Tunç, Gökhan
Loading...
Profile URL
Name Variants
Tunç, Gökhan
G.,Tunç
G., Tunç
Tunc, Gokhan
Tunc,Gokhan
Tunç,G.
Gokhan, Tunc
Tunc,G.
T.,Gökhan
G., Tunc
Gökhan Tunç
T., Gokhan
Tunç G.
Gökhan, Tunç
T., Gökhan
G.,Tunc
T.,Gokhan
G.,Tunç
G., Tunç
Tunc, Gokhan
Tunc,Gokhan
Tunç,G.
Gokhan, Tunc
Tunc,G.
T.,Gökhan
G., Tunc
Gökhan Tunç
T., Gokhan
Tunç G.
Gökhan, Tunç
T., Gökhan
G.,Tunc
T.,Gokhan
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
gokhan.tunc@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Civil Engineering
Status
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
1
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
3
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
20
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
1
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
0
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products

Documents
20
Citations
226
h-index
8

Documents
21
Citations
189

Scholarly Output
42
Articles
30
Views / Downloads
122/194
Supervised MSc Theses
11
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
144
Scopus Citation Count
172
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
3.43
Scopus Citations per Publication
4.10
Open Access Source
13
Supervised Theses
11
| Journal | Count |
|---|---|
| Buildings | 4 |
| Journal of the Croatian Association of Civil Engineers | 2 |
| Challenge Journal of Structural Mechanics | 1 |
| Endeavour | 1 |
| Engineering Studies | 1 |
Current Page: 1 / 4
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

42 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 42
Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 1A Close Examination of Ankara's Reinforced Concrete Buildings Designed and Constructed Between 1923 and 1938(Mdpi, 2023) Tunc, Gokhan; Tunc, Tanfer EminThe Republic of Turkey was established in 1923 out of the remains of the Ottoman Empire. Between 1923 and 1938, the Turkish republic underwent fifteen years of rapid expansion and growth, with Ankara as its new capital and Mustafa Kemal Ataturk (1881-1938) as its first president. During this period, reinforced concrete (RC) played a significant role in the construction of Ankara's public-use buildings. This study focuses on 57 of these structures, built either partially, or entirely, out of RC. The buildings are classified with respect to their duration, soil properties, foundation types, structural design details, construction types, materials and overall costs. In order to provide a better picture of the time period in which these buildings were designed and constructed, the technical, financial and political aspects of the projects, and the difficulties and challenges involved in their design and construction, are also discussed. Furthermore, this study outlines the impact of foreign engineers, construction workers, firms and the educational system on the development of civil engineering and use of RC in Turkey.Article İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ EĞİTİMİNDE GÜZEL YAZI YAZMA SANATI VE ÇİZİM BECERİLERİ(Yapı Dergisi, 2017) Tunç, GökhanMühendis kelimesi Arapça kökenli bir kelime olup hendese yani geometri bilen kişi olarak tariflenir. Mühendisin günümüzdeki tanımı ise Türk Dil Kurumu tarafından “İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse” olarak yapılmıştır. Tanımdan da anlaşılacağı üzere teknolojiye dayalı alanlarda çalışan ve üretim yapan mühendisler, hem teknik hem de sosyal alanlarda uzmanlaşmış kişilerdir. Bu kişiler, mesleklerinin gereklerini bilimsel verilere dayalı belirli kurallar çerçevesinde yerine getirirler. Bu yazıda, bu tür kurallar silsilesi özellikle inşaat mühendisliği açısından ele alınacak ve mühendis yetiştiren eğitim kurumlarımızda artık yeterince önem verilmeyen fakat mühendisliği tarifleyen önemli bir tanım üzerine yoğunlaşılacaktır. Tanım, mühendisin geometri ile ilgisini ve bu ilginin akademik ve özel hayatta yaratacağı faydaları tarifleyecektir. Dolayısı ile geometrik şekillerin uyumluluğu mühendislik yaşamına aktarılırken şeklin ve şekille ortaya çıkan güzel yazı yazma sanatının inceliklerine değinilecektir. Ayrıca güzel yazı yazma sanatından başlayıp son ürünün teşhirine kadar devam eden süreçteki analitik ve çözümleme aşamalarına ait konular da özetle ele alınacaktır.Article Citation - WoS: 7Citation - Scopus: 8Transferring Technical Knowledge To Turkey: American Engineers, Scientific Experts, and the Erzincan Earthquake of 1939(Royal Society Publishing, 2022) Tunc,T.E.; Tunc,G.On 27 December 1939, a 7.8 magnitude earthquake struck Erzincan, Turkey, claiming close to 33 000 lives, and leaving 100 000 injured and 250 000 homeless. World War II was in its initial stages, and the USA was particularly concerned about the vulnerable situation in Turkey, since there was a possibility that it would join forces with Germany, as the Ottoman Empire had done in World War I. Consequently, the Turkish request for information on 'a type of quake resistant concrete construction understood to have been developed in California', resulted in a flurry of correspondence between numerous Turkish and American actors, including the US State Department, which supplied this material with notable attentiveness. As this article will argue, this request not only represents an early critical juncture in the transfer of earthquake engineering knowledge from the USA to Turkey, but also illustrates how diplomacy and engineering can intersect at pivotal points in time. Engineers and other scientific experts strengthened the Turkish-American relationship during this period, thereby laying the foundation of the technical cooperation that would flourish during the Cold War. This watershed moment also resulted in immediate developments in Turkey, such as the development of a comprehensive national disaster management programme, a seismic zone map, and earthquake building codes. © 2021 The Author(s).Article TÜRKİYE’DEKİ KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ MODELİNİN İYİLEŞTİRİLMESİNE AİT ÖNERİLER(2015) Tunç, Gökhan; Özsaraç, EmrahBu makale, kamu özel işbirliği (KÖİ) modeli kullanılarak Türkiye'de inşa edilen projeler üzerine yapılan çalışmanın sonuçlarını içermektedir. KÖİ modelinin uygulandığı ülkelere özgü olarak özel sorunlar içerdiği bilinen bir gerçek olup, bu sorunların Türkiye'deki gelişimine ve farklılaşmasına yazıda değinilecektir. KÖİ modeline ait konular önce mühendislik sonra da hukuki yönlerini içerecek şekilde iki ayrı kategoride ele alınacaktır. Modelin mühendislik yönü, sözleşme ve inşaat yönetimi perspektiflerinden araştırılarak incelenecektir. Çalışmanın hukuki konuları içeren kısmında ise Türkiye'ye özgü yaşanılan sorunlar ele alınacaktır. Bu kapsamda, kamu ve özel sektörü çevreleyen belirsizlikler ve sorunları vurgulamak amacıyla güncel mevzuat ve yasalar ile yönetmelikler incelenip değerlendirilecektir. Böylelikle, KÖİ modelinin Türkiye'deki gelişim süreci mercek altına alınmış olacaktır. Finansman durumu ile sözleşme ve ruhsat projeleri de KÖİ modelini oluşturan anahtar nitelikteki risk parametreleri olarak bu yazıda ele alınacaktır. Modelin, Türkiye’ye adaptasyon sürecinde yaşanan zorluklar da incelenerek tarihsel gelişimine dair bilgiler aktarılacaktır. Özellikle son yıllarda yaygın olarak kullanılan Kentsel Dönüşüm Projeleri ile KÖİ modeli arasındaki ilişkiden de bahsedilecek ve modelin Türkiye’ye adaptasyon sürecinde yaşanılanlar tartışılacaktır.Article Citation - WoS: 4Citation - Scopus: 4A Site Survey of Damaged Rc Buildings in Izmir After the Aegean Sea Earthquake on October 30, 2020(Croatian Soc Civil Engineers-hsgi, 2023) Mertol, Halit Cenan; Tunc, Gokhan; Akis, TolgaAn earthquake with a magnitude of Mw = 6.6 and a depth of approximately 16.5 km occurred on 30 October 2020 off the cost of Samos, a Greek island 35 km southwest of Seferihisar, a town in Izmir. The earthquake caused several collapses and severe structural damage in approximately 6,000 buildings, specifically in the Bayrakli District in Izmir Bay. This paper presents the observations and findings of a technical team that visited the earthquake -affected areas immediately after the earthquake. Eleven partially or fully collapsed and several severely damaged reinforced concrete buildings were investigated. Based on the site investigations, we observed that almost all of the collapsed or severely damaged reinforced concrete buildings in the region were built between 1975 and 2000. Site observations also confirmed that the construction of these collapsed or damaged buildings did not conform to the requirements outlined in the Turkish Earthquake Codes used at the time. The failures and severe damage to buildings in earthquake-affected areas are primarily related to inadequate reinforcement configuration, poor material quality, the absence of geotechnical studies, and framing problems related to their lateral load-carrying systems. Therefore, it is recommended that all the buildings located in and around Izmir Bay, particularly those built between 1975 and 2000, be structurally evaluated to prevent any further loss of life and property during future earthquakes.Master Thesis Betona Gömülü Yüksek Mukavemetli Kayma Bağlantı Elemanlarının Davranışı(2019) Wardı, Adıl Hadı Wardı; Tunç, Gökhanİtme deneyine maruz kayma elemanı, küçük bir çelik kolon bölümünden oluşan düzenek içerisine yerleştirilir. Çelik kolonun bağlantısı her iki taraftan bir beton duvara kesme kuvvetine direnç gösteren bağlantı elemanları ile sağlanır. Beton duvar ile çelik arasındaki kayma miktarı, değişen yük artışlarında veya yer değiştirmelerinde ölçülerek değerlendirmeye alınır. Bu tez çalışmasında, farklı tiplerde betona (normal beton, yüksek mukavemetli beton ve reaktif pudra betonu) gömülü normal ve yüksek mukavemetli çelik özelliklere sahip üç farklı tipte kayma bağlantısının (başlıklı kayma elamanı, L-şekilli ve C ya da U profilli) yapısal davranışı çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı, farklı beton türlerinin mekanik özelliklerini belirlemek için seçilen kayma bağlantı elemanlarının yapısal davranışını araştırmak ve toplam 36 adet itmeye maruz test numunesi oluşturarak kayma bağlantı elemanlarının kesme kuvvetine karşı rijitliğini incelemektir. Deneysel çalışmada toplam üç tip kayma bağlantı elemanı (başlıklı, L şekilli ve C tipi) ile iki tip bağlantı türü (kaynaklı ve epoksi) kullanılmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre betonun yaşı arttıkça reaktif pudra betonunun mekanik özelliklerinin de arttığı görülmüştür. En iyi kesme kuvveti değerinin; OCHW, HCHW ve RCHW deney çalışmalarında kullanılan sırasıyla normal ağırlık, yüksek mukavemet ve reaktif pudra betonu için elde edildiği tespit edilmiştir (Deneylere ait adlandırmada, ilk harf beton tipini tanımlamak için kullanılmıştır: 'O' normal, 'H' yüksek mukavemetli ve 'R' ise reaktif pudra betonu için kullanılan kısaltmalardır. İkinci harf kayma bağlantı elemanı tipini tanımlamak için kullanılmıştır: 'C' C ya da U profilli bağlantılar için kullanılan bir kısaltmadır. Üçüncü harf, kayma bağlantı elemanının çelik tipini tanımlamak için kullanılmıştır: 'H' yüksek mukavemetli çelik için kullanılan bir kısaltmadır. Dördüncü ve sonuncusu, kayma elemanları ile çelik levha arasındaki bağlantıların türü için kullanılmıştır: 'W' kaynaklı bağlantı türü için kullanılan bir kısaltmadır).Article HAFİF AGREGALI YAPISAL BETON VE TÜRKİYE GERÇEĞİ(Bilim ve Teknoloji, 2013) Tunç, GökhanTürkiye‟deki inşaat sektörünün büyük çoğunluğubetonarme yapılardan oluşmaktadır. Betonarme, beton ve donatı çeliğinin birlikte çalışma ilkesine dayalı kompozit bir malzeme olarak tariflenebilir. Bu yazıda betonarmeyi oluşturan iki bileşenden beton malzemesi üzerine yoğunlaşılacaktır. Beton; içerisinde farklı karışım oranlarında çimento, agrega ve su ihtiva eden bir yapı malzemesi türüdür. Ülkemizde üretilen yapısal beton türü, birim hacim ağırlığı 2.4 t/m3 olarak tanımlanan normal ağırlıklı betondur. Gelişmiş ülkelerde ise normal ağırlıklı betonun yanında daha hafif agregalarla oluşturulan hafif ağırlıklı beton türünün de yapısal beton olarak yaygın bir şekilde kullanıldığını görmekteyiz.Article Citation - WoS: 6A Light Bulb in Every House the Istanbul General Electric Factory and American Technology Transfer To Turkey(Johns Hopkins Univ Press, 2022) Tunc, Tanfer Emin; Tunc, GokhanIn 1946, Turkish entrepreneur Vehbi Koc signed an agreement with the U.S. firm General Electric to build and operate its first light bulb factory in the Near/Middle East, in Istanbul. This private joint venture introduced new manufacturing techniques, business practices, and consumer habits to Turkey, opening channels of postwar technological exchange. Closer examination of the GE-Koc partnership reveals that during the early Cold War, the transfer and embedding of American technologies in Turkey was a politically complicated process of innovation that required constant adaptation. Fraught with unforeseeable obstacles, it also required cautious negotiation with multiple transnational actors. The story of the GE-Koc partnership thus adds a new dimension to historical understandings of the Turkish Cold War experience and the Americanization of the region. It illustrates how transferring a nonmilitary, soft-power, domestic technologythe light bulb-played a significant role in Turkish-American relations and therefore contributes to studies of U.S. Cold War diplomacy through transnational investment in innovation.Article Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 10Lessons Learned From Four Recent Turkish Earthquakes: Sivrice-Elazığ, Aegean Sea, and Dual Kahramanmaraş(Springer, 2024) Tunc, Goekhan; Mertol, Halit Cenan; Akis, TolgaT & uuml;rkiye is located in an earthquake-prone region where almost all of its population resides in risky areas. In the past 100 years, there has been a strong earthquake every two years and a major one every 3 years. This study investigates the impact of four recent earthquakes, that occurred between 2020 and 2023, on reinforced concrete (RC) buildings. The first, Sivrice-Elaz & imath;& gbreve;, struck the eastern part of T & uuml;rkiye on January 24, 2020, with a moment magnitude of Mw = 6.8. The second, the Aegean Sea, hit the western part of the country on October 30, 2020, with an Mw of 6.6. The third and fourth are the February 6, 2023 dual Kahramanmara & scedil; earthquakes with Mws of 7.7 and 7.6, which struck the eastern part of T & uuml;rkiye approximately 9 h apart. Immediately following these earthquakes, a technical team investigated each of the damaged areas. This study summarizes their findings on RC buildings. It was discovered that the majority of the collapsed or severely damaged RC buildings were constructed before 2000. The main reasons for this included technological limitations, specifically on producing high-quality concrete, as well as a lack of public policies and enforced laws in the construction sector to maintain an acceptable international standard. Furthermore, the damage patterns of buildings from these four earthquakes indicated poor workmanship, low material quality, improper structural framing, a common appearance of soft and weak stories, the inadequate use of shear walls, and defective reinforcement configuration. The significance of soil studies and the enforcement of building inspections are also discussed, along with the earthquake codes. The study concludes that the maximum peak ground accelerations from the dual Kahramanmara & scedil; earthquakes were almost triple the code-prescribed values. Therefore, it is recommended that the current mapped spectral acceleration values be revised and that buildings constructed before 2000 should be prioritized while determining their structural performances.Master Thesis Betonarme Binalarda Optimum Perde Duvar Alanının Kat Planı Alanına Oranının Belirlenmesi(2019) Al-ageedı, Mustafa Khalıd Abdullah; Tunç, GökhanDepremlerin sayıca fazla olması nedeniyle, binalar için sismik analiz ve tasarımın incelenmesi önemli bir ihtiyaç haline gelmektedir. Bu tez çalışmasında, betonarme binalarda en uygun perde duvar alanının kat planı alanına olan oranını belirlemek için yapısal analizler yapılmıştır. Bu amaçla farklı bina ve duvar ölçülerinde toplam 20 bina modeli paket program kullanılarak üretilmiş. Farklı bina yüksekliklerinin yapısal davranışlarına etkisini anlamak için sırası ile yirmi ve otuz katlı iki tür bina seçilmiştir. Perde duvarlar üzerinde farklı perde duvar alanının kat alanına olan oranları değiştirilerek parametrik bir çalışma yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, bina modelleri perde duvar içeren ve içermeyen binalar olmak üzere hazırlanmıştır. Perde duvar içeren modellerde hem x hem de y yönlerinde sırası ile % 0.5, % 1 ve % 1.5 oranlarına sahip perde duvar kullanımı sağlanmıştır. Bu modellerin her biri, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2019 (TBDY 19) ve Amerikan Bina Yönetmeliği 2016 (ASCE 7-16) yönetmeliklerine göre belirlenen kuvvetler kullanılarak mod birleştirme yöntemine (response spectrum method) deprem analizine tabi tutulmuştur. Binaların, deprem tehlikesi en yoğun olan Avcılar, İstanbul'da konumlandırıldığı ve tamamının ofis türü bina olduğu varsayılmıştır. Toplam yüksekliği nedeniyle otuz katlı olan bina, TBDY 19'daki koşullara göre yüksek bina olarak tasarlanmış ve analizi yapılmıştır. Böylelikle, yüksek binaların optimum perde duvar alanı oranına olan etkisi yapılan analizlerle anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu kapsam dahilinde optimum perde duvar alanının toplam kat alanına oranı belirlenirken şu parametreler detaylı olarak incelenmiştir: (a) bina periyotları, (b) taban kesme kuvveti ve perde duvarların karşı koyduğu kesme kuvveti miktarı ve (c) yatay deplasmanlar ile kat öteleme miktarları. Sonuç olarak, perde duvar alanının kat alanına olan oranı şayet % 1.5'a eşit ise yapısal açıdan optimum çözümün üretildiği görülmüştür.

