamlı ilişki bulundu. Çalışmamız sonucunda, torakolumbal fasya ve latissimus dorsi esnekliğini değerlendiren gövde rotasyonu ile ağırlık aktarımı ve gövde kontrolünün dinamik denge parametresi arasında anlamlı ilişki olduğu bulundu. Bu sonuçlar ışığında, inme hastalarında torakolumbal fasya ve latissimus dorsi yapılarının denge parametreleri ve gövde kontrolü üzerinde etkili olabilecekleri, bu nedenle inme rehabilitasyonu sürecinde tedavi programlarında göz önüne alınması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: inme, torakolumbal fasya, latissimus dorsi, fasya esnekliği, denge
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Lomber Disk Hernisi Olan Hastalarda Dinamik Bantlamanın Ağrı, Ağrı Eşiği, Endurans, Denge, Lomber Eklem Hareketliliği ve Fonksiyonellik Üzerine Akut Etkilerinin İncelenmesi
    (2023) Adalı, Mehmet Fatih; Uluğ, Naime
    Bu çalışma dinamik bantlamanın lomber disk hernili hastalarda ağrı, ağrı eşiği, endurans, denge, lomber eklem hareketliliği ve fonksiyonellik üzerine akut etkilerini incelemek için gerçekleştirildi. Çalışmaya Kırşehir Kaman Devlet Hastanesi'nde uzman hekim tarafından fizyoterapi ve rehabilitasyon ünitesine gönderilen, daha önce yapılan fizik muayene ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) sonuçlarına göre lomber disk hernisi tanısı konulan 34 gönüllü, erişkin hasta dahil edildi. Hastalar dinamik bant (n=17) ve sham bant (n=17) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hastaların ağrısı Sayısal Derecelendirme Ölçeği, ağrı eşiği Jtech Commander dijital algometre, lomber kas enduransı Modifiye Sorenson Testi, dengesi fonksiyonel uzanma testi, lomber eklem hareketliliği universal gonyometre ve hastaların fonksiyonel hareket düzeyleri zamanlı kalk ve yürü testi ile değerlendirildi. Değerlendirmeler bantlama uygulanmadan önce, bantlama uygulandıktan 2 saat sonra ve 3 gün sonra olmak üzere 3 aşamada gerçekleştirildi. Dinamik bantlama uygulamasının bantlama öncesine kıyasla 2 saat sonraki ve 3 gün sonraki ölçümlerinde lomber eklem fleksiyonu haricinde kalan diğer tüm parametrelerde iyileşme sağladığı görülürken, sham bantlama grubunda ise 2 saat sonra ve 3 gün sonraki ölçümlerinde her hangi bir değişim görülmemiştir. Sonuç olarak dinamik bantlama uygulamasının lomber eklem fleksiyonu haricinde kalan diğer tüm parametrelerde iyileşme sağladığı ve bu nedenden dolayı lomber disk hernisinin akut tedavisinde uygulanabilecek yöntemlerden birisi olarak tercih edilebileceği düşünülmektedir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Nonspesifik Kronik Bel Ağrısı Olan Hastalarda Manuel Terapinin Santral Sensitizasyon Üzerine Etkinliğinin İncelenmesi
    (2023) Aydoğdu, Serhat; Uluğ, Naime
    Kronik bel ağrısı sık görülen fiziksel ve psikolojik problemlere yol açan bir sağlık sorunudur. Bu çalışmanın amacı santral sensitizasyonu gelişen nonspesifik kronik bel ağrısı olan hastalarda manuel terapinin santral sensitizasyon üzerine etkinlik düzeyinin incelenmesidir. Çalışmaya Özel 100.yıl Hastanesi'ne başvuran nonspesifik bel ağrısı tanısı almış 24-64 yaş arasındaki 40 hasta dahil edilmiştir. İki gruba ayrıldıktan sonra dört hafta boyunca ilk gruba manuelterapi yöntemleri, egzersiz ve elektroterapi modaliteleri uygulanırken; diğer gruba egzersiz ve elektroterapi modaliteleri uygulanmıştır. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası değerlendirmeler Santral Sensitizasyon Ölçeği, Vizüel Analog Skalası, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği, Oswestry Bel Ağrısı Engellilik Anketi ve Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi üzerinden yapılmıştır. 2 grupta ağrı düzeyinde, Oswestry Bel Ağrı Engellilik Anketinde, Santral Sensitizasyon Ölçeğinde ve anksiyete durumlarında anlamlı fark bulunmuştur. Manuel terapinin nonspesifik kronik bel ağrılı hastalarda santral sensitizasyon üzerine etkinliği bulunmuştur (p<0,001). Nonspesifik kronik bel ağrısı olan hastalarda manuel terapinin santral sensitizasyon üzerine etkisi vardır. Nonspesifik bel ağrısı olan hastaların tedavi programına manuel terapi tekniklerinin eklenmesiyle iyileşme olacağı gözlemlenmiştir. Manuel terapi, fizik tedavi yöntemine göre ağrıyı azaltmada, uyku kalitesini artırmada, depresyonu azaltmada genel sağlık algısının iyileşmesin de daha etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: bel ağrısı, egzersiz, elektroterapi, manuel terapi, santral sensitizasyon
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Nonspesifik Kronik Boyun Ağrısı Olan Akademik Personelde İleri Baş Postürünü Etkileyen Faktörlerin Karşılaştırılması: Tanımlayıcı Çalışma
    (2024) Yelvar, Gul Deniz Yilmaz; Cirak, Yasemin Buran; Begen, Sena Nur; Arslan, Fatma Cansu Aktaş; Uluğ, Naime; Kılıç, Erden
    Amaç: Çalışmanın amacı, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan akademik personelde ileri baş pozisyonuna etkileyen faktörlerin karşı laştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan elli katılımcı dâhil edildi. Katılımcılar, kranioverteb ral açı değerine göre “normal servikal pozisyon” ve “ileri baş du ruşu(FHP+)” olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik bilgiler ve oturma, bilgisayar ve telefon kullanım süresi kaydedildi. Dinlenme, uyku ve aktivasyon sırasındaki ağrı şiddeti, görsel analog skalası kul lanılarak değerlendirildi. Üst trapezius ve suboksipital kaslarının ağrı eşiği algometre ile değerlendirildi. Skapulotorasik kas kuvveti, derin servikal kas kuvvet ve enduransı el dinamometresi ve stabilizer basın çlı biyofeedback ünitesi kullanılarak değerlendirildi. Kraniovertebral açı, fotoğraf analiz yöntemleriyle belirlendi. Servikal eklem pozisyon hissi, dijital inklinometre kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Top lam 50 akademik personel dâhil edildi. FHP+ grubunda kilo, beden kitle indeksi ve cep telefonu kullanım süresi anlamlı olarak daha yük sek olduğu belirlendi (p=0,02; p=0,01). FHP+ grubunda üst trapezius ağrı eşiğinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,02). Gruplar arasında orta trapezius kas kuvveti, derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve eklem pozisyon hissi bakımıdan anlamlı fark olduğu belirlendi. (sırasıyla p=0,02; p=0,03; p=0,01). Sonuç: Nonspesifik boyun ağrısı olan hastalarda, FHP; üst trapezius kas ağrı eşiği, orta tra pezius kas kuvveti, azalmış derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve servikal eklem pozisyon hissi ile ilişkilidir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Citation - WoS: 8
    Citation - Scopus: 8
    Reliability and Validity of the Turkish Translation of Pedsql™ Multidimensional Fatigue Scale in Duchenne Muscular Dystrophy
    (Riyadh Armed Forces Hospital, 2019) Alemdaroglu-Gurbuz, Ipek; Uluğ, Naime; Bulut, Numan; Bozgeyik, Sibel; Ulug, Naime; Arslan, Selen S.; Yilmaz, Oznur; Karaduman, Ayse; Uluğ, Naime
    Objectives: To perform the Turkish translation, reliability, and validity study of the PedsQL (TM) -3.0 Multidimensional Fatigue Scale (PcdsQL-MFS) in patients with Duchenne Muscular Dystrophy (DMD). Methods: This prospective, cross-sectional, observational study was held in Hacettepe University, Faculty of Physical Therapy and Rehabilitation between January 2016-August 2018. Turkish translation of the PedsQL-MFS was conducted based on the steps addressed in the translation manual of the original research. The psychometric features of the Turkish version of PedsQL-MFS including feasibility, internal consistency, and test-retest reliability, construct, and criterion-related validity as well as parent/child agreement were investigated on a total of 71 children and their parents. Results: The mean age of boys with DMD included in the study was 102.94 +/- 23.23 months with a mean 17.15 +/- 2.98 BMI. Internal consistencies of Child Self Report General Fatigue, Sleep/rest Fatigue, and Cognitive Fatigue items were 0.74, 0.65, and 0.83 while. 0.89, 0.84, and 0.91 in Parent Proxy Report. The ICC values of Child Self Report and Parent Proxy Report were 0.87 and 0.91. respectively. Parent Proxy Report succeded more acceptable fit indices than Child Self Report. A statistically significant correlation was found between PedsQL-MFS and PedsQL-Neuromuscular Module (p<0.05). Moderate agreement was detected between parent and child. Conclusion: The Turkish version of PedsQL-MFS was determined to be a reliable and valid tool to evaluate fatigue in 5-12 years old, ambulant children with DMD.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Sedanter Kadın Bireylerde Reformer Pilates'in Bilişsel Kontrol ve Esneklik Düzeyi, Beden Farkındalığı Üzerine Etkisinin İncelenmesi
    (2023) Özeren, Ayşenur; Uluğ, Naime
    Bu çalışma sedanter kadın bireylerde reformer pilatesin bilişsel konrol ve esnekliğe, beden farkındalığına etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışma Ankara Özel Ortadoğu Hastanesinde bulunan kilinik Pilates odasında yaşları 25-50 yıl arasında değişen 44 sağlıklı sadenter kadın dahil edildi. Bireyler Pilates ve kontrol olmak üzere randomize olarak 2 gruba ayrıldı. Reformer pilates grubuna altı hafta süresince (2gün/hafta) egzersiz eğitimi verildi . Kontrol grubuna ise ev egzersiz programı olarak aerobik egzersiz önerildi. Her iki grubun eğitim öncesi ve sonrasında değerlendirmeleri yapıldı. Katılımcıların ağrı şiddeti Visual Analog Skalası (VAS) ile, yorgunluk Modifiye Borg Skalası (MBS) ile, emosyonel durum Beck Depresyon Ölçeği(BDÖ) ile, uyku kalitesiPittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), yaşam kalitesiKısa Form-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF-36), iki farkı duyunun değerlendirilmesi iki nokta diskriminasyon testi ile, vücut şeması sağ/sol ayrımı Recognise Application ile, beden farkındalığı bilinçli farkındalık ölçeği (BFÖ) ile, bilişsel esneklik Stroop Testi ile, kor enduransı lateral köprü testi, statik gövde ekstansiyon testi (Sorensen testi) ve gövde fleksörleri endurans testi ile değerlendirildi.Bu çalışma sonucunda Reformer pilatesin kişilerde dikkati, bilişsel esnekliği ve yaşam kalitesini artırdığı ve emosyonel durumu iyileştiridiği bulundu.Kognitif performansı geliştirici ve yaşam kalitesini üzerine olumlu etkileri nedeniyle Reformer Pilates egzersizlerinin fizyoterapi ve rehabilitasyon tedavi programlarına eklenmesi önerilebilir.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Article
    Türkiye'deki Depremzedelerde Ağrı Şiddeti, Hareket Korkusu ve Düşme Korkusu: Kesitsel Gözlemsel Çalışma
    (2025) Arıkan, Hülya; Begen, Sena Nur; Yarımkaya, Nur Sena; Acet, Nagihan; Uluğ, Naime; Kılıç, Erden
    Amaç: 6 Şubat 2023'te Türkiye'deki 11 ilde meydana gelen yıkıcı depremler, hayatta kalanlar üzerinde önemli fiziksel ve psikolojik etkiler bırakmıştır. Bu çalışma, depremzedelerde ağrı şiddeti, hareket korkusu ve düşme korkusunun sıklığını belirlemeyi ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini, ayrıca psikolojik dayanıklılık ve fiziksel aktivite düzeyi ile bağlantılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu gözlemsel, kesitsel çalışmaya, deprem öncesinde ağrısı veya fiziksel travması bulunmayan 184 hayatta kalan (93 erkek, 91 kadın; yaş ortalaması: 34,02 ± 10,76 yıl) dahil edilmiştir. Ağrı şiddeti, hareket korkusu, düşme korkusu, fiziksel aktivite düzeyi ve psikolojik dayanıklılık sırasıyla ‘Sayısal Ağrı Skalası’, ‘Hareket Korkusu Nedenleri Ölçeği’, ‘Modifiye Düşme Etkililik Ölçeği’, ‘Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu’ ve ‘Connor-Davidson Dayanıklılık Ölçeği’ kullanılarak 02 Mayıs 2023 ile 30 Temmuz 2023 tarihleri arasında değerlendirilmiştir. Bu parametreler arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %46,7’sinde hareket korkusu, %33,2’sinde düşme korkusu ve %37,7–50,5’inde orta ila şiddetli ağrı gözlenmiştir. Hareket korkusu, baş ağrısı (r = 0,275, p < 0,001), boyun ağrısı (r = 0,294, p < 0,001), üst sırt ağrısı (r = 0,262, p < 0,001) ve bel ağrısı (r = 0,284, p < 0,001) dahil olmak üzere ağrı şiddeti ile anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur. Benzer şekilde, düşme korkusu (daha yüksek skorlar daha düşük korkuyu gösterir), baş ağrısı (r = 0,202, p = 0,006), boyun ağrısı (r = 0,179, p = 0,015), üst sırt ağrısı (r = 0,191, p = 0,010) ve bel ağrısı (r = 0,282, p < 0,001) ile pozitif yönde ilişkilidir. Hem hareket korkusu (r = -0,243, p = 0,001) hem de düşme korkusu (r = 0,220, p = 0,003) psikolojik dayanıklılıkla anlamlı bir ilişki göstermiştir. Ancak, her iki korku türü de fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkili bulunmamıştır (p > 0,05). Sonuç: Deprem sırasında fiziksel travma geçirmeyen ve önceden ağrısı olmayan hayatta kalanlar arasında hareket korkusu, düşme korkusu ve ağrı şiddeti yaygındır. Bu faktörler, fiziksel aktivite düzeyinden bağımsız olarak birbirleriyle yakından ilişkilidir. Psikolojik dayanıklılık, korkuya bağlı tepkilerde kritik bir rol oynamaktadır. Bu bulgular, afet sonrası rehabilitasyon stratejilerininde ağrı şiddetini ve korkuya bağlı tepkileri ele alırken, psikolojik dayanıklılığının da göz önünde bulundurması gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Loading...
    Thumbnail Image
    Master Thesis
    Whip-Predict Whiplash Risk Sınıflandırma Aracının Türkçe Geçerlik, Güvenirlik Çalışması
    (2025) Eryılmaz, Muhammed Celal; Uluğ, Naime
    Bu çalışma, WHIP-PREDICT Whiplash Risk Sınıflandırma Aracı'nın Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenirlik analizini gerçekleştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Whiplash yaralanmaları, trafik kazaları gibi travmatik olaylar sonucunda ortaya çıkan karmaşık bir sağlık sorunu olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, Quebec Task Force (QTF) tarafından geliştirilen 'Whiplash Associated Disorders' (WAD) terimi, bu tür yaralanmaların tanımlanmasında önemli bir yer tutmaktadır. WHIP-PREDICT ölçeği, whiplash yaralanmalarının risk faktörlerini değerlendirerek, uygun tedavi ve rehabilitasyon planlarının oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Ancak, Türkiye'de Whiplash yaralanmalarının risk sınıflandırılması için kullanılan ve Türkçe geçerlik güvenirliği olan herhangi bir ölçek bulunmamaktadır. Literatürdeki bu eksikliği gidermek için WHIP-PREDICT aracının Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapıldı. Bu araştırma, Ağustos 2024 ile Haziran 2025 tarihleri arasında, 18-65 yaş aralığındaki 285 bireyden elde edilen verilerle gerçekleştirildi. Katılımcılar, çalışmanın dahil edilme kriterlerine uygun olarak seçildi ve anket süreci, etik kurallara uygun olarak gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında katılımcıların, demografik bilgileri, kronik hastalık varlığı ve WHIP-PREDICT ölçeği uygulandı. Ayrıca, Boyun Özürlülük Sorgulama Anketi (BÖA), Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ) ve Olayların Etkisi Ölçeği (OEÖ) gibi ek ölçüm araçları da kullanıldı. Elde edilen veriler sonucunda, WHIP-PREDICT ölçeğinin Türkçe versiyonunun Cronbach Alfa katsayısı 0,893 olarak hesaplandı, bu da yüksek düzeyde iç tutarlılığı gösterdi. Yapı geçerliği analizi, ölçeğin iki alt boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. WHIP-PREDICT'in ilk bölümdeki 10 madde, whiplash travması ile ilişkili semptomları ve risk faktörlerini ölçerken, ikinci bölümdeki 5 madde ise aşırı uyarılma durumunu değerlendirmektedir. Bu bölüm, özellikle 35 yaş ve üzerindeki katılımcılarda yaşa bağlı aşırı uyarılma ile artan riskleri göz önünde bulundurarak, whiplash yaralanmalarının psikolojik etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma sonucunda; WHIP-PREDICT'in birinci bölümü ile, BÖA toplam puanı arasında yüksek düzeyde pozitif ilişki, TKÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki, OEÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki bulundu. WHIP-PREDICT'in ikinci bölümü ile; BÖA toplam puanı arasında zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı ilişki, OEÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki, TKÖ toplam puanı arasında ise zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı olmayan korelasyon bulundu. Çalışma sonuçlarımız, WHIP-PREDICT ölçeğinin Türkçe versiyonunun, whiplash yaralanmalarının değerlendirilmesinde güvenilir ve geçerli bir araç olduğunu gösterdi. Bu çalışma, Türkiye'de WHIP-PREDICT'in klinik uygulamalara entegrasyonunu kazandırarak, whiplash yaralanmalarının değerlendirilmesinde ve yönetiminde önemli katkılar sağlayabileceği düşünülmektedir. Elde edilen bulgular, boyun ağrılı bireylerin değerlendirme ve tedavi süreçlerinin özelleştirilmesine, bunun yanı sıra bu alanda çalışan hekim ve fizyoterapistlerin sunduğu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde önemli rol oynayabileceği düşünülmektedir.
Repository logo
Collections
  • Scopus Collection
  • WoS Collection
  • TrDizin Collection
  • PubMed Collection
Entities
  • Research Outputs
  • Organizations
  • Researchers
  • Projects
  • Awards
  • Equipments
  • Events
About
  • Contact
  • GCRIS
  • Research Ecosystems
  • Feedback
  • OAI-PMH
OpenAIRE Logo
OpenDOAR Logo
Jisc Open Policy Finder Logo
Harman Logo
Base Logo
OAI Logo
Handle System Logo
ROAR Logo
ROARMAP Logo
Google Scholar Logo

Log in to GCRIS Dashboard

Powered by Research Ecosystems

  • Privacy policy
  • End User Agreement
  • Feedback