Browsing by Author "İşgör, Sultan Belgin"
Now showing 1 - 20 of 28
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Algınate Mıkroskurelerı ve İlaç Taşıyıcı Olarak Nanokurelerın Sentezi için Karşılaştırmalı Calısmalar(2018) Alzawı, Hana M.hamad; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünÇalışmanın amacı, alginat mikrosferleri ve nanosferlerin sentezi için kullanılan yöntemleri karşılaştırmak ve ilaç dağıtımında gelecekte kullanılacak aljinat parçacıklarının en iyi boyut ve küresel şeklini elde etmektir. Bu amaçla dört grup yöntem uygulandı, her yöntem grubuna aynı protokol bazı değişikliklerle takip edildi. Birinci grubun altı metodu iki tip yüzey aktif cismi arasında mukayese edildi ve aynı zamanda aljinat ile surfaktan arasındaki oran da karşılaştırıldı. Ayrıca, aljinat, yüzey aktif madde ve çapraz bağlayıcıların karıştırma süresi ve konsantrasyonları ile ikinci gruptaki yedi yöntem karşılaştırıldı. Üçüncü çalışma grubunda, düşük viskozite yerine alginat orta viskozitesinin kullanımını karşılaştıran ve çapraz bağlayıcı (CaCl2% 46, CaCl2% 60, MnCl2% 60, ZnCl2% 60) farklı tür ve konsantrasyon kullanmaya çalışan dört yöntem vardır. Çalışmamızın son grubu, iki tip polivinil alkolün (düşük molekül ağırlıklı ve yüksek moleküler ağırlıklı) ve çapraz bağlayıcıların farklı türlerini (CaCl2% 60, MnCl2% 60, ZnCl2% 60) karşılaştıran altı yöntem içeriyor. Laboratuvarımızda yirmi üç yöntemden elde edilen en iyi sonuç, alginat% 1 (düşük viskozite) ile PVA% 2 (düşük moleküler ağırlıklı) kullanıldığında hazırlanan aljinat mikrosferlerin çapı 5μm olan dördüncü grubun ilk yöntemi idi), AOT %5 ve kalsiyum klorür % 60.Master Thesis Antihipertansif Kalsiyum Kanalı Bloker İlaçlarının Biyokimyasal Analizi(2017) Maged, Mustafa; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünBirçok çalışma kalsiyum kanal önleyici ilaçların, özellikle Diltiazem ve Verapamil'in kanser riski veya kemoterapötik ilaç etkinliği ile aralarında bağ bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu çalışmada, piyasada varolan ilaçlardan diltiazem ve verapamil'in antioksidan enzimler; Süperoksit Dismutaz (SOD), Katalaz (CAT), Glutatyon Peroksidaz (GPx), ve Glutatyon-s-tramsferaz (GST) üzerine olan etkileri ve bu yolla kanser gelişimi veya kemoterapötik ilaç direnci ile ilişkileri, bildiğimiz kadarıyla literatürde ilk defa test edilmiştir. Bu çalışmada ilaçların çözünürlüğü, belli miktardaki ilaçların su, methanol ve fosfat tamponu (100 mM, pH 6.5) gibi farklı çözücülerle çalışılmıştır. En yüksek çözünürlüğün fosfat tamponuyla bulunması nedeniyle kararlılık testleri bu çözücüyle gerçekleştirilmiştir. Kararlılık testlerinde ilaç ekstreleri 4ºC de saklanmış ve günlük olarak diltiazem için 236 nm ve verapamil için 278 nm dalgaboyunda absorpsiyon ölçümleri yapılmıştır. İlaçların ikisinin de 49 gün boyunca 4ºC'de kararlı olduğu bulunmuştur. Enzim aktivitelerine olan etkileri ilaçların farklı dozlarında analiz edilmiş ve sonuçlar kontrole kıyasla inhibisyon yüzdesi olarak verilmiştir. Sonuçların ortaya koyduğu biçimiyle Diltiazem ve Verapamil SOD enziminin faaliyetini yaklaşık %90 oranında arttırmıştır. İlaçların GST üzerindeki etkisi; Verapamil için enzim aktivitesi %100 oranında artarken, Diltiazem %22'den düşük inhibisyon yaptığıdır. GPx için sonuçlar Diltiazem'in %90, Verapamil'in ise %100 oranında inhibisyon yaptığı şeklindedir. Diğer yandan CAT enzimi ile yapılan çalışmaların sonucunda Diltiazem ve Verapamil'in herhangi bir önemli etkiye yol açmadığı görülmüştür.Master Thesis Asetilkolin Esteraz İnhibitörleri Biyokimyasal Analizi Gibi Piyasada Bulunan Antihipertensif İlaçlar: Kaptopril And Lisinopril(2018) Elbanna, Ahmed Eıd Abdelbasset Abdallah Elbanna; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünAsetilkolin esteraz inhibitörleri kemoterapötik ilaç direnci veya kanser gelişimiyle ilişkisi merak edici bir konudur.Bunula ilgili belli bir kanıtlama yoktur. Bu çalışmada, ilk defa laboratuvarda seçilmiş ACE inhibitörlerin ilaçlarının şu enzimler üzerine etkisini incelemekteyiz: Super Oxide Dismutaz (SOD), Catalaz (CAT), Glutathione Peroxidaz (GPx) ve Glutathione-S- Transferaz (GST). Bunun yanında, ilaçların çözünürlüğü ve istikrarı belli koşullar altında muhaveze edilğinde uğradığı değişimler tespit edilmektedir Sodium phosphate tamponlar ve PH:6.5 ve 7 kullanılmıştır. İlaçlar ise +4 C ve -20C derecede muhavaze edimiştir. 30 gün boyunca ilaçlar hiç bir değişikliğe uğramamıştır ( enzim denemesini yapmak için gereken süredir). Kaptopril SOD enzimini 98% GST enzimi 85% orantıyla, CAT enzimi ise sadece 5% ve GPx enzimini 11% orantıyla engellemiştir. Ancak Lisinopril SOD enzymi 99% orantıyla, GST enzimi 98% orantıyla, CAT enzimi ise 70% ve GPx enzimini 53% orantyla engellemiştir.Doctoral Thesis Bilgisayarlı Görme ve Makine Öğrenme'ye Dayalı Olarak Trapan Mavisi Boya Dışlama Tabanlı Işık Mikroskoplarının Otomatize Hücre Sayarına Uyarlanabilir Dönüşüm Yöntemi(2017) Özkan, Akın; Özkan, Akın; İşgör, Sultan Belgin; Özkan, Akın; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Sultan Belgin; Şengül, Gökhan; Department of Electrical & Electronics Engineering; Chemical Engineering; Department of Electrical & Electronics Engineering; Chemical EngineeringHücre biyolojisi deneylerinin hemen hemen hepsi, hücre çoğalmasını ve yaşayabilirliğini izlemek için düzenli olarak hücrelerin sayımını içerir. Hücrenin miktarı ve kalitesinin bilgisi, deneysel standardizasyon ve toksisite etkisi tahmini için önemli parametrelerdir. Hücreleri saymak için hemositometre tabanlı elle sayma ve otomatik hücre sayacının kullanımı gibi iki farklı yaklaşım vardır. Yöntemlerden her ikisinin de avantajları ve dezavantajları vardır. Yüksek yatırım ve operasyonel maliyet otomatik hücre sayaçlarının geniş kullanımını sınırlar. Öte yandan, hemositometreye dayalı manuel hücre sayımı, hücre sayımının güvenilirliğinin, operatörün deneyimine ve yorgunluğuna büyük ölçüde bağlı olduğu gerçeği ile çeşitli sınırlamaları vardır. . Uzun zaman gereksinimi ve insan işgücü elle işleme sürecinin iki dezavantajı olarak sayılabilir. Bu tez, görüntü işleme ve makine öğrenmeyi esas alan dönüştürme metodolojisini tanımlayarak hücre sayımı için en gelişmiş alternatif metodu (çerçeve iskeleti) önermektedir. Önerilen yöntemin temelini, eksikliklerini azaltmak için ara katman karar yazılımı ekleyerek elle sayım yöntemine hemocytomer tabanlı otomatik saymanın uyarlanmasıdır. Buna ek olarak, önerilen yöntemimizi hücre sayımı (boyasız) ve hücre yaşayabilirliği analizi (boyalı) açısından test etmek için iki yeni veri seti toplanmıştır. Bu veri kümeleri, 'biyokimyasal.atilim.edu.tr/datasets/' adresinden kâr amacı gütmeyen herkesin kullanımına sunulmaktadır ve bu da bu araştırma alanındaki gelecek çalışmalara temel teşkil edecektir. Her iki veri kümesi, iki farklı türde kanser hücresi görüntüsü, yani, beyaz renkli promiyelositik lösemi (HL60) ve kronik miyelojenik lösemi (K562) içerir. Deneysel sonuçlarımızdan yola çıkarak, yöntemimiz HL60 ve K562 kanser hücreleri için sırasıyla geri çağırma skorları açısından % 92 ve % 74'e kadar ulaşmaktadır. Deney sonuçları, önerilen yöntemin mevcut hücre sayımı yaklaşımlarına güçlü bir alternatif olabileceğini de doğrular.Master Thesis Birleşik İlaç Tedavisinin Hl60 Hücreleri Üzerine Etkisi(2019) Aljadı, Hanan Salem Saıd; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünÖnceki çalışmalar, başka bir ilacın sinerjistik etkisine bağlı olarak bir ilacın etkinliğini artırarak ve ilaca karşı direncin üstesinden gelmekle birlikte, çeşitli kanserlerin tedavisinde ilaç kombinasyonunun kullanılmasının avantajlarını göstermiştir. Bu çalışmada tek başına ve kombinasyon halinde farklı ilaçlar kullanılmıştır. Bu ilaçlar, antihipertansif ilaç olarak kullanılan ve son zamanlarda antitümör ilaç olarak kullanılan selektif adrenerjik reseptör olan Doxazosin Mesilat'tır. Bir diğer ilaç, Genistein, farklı kanser türlerini tedavi etmek için kullanılan doğal bir antikanser ilacıdır. Son olarak hem sağlıklı hem de kanser hücrelerinde yüksek toksisiteye sahip güçlü bir antikanser ilacı olan SU6656 aynı zamanda bu çalışmanın toksisite kontrolü olarak kullanılmıştır. Bu çalışmada tek başına veya kombinasyon halinde kullanılan ilaçların insan lösemi hücrelerinin (HL60) hücre büyümesi ve antioksidan enzimler Glutatyon-S-transferaz (GST) ve Superoksit Dismutaz (SOD) üzerindeki etkilerini araştırıp bu hücrelerin Protein Tirozin Kinazın (PTK) aktivitesi üzerine de etkileri de çalışılmıştır. Bu çalışmada ilk olarak, insan lösemi hücre hatları kullanılarak, her ilacın farklı konsantrasyonları tek olarak ve daha sonra farklı kombine ilaç konsantrasyonları tabi tutularak ilaç etkileri araştırıldı., her ilacın kendisi ve ilaç kombinasyonunun hücre canlılılığı üzerine etkisi tripan mavisi metodu kullanılarak yapıldı. Doksazosin mesilatın, genistein ve SU6656 ile karşılaştırıldığında insan lösemi hücrelerinin (HL60) büyümesinde daha az toksik etkisi olduğu görüldü. Ortaya çıkan sonuçlar göstermiştir ki, 0.312 uM genistein ile 7.5 uM doksazosin mesilat kombinasyonunda, antikanser ilaç genisteinin sitotoksik etkisi önemli ölçüde artmıştır. SU6656'nın insan lösemi hücrelerinde daha toksik etkisi olduğu bulunmuştur. Bu çalışmada kullanılan ilaçların etkisinin PTK enziminin aktivitesine ek olarak GST ve SOD antioksidan enzimlerinin aktivitesinin ölçülmesi bu enzimlerin kaynağı olarak kullanılan insan lösemi hücrelerinin kullanılmasıyla gerçekleşmiştir. Enzim sonuçları, Doxazosin mesilat ve genisteinin, tek başına veya kombinasyon halinde GST aktivitesini inhibe ettiğini, SU6656'nın ise GST aktivitesini indüklediğini göstermiştir. Doksazosin mesilat ve SU6656, SOD enziminin aktivitesini indüklerken, tek başına doxazosin mesilat ile kombinasyon halinde genisten, HL60 hücrelerinin SOD aktivitesini inhibe etmiştir. Protein tirozin kinazın aktivitesi, tek başına ya da genistein ile kombinasyon halinde doksazosin mesilat ile indüklenmiştir. Genistein sadece daha yüksek dozlarda PTK aktivitesini ve en düşük dozlarda PTK aktivitesini indüklemiştir. Tek başına SU6656 ve doksazosin mesilat ile kombinasyon halinde PTK aktivitesini inhibe etmiştir.Article Citation - WoS: 3Citation - Scopus: 3Cellular Defense Enzyme Profile for Non-Cytotoxic and Phenol Enriched Extracts of heliotropium Europaeum, carlina Oligocephala and echinops Ritro(Asian Network Scientific information-ansinet, 2018) Isgor, Belgin S.; İşgör, Sultan Belgin; Isgor, Yasemin G.; Geven, Fatmagul; İşgör, Sultan Belgin; Chemical Engineering; Chemical EngineeringBackground and Objective:The discovery of traditional plants with some medicinal properties, verifying their biological targets and the bioassay guided standardization of their active components are the particular interest of diverse research groups recently. These efforts may help to revise the therapy modalities with natural product supplements. In this context, the possible biological targets of plants, namely Heliotropium europaeum, Carlina oligocephala and Echinops ritro, with no known medicinal value but recognized for their region specific traditional use, were evaluated. Here, the biological targets were enzymes of the antioxidant and xenobiotic defense mechanisms, with roles on inflammatory response. Materials and Methods: Cytotoxicity analyses were performed by using human promyelocytic (HL60) and chronic myelogenous leukemia (K562) cells for circulating models and breastadenocarcinoma (MCF7) cells for epithelial model to evaluate the non-toxic dose range of extracts by virtue of XTT and trypan blue. The target aimed effectiveness of these plants were determined with dose response profiles and IC50 values against glutathione peroxidase (GPX), glutathione transferase(GST),catalase (CAT) and superoxide dismutase (SOD) targets, as well as their capacity to reduce free radicals (DPPH) and non-radical hydrogen peroxide (H2O2). For standardization purposes, all extract concentrations were brought to 23.81 mg L-1 GAE and dilutions were made from these stocks. The IC50 values were determined by nonlinear regression analysis, with sigmoidal dose-response 4-parameter logistic equation. Results: The results showed that the best DPPH and H2O2 scavenging was observed with E ritro extracts. On the contrary, the best enzyme inhibition profile was observed with H europaeum against CAT, SOD, GPX and GST targets. Among the enzymes evaluated, all plants with different fractions also exerted strong GPX and CAT inhibition. Conclusion: The enzyme profiling of extracts may reveal the medicinal value of herbal remedies, by identifying their effects on cellular targets. In addition to define how reasonable the use of plants in traditional and complementary medicine (TCM) practices,these efforts may help to improve the standardized supplement preparations to benefit therapeutics with reduced efficiency due to inference with cellular defense and drug resistance enzymes, or both.Master Thesis Daedalea Quercına Mantar Özütünün Antioksidan Enzim Aktiviteleri Üzerine Etkisi(2016) Rashuan, Amal Saad Mohamed; İşgör, Sultan BelginSon yıllarda mantarlar ve mantar özütleri özellikle bağışıklık sistemini güçlendirerek sağlık üzerine olumlu etkilerinden dolayı gıda takviyesi olarak önemli bir ilgi odağı olmuşlardır. Mantarlar, diyabetten kansere kadar çok farklı hastalığın tedavisinde önemli rol oynarlar. Tıp tarihi boyunca klinikte etkili olan pek çok ilaç mantarların kimyasal bileşiminden geliştirilmiştir. Bu çalışmada, kuru Daedalea quercina (L) Pers. mantarı methanol, etanol ve su kullanılarak farklı özütleme aşamalarından geçirilerek mantara ait toplam fenol ve flavonoid içerikleri ölçülmüştür. Daedalea quercina (L) mantarının biyolojik hedefler için olası tıbbi potansiyelinin belirlenmesi için mantarın methanol özütünün katalaz, glutatyon-S-Trasferaz ve superoksit dismutaz antioksidan enzimleri üzerine etkinliği incelenmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki, en yüksek fenolik içeriği 242g GAE/ml ve flavonoid içeriği de 82,562g QE/ml değerleri olarak mantarın methanol özütünde tespit edilmiştir. Mantara ait, 2-2 difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal süpürücü etki inçelenmiş metanolde özütlenmiş mantarın radikal süpürücü etkiyi %50 oranında inhibe ettiği ve bu inhibisyon için IC50 değeri de 0.081 g/L olarak hesaplanmıştır. Daedalea quercina (L) Pers. mantarının CAT ve GST enzimi üzerine etkileri incelenmiş mantarın maximum inhibisyon etkisi GST için 0.05583g/L, CAT enzimi için 0.1458 g/L IC50 değerlerinde gözlenmiştir. Daedalea quercina mantarının methanol özütü SOD enzim aktivitesini %50 den daha az inhibe etmiş olup anlamlı bir IC50 değeri hesaplanamamıştır.Master Thesis Elektroeğirme Prosesi Boyunca Sıcaklık ve Nem Parametrelerinin Kitosan Fiberler Üzerine Etkisi(2020) Arajı, Mundher Al; Şaşmazel, Hilal Türkoğlu; İşgör, Sultan BelginBu çalışmada, doğal biyobozunur polisakkarit, kitosan (CS), kullanılarak nanofiberler elde edilmiştir. Elektroeğirme işleminin sıcaklık ve nem parametrelerinin kitoson fiberler üzerine etkisi optimize edilmiş parametrelerle araştırılmıştır. Bu parametrelerden iğne ve toplayıcı arasındaki mesafe 7 cm'dir. Ek olarak, akış hızı 2 μl/dk iken, uygulanan voltaj ise 16,5 kV'dir. Kullanılan polimer çözeltisi, kitosan polimerinin trifloroasetik asit (TFA) içerisinde 50 – 55°C'de sıcak plaka üzerinde manyetik karıştırıcı ile homojen çözelti elde edilene kadar karıştırılması ile elde edilmiştir. Kitosan fiberlerinin karakteristik özellikleri SEM, ATR-FTIR ve DSC ile tayin edilmiştir. Kitosan fiberlerinin morfolojik özellikleri Taramalı Elektron Mikroskopisi (SEM) ile, kimyasal yapı analizi ise Zayıflatılmış Toplam Yansıma - Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektrometresi (ATR-FTIR) ile incelenmiştir. Farklı sıcaklık ve nem parametreleri için erime entalpisi ve sıcaklık değişimleri Diferansiyel Taramalı Kalorimetre (DSC) ile belirlenmiştir. Ortalama fiber çapı, gözenek boyutu dağılımı ve yüzde gözeneklilik değerleri, SEM analizinden alınan fotoğraflarla ImageJ programı (Versiyon, 1.52a) kullanılarak tayin edilmiştir. Ortalama fiber çapı (260 ± 2.20 – 442 ± 2.72 nm), gözenek boyutu dağılımı (0.039 ± 0.004 – 0.063 ± 0.007 μm) ve yüzde gözeneklilik ise (% 49 – 60) aralığında bulunmuştur. SEM analizi sonuçlarına göre sıcaklık artışı ile; ortalama fiber çapı azalmış, gözenek boyutu dağılımı ve yüzde gözeneklilik ise artmıştır. Buna karşılık nem artışı ile ise; ortalama fiber çapı, gözenek boyutu dağılımı ve yüzde gözeneklilik artmıştır. ATR-FTIR sonuçları ile, kitosanın kimyasal yapısının çeşitli ortam parametreleri için aynı bileşime sahip olduğu görülmüştür. Kitosan fiberlerinin termal özellikleri DSC ile araştırılmış, sonuçlar kitosan fiberi üretimindeki sıcaklık ve nem değişikliğinin erime entalpisi ve sıcaklığında değişime yol açtığını göstermiştir.Master Thesis Enrofloksin ve Tylosin'in Seçili Enzimler Üzerine Biyokimyasal Olarak Değerlendirilmesi(2018) Alatrash, Taher Mehemed A; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünGram pozitif ve gram negative bakterilere karşı gösterdikleri etki nedeni ile Enrofloksin ve Tylosin antibiotikleri veterinerlikte yaygın olarak kullanılmaktadır. Bununla beraber özellikle Katalaz (KAT), Superoksit dismutaz (SOD), Glutatyon-S-Transferaz (GST) ve Glutatyon Peroksidaz (GPX) gibi bazı antioksidan enzimleri inhibe ederek vücutta negative etkilere sebep olabilmektedirler. Bu çalışmada söz konusu antibiyotiklerin adı geçen enzimler üzerine etkisi değerlendirilmiştir. Enroflaxin DMSO da çözünürken Tylosin suda çözünmüştür. Her iki antibiyotik de 1mg/ml stok derişimde hazırlanmıştır. İlaçlara ait stabilite testleri absorbsiyon spekturumu ölçülerek test edilmiş, maksimum absorbsiyon Enroflaksin için 276 nm ve Tylosin için de 282 nm olarak ölçülmüştür. Üç ay süren testler sonucunda her iki ilacın da karanlık ortamda +4 C° ve oda sıcaklığında kararlı olduğu sonucuna varılmıştır. Seri seyreltmelerle hazırlanmış olan farklı derişimlerdeki ilaçlarla yürütülen enzim çalışmalarının sonucunda, Enroflaksin'in KAT ve GST aktivitelerini sırasıyla %10 ve % 15 oranında azaltırken GPX aktivitesini % 15 oranında artırdığı bulunmuştur. Tylosin'in KAT ve GST üzerine etkisi bulunmazken GPX aktivitesini % 10 oranında artırdığı gözlenmiştir. Sonuç olarak Enrofloksin ve Tylosin'in oksidatif stress yaratmadığı gibi, her iki ilacın da kullanılmasının antioksidan enzimler üzerine bir etki yaratmadığı da gözlenmiştir.Master Thesis Fomitopsis Pincola Mantar Özütünün Antioksidan Enzimler Aktivitesi Üzerine Etkisi(2017) Elmubark, Marwa; İşgör, Sultan BelginUzun zaman önce, mantarlar ve mantarların özütleri, geniş ölçüde tıbbi amaçlarla ve gıda maddesi olarak kullanılmaktadır. Beslenme olarak, mantarların enerji ve yağ oranı düşüktür, ancak protein, karbonhidrat ve diyet lifinin oranı yüksektir. Mantarlar aynı zamanda biyolojik olarak potansiyel tıbbi değere sahip aktif bileşiklerin önemli bir kaynağıdır. Mantarlarda bulunan biyoaktif ikincil metabolitler, fenolik bileşikler, steroller ve triterpenleri içermektedir. Yapılan farklı çalışmalarda, mantarlar ve izole edilmiş biyoaktif bileşenlerin antitümörler, antioksidan, antiviral, hipokolesterolemi ve hipoglisemik etkiler gibi birçok farmakolojik etkiye sahip oldukları tespit edilmektedir. Günlük diyetimizde mantar veya mantar ürünlerinin kullanılması sağlık yararları sağlayabilmektedir. Bu amaçla, bu çalışmada, Fomitopsis pinicola mantar özütü kullanılmıştır. Fomitopsis pinicola mantar üç farklı çözücü; su, metanol, ve etanol kullanılarak yedi farklı şekilde özetlenmiştir. Fenol ve flavonoid içeriklerinin mantar ve özütlerin antioksidan özelliklerinin belirlenmesinde ikinci savunma rolü oynadıkları bilinmektedir. Bu nedenle hazırlanmış özütlerin toplam fenol ve flavonoid içerikleri tayin edilmiştir. Ayrıca özütlere ait antioksidan potansiyel, temel savunma sisteminde yer alan katalaz (KAT), süperoksit dismutaz (SOD), ve glutatyonStransferaz (GST) enzimleri ile test edilmiştir. Özütlere ait radikal süpürücü etkiler DPPH (1,1Difenil2pikrilhidrazil) radikali ile çalışmıştır. Bir saat sıcak suda kaynatılarak iki kere tekrar edilen özütleme en yüksek toplam fenolik ve flavonoid içeriği göstererek sırasıyla 658.900μg GAE/ml ve 245.800μg QE/ml değerleri hesaplanmıştır. Enzim çalışmaları bu özüt kullanarak devam etmiştir. Özütün DPPH radikali üzerine süpürücü etkisi çalışması göstermiştir ki, özüt %70 radikal süpürme etkinliğine sahiptir ve bu etki için IC50 değeri 0.272 g/L olarak bulunmuştur. Özütün CAT ve GST enzimler üzere etkinliği çalışması göstermiştir ki mantar özütü CAT aktivitesini %50, GST aktivitesini de %85 oranın da durdurmuştur (sırasıyla IC50 değerleri 1.951×105 g/L ve 0.0860.593g/L) . Mantar özütün SOD enzimi üzerine etkinliğine tespit edilmemiştir (IC50 değeri 0.001 g / L). Anahtar Kelimeler: Fomitopsis pinicola, radikal süpürücü, antioksidan enzimmler, DPPH, Katalaz, Superoksit dismutaz, GlutathioneStransferazMaster Thesis Gümüş Nanoparçacık Eklenmiş Pedot'un Hazırlanması ve Antibakteriyel Analizi(2022) Khaleel, Haneen Ayad; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, MuratHastane aracılıklı enfeksiyon (HAE) prevalansı yüksek olduğunda, antibakteriyel kaplamaların kullanılması, sıklıkla etkileşime giren hastane yüzeylerinde (örneğin klavyeler, itme plakaları veya yatak rayları) ve genellikle hastane kaynaklı enfeksiyonun altında yatan bakteriyel kontaminasyonun azaltılmasına yardımcı olabilir. Nano. parçacıkler ve polimerler kombinasyonu, bir dizi gram negatif ve gram pozitif bakteriye karşı güçlü antibakteriyel etki gösterir. Bu çalışmada nanoparçacıklr, HAE' lari önlemek için antibakteriyel yüzeyler olarak polimer ile birleştirilmiştir. Bu çalışmanın amacı, gümüşnanoparçacıklar eklenmiş PEDOT hazırlayarak Escherichia Coli ve Staphylococcus Aureus gibi hastanelerde bulunan yaygın patojenlere karşı antimikrobiyal etkinliğinin test ederek enfeksiyonları önlemek için uygun bir kaplama malzemesi yapmaktır. (PEDOT) kimyasal polimerizasyon işlemi ile EDOT ve demir (III) klorür (FeCl3) varlığında sentezlendi. Sıvı emprenye tekniği ile gümüş nanoparçacıklar PEDOT'a bağlandı ve daha sonra madde pelet yapmak için preslendi. Antibakteriyel aktivite disk difüzyon yöntemleri kullanılarak test edilirken, bu çalışmada hazırlanan malzemeler hastanelerde HAE larda azalma potansiyeli göstermektedir. Gümüş nanoparçacıkların ve PEDOT'un özelliklerinden dolayı, bakteri üremesinin önlenmesi insan vücudu üzerinde herhangi bir zararlı etki olmadan yapılabilir. Elde edilen malzemenin yaygın tıbbi kullanımı için antibakteriyel etkinliğini arttırmak üzere daha fazla araştırma yapılmalıdır.Master Thesis K562 HÜCRE HATTI TEDAVİSİNDEKİ İLAÇLARIN BİRLEŞTİRİLMESİ ETKİSİ(2019) Alarbı, Akhlas Salem Mohmed; İşgör, Sultan Belgin; İşgör, Yasemin GülgünGünümüzde kanser tedavisi için yeni yaklaşımlara ihtiyaç duyulmaktadır. Ne yazık ki, kanser tedavisi birçok nedenden dolayı çok zordur. Bunlardan İlki ilaç direncidir. İlaç direncine kalıcı bir çözüm bulmak için günümüzde yeni yöntem ve tekniklere yaklaşılmaya çalışılıp buna bağlı olarak ilaç etkinliği arttırdı. Bu çalışmada kronik Miyeloid lösemi Hücre hatları (K562) kullanılarak, sadece Doxazosin, Genistein, SU6656 ve Adriamycin' ilaçlarının tek başına ya da kombinasyon şeklinde verilerek hücrenin Glutatyon-S-transferaz (GST), Superoksit dismutaz (SOD) ve protein tirozin kinaz (PTK) aktivitesi üzerindeki etkileri çalışılmıştır. Sonuçlar, K562 hücrelerine uygulanmış farklı Genistein konsantrasyonlarının GST aktivitesi üzerine etkisinin, kullanılan ilacın konsantrasyonuyla doğrudan orantılı olduğunu göstermiştir. K562 hücrelerinin farklı konsantrasyonlarda Genistein ve 7.5 µM Doksazosin mesilat ile kombinasyon halinde verilmesi ile, kontrolle karşılaştırıldığında. GST aktivitesinin kademeli olarak azaldığı görülmüştür. Diğer taraftan, hücreler farklı konsantrasyonlarda SU6656 ve 7.5 µM Doxazosin konsantrasyonları ile muamele edildiğinde, en yüksek GST aktivitesi en yüksek SU6656 konsantrasyonunda bulunmuştur. K562 hücreleri üzerine 7.5 µM Doxazosin uygulandığında, GST aktivitesi, kontrol ile karşılaştırıldığında azalmıştır. Ancak GST aktivitesinin, 0.5 µM Doxazosin'de arttığı görülmüştür. Deneysel sonuçlara göre K562 hücrelerinin farklı konsantrasyonlarda Genistein ve 7.5µM doksazosin ile ayrı ayrı muamele edildikten sonra SOD aktivitesinin kontrole göre tüm konsantrasyonlarda arttığı bulunmuştur. Doxazosin 7.5µM'i değişken konsantrasyonda genisteinle birlikte uygulanırken, sonuç, kombine ilaçların, formazan oluşumunu, her bir ilacın tek başına kullanıldığı sonuçtan 10 kat daha fazla arttırdığını gösterdi. Hücreler, değişken Adriamisin konsantrasyonuyla birlikte 7.5 µM doksazosin ile işlemden geçirilirken, SOD aktivitesi artmıştır. Protein tirozin kinaz sonucuna göre, K562 hücreleri üzerindeki PTK enziminin aktivitesinin, 7.5 µM Doksazosin ile muamele edildikten sonra veya tek başına ve kombinasyon halinde değişken konsantrasyon Genistein kullanarak azaldığını göstermiştir. K562 hücrelerinde PTK aktivitesi Adriamisin kullanılarak artmıştır. 7.5 µM Doxazosin ve değişken SU6656 konsantrasyonunda kombinasyon halinde PTK aktivitesi azalmış ve K562 hücreleri 7.5 µM Doxazosin ve değişken konsantrasyondaki Genistein ile muamele edildiğinde PTK aktivitesi azalmıştır. Sonuç olarak, Doxazosin mesilatın, Genistein ve SU6656'dan daha az toksik olduğu gösterilmiştir. Doksazosin kullanıldıktan sonra PTK aktivitesi azalmıştır. Bununla birlikte, Genistein, ilaç direncini azaltma avantajı olan GST enzim aktivitesi için güçlü bir inhibitör olarak düşünülebilir. Öte yandan, sonuçlara göre Adriamisin, K562 hücreleri üzerinde en güçlü toksik etkiye sahiptir, ancak Doxazosin; Genistein ve SU6656 ile Adriamycin'in birlikte kullanıldığında toksisitesini azaltmıştır.Master Thesis Kemik Doku Mühendisliği için Aloe Vera Takviyeli Hidrojel Bazlı PVA-PBAT İskeletinin Sentezi, Karakterizasyonu ve Doku Kültürü Uygulaması(2025) Mohammed, Gihad; İşgör, Sultan BelginDoğal ve sentetik polimerleri birleştiren kompozit iskeleler, sinerjik özellikleri ve hasarlı dokuları onarmak için gelişmiş işlevsellik sunmaları nedeniyle doku mühendisliğinde önemli ilgi görmüştür. Bu çalışma, gelişmiş kemik rejenerasyonu için aloe vera'yı PBAT-PVA iskelelerine entegre ederek yeni bir yaklaşım sunmaktadır. Bu çalışmada, farklı aloe vera konsantrasyonlarıyla karıştırılmış poli(bütilen adipat-ko-tereftalat) (PBAT) ve poli(vinil alkol) (PVA)'dan oluşan hidrojel iskeleler, kemik doku mühendisliği uygulamaları için dondurarak kurutma tekniği kullanılarak üretilmiştir. İskeleler, fonksiyonel grup etkileşimlerini doğrulamak için Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), yüzey morfolojisi ve gözenekliliğini değerlendirmek için taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve termal kararlılığı ve bozunma davranışını değerlendirmek için termogravimetrik analiz (TGA) kullanılarak kapsamlı bir şekilde karakterize edilmiştir. Ek olarak, mekanik özellikler basma testi ile analiz edilirken, şişme oranı ölçümleri iskelelerin su emme kapasitesini değerlendirmiştir. İskelelere aloe veranın dahil edilmesi, gelişmiş biyolojik parçalanabilirlik, artan gözeneklilik ve iyileştirilmiş biyolojik uyumluluk gibi özelliklerini önemli ölçüde iyileştirdi; bunların hepsi yeni doku rejenerasyonunu desteklemek için kritik öneme sahiptir. MC3T3-E1 pre-osteoblastik hücre hatlarını kullanan bir hücre kültürü çalışması, iskelelerde mükemmel hücre çoğalması ve yapışması gösterdi ve bu da kemik rejeneratif potansiyellerini göstermektedir. Bu bulgular, aloe vera karışımlı PBAT-PVA iskelelerinin, doku oluşumuyla senkronize olarak parçalanırken kemik rejenerasyonunu destekleyebilen, kemik doku mühendisliği için umut verici adaylar olduğunu göstermektedir. Bu çalışma, bu iskelelerin klinik uygulamalarda kemik onarımını ve rejenerasyonunu hızlandırmak için etkili biyoimplantlar olarak potansiyelini vurgulamaktadır.Master Thesis Mantar Özütlerının Doxorubicin Ilacı Ile Kombınasyonunun Sıtozolık Enzımler Üzerıne Etkısı(2014) Alwerfally, Mohamed; İşgör, Sultan BelginSon zamanlarda pek çok araştırma grubu tarafından yapılan çalışmalarda belirli türlerde mantar ve bu mantarlara ait özlerin kemoterapi sırasında gıda takviyesi olarak kullanıldığında kemoterapinin etkisini artırdığı ve hastaların yaşam sürelerini uzattığı gösterilmiştir. Bu konuda en fazla çalışılan mantar türlerinden biri de Reishi mantarıdır. Antioksidan enzimlerin pekçoğunun kanser ilaçlarına karşı direnç gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle bu çalışmada mantar ekstrelerinin glutathione-S-transferaz, glutathione peroksidaz ve katalaz antioksidan enzimleri üzerine etkisine kanser ilacı olan Doxorubicin varlığında ve yokluğunda bakılmıştır. Çalışmada hazırlanan mantar ekstreleri iki ayrı çözücü kullanılarak hazırlanmış ve sonuçlar kıyaslanmıştır. Bu çalışma göstermiştir ki, aseton ile özütlenmiş mantarın antioksidan enzimleri üzerindeki etkisi açıktır ve bu etki kanser ilaçlarıyla birlikte artmaktaktadır. Metanol ile özütlenmiş mantar ise açık bir etki göstermemiştir. Asetone ile ekstract edilmiş Reishi GST enzimin %45 inhibe ederken Doxorubicin ile bu değer %30 değerine ulaşmıstır. Aynı şekilde aseton ile özütlenmiş Reishi Kat enzimini %45 inhibe ederken Doxorubicin varlığında %35 inhibe ettiği bulunmuştur. Metanol ile özütlenmiş mantarlarda hemen hiç bir anlamlı sonuç elde edilememiştir.Research Project Okzim Türevli Ligandlar İçeren Yeni Plantik(ıı) Komplekslerinin Sentezi, Elektrokimyasal Karakterizasyonu ve Antioksidatif Antikanser Etkileri(2012) Özalp, Şeniz Yaman; Emrullahoğulları, Mustafa; İşgör, Sultan Belgin-Master Thesis Panus Conchatus Mantar Özütünün Antioksidan Enzimler Üzerine Etkisi(2016) Ibrahım, Ahlam M Amharıb; İşgör, Sultan BelginGünümüzde pekçok çalışma, farklı mantar ailesine ait antioksidan etkinin, vücudu serbest radikallerden koruyarak yaşam örünü artırdığı yönünde etkisini ispatlar niteliktedir. Panus conchatus mantarına ait literaturde çok az sayıda çalışmada mantarın antioksidan özelliğinden bahsedilmiştir. Ancak mantarın antioksidan enzimler üzerine etkisini gösteren bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışmada ilk olarak Panus conchatus mantarının antioksidan enzimler üzerine etkisi çalışılmıştır. Mantara ait toplam fenol ve flavonoid içeriklerinin belirlenerek radikal süpürücü etkinliği tespit edilmiş ve mantar özütünün GST,CAT ve SOD gibi antioksidan enzimler üzerine etkisi incelenmiştir. Panus conchatus mantar özütü, sıcak su, soğuk su , metnol ve etanol çözücüleri kullanılarak hazırlanmış ve özütlere ait toplam fenol ve flavonoid içerikleri kıyaslanmıştır. Sonuçlara göre, sıcak suda hazırlanan mantar özütü en yüksek toplam fenol ve flavonoid içeriğe sahip olup, tüm analizler bu özüt kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Mantarın 2,2-Difenil-1-Pikrilhidrazil (DPPH) serbest radikalini süpürücü etkinliğini %100 den az bir inhibisyonla önlediği gözlenmiş, IC50 degeri ise 0.02214 g/L olarak hesaplanmıştır. Panus conchatus mantar özütünün KAT ve SOD aktivitelerini sırasıyla %25 den daha az önlediği ancak GST enzim aktivitesini yaklaşık olarak %50 önlediği bulunmuştur. GST enzimi için Panus conchatus mantar özütü IC50 degeri 0.3744 g/L olarak hesaplanmıştır.Master Thesis Phellinus Torulosus Mantar Özütünün Antioksidan Enzimler Üzerinde Etkisi(2017) Alsamrraey, Maıser Zaıd Mohye; İşgör, Sultan BelginSerbest radikaların zararlarını engellemek amacı ile Antioksidan olarak önemli rol oynayan doğal kaynakları bulmak için son zamanlarda artan bir ilgi oluşmuştur. Her ne kadar literatürde mantarlarla ilgili çalışmalar yapılmışsa da, Phellinus torulous detaylı olarak incelenmemiştir. Bu çalışmada Phellinus torulous mantar özütünün, toplam fenol ve flavonoid içerikleri, serbest radikal süpürücü etkinliği DPPH serbest radikalı ile test edilirken, antioksidan özelliği, Katalaz (KAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve Glutathione-s-transferaz (GST) enzimleri ile test edilmiştir. Bu çalışma da, soğuk su, sıcak su, metanol ve etanol kullanarak dört farklı mantar özütü hazırlanmıştır. Etanol özütü en yüksek toplam fenol ve flavonoid içeriği sahip olmasından dolayı (sırasıyla 625.125 μg/ml, 463.5 μg/ml) mantara ait radikal süpürücü etki ve antioksidan özellik tespiti aşamalarında etanol özütü kullanılmıştır. Phellinus torulosus mantarının etanol özütünün radikal süpürücü etkisi DPPH serbest radikali kullanarak test edilmiştir. Gallic acid ve quercetin standartları kullanarak yapılan bu çalışmada mantar özütünün radikal süpürücü etkinliği tespit edilmiş ve bunun için IC50 değeri 0,04352 g/l olarak hesaplanmıştır. Phellinus torulosus mantarının etanol özütünün antioksidan özelliğini, GST enzimi üzerine etkisinin çalışılması ile gerçekleştirilmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki mantarın özütü enzim aktivitesini %60 oranında inhibe etmiştir. Phellinus torulosus mantarının etanol özütünün GST enzimi üzerine etkisi için IC50 değeri 0,1609 - 0,9076 g/l aralığında hesaplanmıştır. Yine bu çalışma Phellinus torulosus mantarı etanol özütünün KAT ve SOD enzimleri üzerinde etkinliğini olmadığı her iki enzim için %15 den az inhibasyon sonucunda bağlı olarak gösterilmiştir.Master Thesis Poli (n- Metilanilin) Eklenmiş Gümüş Nanopartiküllerin Antibakteriyel Aktivitesinin Araştırılması(2022) Aldarajı, Mostafa Kamıl Maala; İşgör, Sultan Belgin; Kaya, Muratİnsanlar, hayvanlar ve mahsuller, belirli bakteri türlerinin neden olduğu birçok hastalıktan muzdarip olabilir. Bu bakterilerin, karşılaşabilecekleri en uygun araçları belirlemek için derinlemesine araştırılması gerekir. Bu bakteri türleri arasında (Escherichia coli) ve (Staphylococcus aureus) bulunur. Gümüş, bakterileri yok edebilecek bazı kimyasal ve fiziksel özelliklere sahip olduğu için bu bakterilerin yayılmasının tedavisinde kullanılan en önemli mineral elementlerden biridir. Etkinliği incelenen bu özelliklerden biri Nanoteknolojidir. Bunlar 1 ila 100 nanometre arasında değişen parçacıklardır. Bu parçacıkların dış zarlara nüfuz edebildiği ve hücreye girebileceği bulunmuştur. Bunu kullanarak, protein üretimini durdurmak için çalışır ve gümüş nanopartiküller ile bulunan yüksek toksisite nedeniyle canlı hücreyi öldürmeye başlar. Ek olarak, gümüş nanopartiküllere poli (n-metil anilin) ilave edildi. PNMA 0.025 M monomer çözeltisi ile hazırlandı. Elde edilen PNMA kürelerinin boyutu 200-550 nm arasındadır. Poli (N-metil anilin) gümüş nanopartikülleri (PNMA-AGNP'LER) başarıyla hazırlamak için oksidatif kimyasal polimerizasyon ve sıvı emprenye yöntemleri kullanıldı. Elde edilen partikülleri karakterize etmek için SEM, TEM, EDX ve ICP-Oe'ler kullanıldı. Bu bileşiklerin; PNMA ve Ag-Pnma'nın Escherichia coli ve Staphylococcus aureus'a karşı antibakteriyel etkileri incelenmiş ve bu bileşiklerin penisilin/streptomisin ortak antibiyotiği ile etkileri karşılaştırılmıştır.Master Thesis Polihedral Oligomerik Silseskuokzan İçeren Boya Sentezi ve Karakterizasyonu ve Hücre Görüntüleme için Boya Olarak Kullanımı(2020) Alfalah, Rıhab Fouzı Salıh; Ertan, Salih; İşgör, Sultan BelginPOSS içeren polimerlerin önemi elektronik ve fotonik cihazlarda ve birçok yeni uygulamada çokça kullanılması nedeniyle artmıştır. POSS biriminin varlığı, biri organik alkil grupları diğeri inorganik silseskuioksan çekirdekleri olmak üzere iki kısımdan oluşan benzersiz hibrid yapısından dolayı polimere ait mekanik, termal ve fiziksel özellikleri önemli ölçüde artırır. Bu çalışmada, 1-poss-2,5di (tiofen 2-il)-1 H-pirol monomerinin kimyasal polimerizasyonu ile yeni bir poli (tiyofen-pirol-tiyofen) konjuge polimer türevi sentezlendi. Monomer ve polimerin yapısı 1H-NMR ve FT-IR ile karakterize edildi. Sentezlenen boya, PSNS-POSS olarak adlandırıldı ve üç farklı hücrede (MC3T3, L929, and MCF7) hücre boyama özelliği incelendi.Master Thesis Polyporus Squamosus Mantar Özütünün Antioksidan Enzimler Üzerinde Etkisi(2018) Zaed, Ahmed Ammar Ayad Bın; İşgör, Sultan BelginDoğal antioksidan kaynakları bulmak için son zamanlarda artarak oluşan bir ilgi mantarlar üzerinde geniş kapsamda çalışmaların yapılmasına yol açmıştır. Bu çalışmada Polyporus squamosus mantar özütünün toplam fenol ve flavonoid içerikleri incelenmiştir. Sonra radikal süpürücü etkisi DPPH serbest radikali kullanarak test edilmiştir ve son olarak Polyporus squamosus mantarın etkisi Katalaz (KAT), süperoksit dismutaz (SOD) ve Glutathione-S-transferaz (GST) enzimleri üzerinde test edilmiştir. Bu çalışma da, soğuk su, sıcak su, metanol ve etanol kullanarak dört farklı mantar özütü hazırlanmıştır. Soğuk su özütünün en yüksek toplam fenol ve flavonoid içeriğine sahip olduğu saptanmıştır (sırasıyla 223,60 µg GAE/ml ve 61,25 µg KE/ml). Bu nedenle bir sonraki deneyler için soğuk su özütü kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, mantar özütünün radikal süpürücü etkisi gallik asit ve quersetin standartları kullanarak %35 ve IC50 değeri 20,55 g/l olarak nispeten düşüktür. Polyporus squamosus özütün antioksidan özellikleri değerlendirmek için, KAT, SOD, GST enzimleri üzerindeki etkinliği incelenmiştir. Sonuçlar göstermiştir ki kontrole göre Polyporus squamosus mantarının soğuk su özütü KAT üzerinde % 60 aktivasyon göstermiş ve IC50 değeri ise 2,810 g/l olarak hesaplanmıştır. SOD enzimi üzerinde % 95 oranda aktivasyon gösteren mantarın IC50 değeri de 11,94 g/l olarak hesaplanmıştır. Bu çalışmada Polyporus squamosus mantarının GST üzerine hemen hemen hiç etkisi olamadığı ve kontrole göre ancak % 7.2 ve IC50 değerinde 1.089 g/l olarak bir inhibasyon yaptığı bulunmuştur.


