Kadının Bitmeyen Soyadı Sorunu

No Thumbnail Available

Date

2014

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Open Access Color

OpenAIRE Downloads

OpenAIRE Views

Research Projects

Organizational Units

Organizational Unit
Law
(2003)
Started in 2003 with 21 students, the Atılım University School of Law has so far graduated over 1700 students, and currently offers education for more than 1300 students. With the aim stressed by our Founding Dean Prof. Dr. Nami Çağan, we grant students with the background that allows them to access and evaluate information, rather than overloading them with information dumps during our education and training in the field of law. With a curriculum prepared with this approach and our mission in mind, we aim to graduate our students as actual legal experts who have internalized ethical rules, who are knowledgeable in terms of rules and institutions; and who are cultured, versatile, broad-visioned and inquisitive. In addition to basic courses in law conducted by our academic staff as pioneers of their field with respect to these principles, elective courses are available pursuant to current events such as those in mediation for legal disagreements, law and women, sports law, informatics law, media law and legal English; as well as law clinics to offer effective and interactive education. In addition, graduate and doctorate degree programs, alongside certificate programs such as those to train experts, peace-makers, mediators, and trustees in composition, are underway. A member of the European Law Faculties Association (ELFA), our School offers international relations and events, the Erasmus+ program, national and international fictional court contests, law and art days prepared by our student networks, or career forums in law to collaborate in the personal development of our students.

Journal Issue

Events

Abstract

Herkesin kullanması zorunlu olan aile adı, soyadıdır. Osmanlı Dönemi’nde, kişi- lerin soyadına yer verilmemiş olup, herkes babasının adı ile anılmakta idi. 1934 yılında Soyadı Kanunu’nun yürürlüğe girmesiyle, herkes bir soyadına sahip olup, erkekler ölene kadar soyadlarıyla anılırken, kadınların evlenmekle kocalarının soyadını alma zorunluluğu getirildi. Bir devrin kanunu olan 743 sayılı Türk Medeni Kanunu, kadın hakları alanında çok önemli atılımlar gerçekleştirmişti. O dönemde kadının evlenmekle kocasının soyadını alması doğal karşılanmaktaydı. Ancak, kadının toplum içerisindeki konumunun değişmesi karşısında, bu düzenleme anlamsız ve haksız hale gelmiştir. Geldiğimiz noktada, TMK md.187 düzenlemesi gereği, kocasının soyadını alma zorunluluğunda olan kadının, TMK md.173 gereği, boşanma halinde bu kez kocasının soyadını bırakmak zorunda kalması, Türk kadını için, soyadını bir “çile” haline getirmiştir.

Description

Keywords

Hukuk

Turkish CoHE Thesis Center URL

Fields of Science

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Ankara Barosu Dergisi

Volume

0

Issue

4

Start Page

579

End Page

592

Collections