Browsing by Author "Elbir, N. Belgin"
Now showing 1 - 5 of 5
- Results Per Page
- Sort Options
Book Review Master Thesis Kadın Gelişim Romanlarının Değişen Doğası: George Eliot'ın The Mill On The Floss ve Margaret Drabble'ın The Waterfall Romanları(2021) Karadayı, Özlem Merve; Elbir, N. BelginRoman türü 18. Yüzyıldaki yükselişinin ardından, 19. Yüzyılda birçok alt türe ayrılmıştır. Bu türlerden biri de gelişim romanlarıdır. Bu romanlar genellikle Victoria Dönemi'nde erkek bir kahramanı merkeze alarak, onun çocukluktan yetişkinliğe kadarki gelişimini, çevresiyle ilişkisini, çatışmalarını ve olgunlaşma sürecini anlatır. Kadın yazarların da edebiyat dünyasında etkin olmasıyla birlikte, kadın gelişim romanları da popüler olmaya başlamıştır. Yalnızca erkek değil kadın kahramanların da hikayeleri ilgi çekmeye başlamıştır. Kahraman, konu ve olay örgüsü seçimleri bu türü sıra dışı kılmıştır. Kadın yazarlar, 19. yüzyılda kendi edebiyat geleneklerini oluşturmuş ve geliştirmişlerdir. Gelişim romanları da bu geleneğin iyi bir örneğidir. Bu gelenek, 20. Yüzyıldaki kadın yazarlara ilham olmuştur. Dönemin getirdiği birçok sosyal ve ekonomik değişiklik ile birlikte farklı türde romanlar ortaya çıkmıştır. Özellikle 1960lı yıllara gelindiğinde, kadın gelişim romanı bir alt tür olarak tanınmıştır. Kadınların kendi deneyimlerini anlattıkları bu romanlar 19. yüzyıl kadın yazınının devamı ve aynı zamanda güncellenmiş halleridir. Bu tez kadın gelişim romanlarının 100 yıl içerisinde geçirdiği dönüşümü ayrı yüzyıllardan büyük iki önemli kadın yazar George Eliot ve Margaret Drabble'ın The Mill on the Floss ve The Waterfall romanlarının kıyaslanması ile incelemektedir. İki kadın kahraman Maggie Tulliver ve Jane Gray arasındaki paralellikler ve farklılıklar kadın yazınının değişimini de göstermektedir. Drabble'ın Eliot'a olan hayranlığı ve ondan aldığı ilham romanları üzerinde etkili olmuştur. İki kadın kahraman arasındaki benzerlik kadınların, bir insan olarak karşılaşabilecekleri psikolojik ve sosyal çatışmaların da yıllar içinde aynı kalabileceğini göstermektedir. İki kadın kahraman açısından mühim olan ise hikayelerinin sonlarından ziyade verdikleri mücadele ve deneyimleridir. Tüm bu deneyimler ve çatışmalar Eliot ve Drabble'ı zaman ve mekanın ötesinde birbirlerine bağlar. Anahtar Sözcükler: Bildungsroman, Kadın Gelişim Romanı, George Eliot, Margaret DrabbleMaster Thesis Lewis Carroll'ın Alice's Adventures İn Wonderland (1865) ve C.s. Lewis'nin The Magician's Nephew Romanlarında İkincil Dünya Fantazilerinin İncelenmesi(2021) Yılmaz, Elif; Elbir, N. BelginBu tezin amacı Lewis Carroll'ın Alice's Adventures in Wonderland ve C.S. Lewis'in the Magician's Nephew romanlarını birincil dünya düzenindeki gerçeklik ve olasılık kavramlarıyla ilişkili olarak, 'gerçeklik' kavramının metinlerdeki ikincil dünyalarda nasıl biçimlendirildiği ve ifade edildiği ve fantastik ögeler içeren metinlerin, gerçeklik kavramının biçimlendirilmesiyle bağlantılı olarak nasıl sınıflandırıldığı üzerinden incelemektir. Tezin teori bölümünde, fantastik edebiyat eleştirisinin yirminci yüzyıldaki gelişim süreci, türün karakteristik özelliklerini ve fantastik ile gerçeklik arasındaki ilişkiyi açıklayan, J.R.R. Tolkien, Tzevetan Todorov, Eric S. Rabkin ve Rosemary Jackson tarafından yazılmış başlıca metinler incelenmiştir. Analitik bölümlerde Alice's Adventures in Wonderland ve the Magician's Nephew romanlarının fantastik ögeler içeren metinler olarak, fantastik edebiyat için önemi, bu metinlerdeki fantastik elementlerin teori bölümünde açıklanan metinlerin ele alınması yoluyla incelenmiştir. Sonuç olarak fantastik, kişiler ve toplumların bilinçaltı arzularının tersine çevirme ve ortaya koyma yoluyla ifade edilmesidir, ancak içinde fantastik ögeler barındıran her metin, fantastik edebiyat ürünü değildir, çünkü fantastik edebiyat metinler, fantastiği ve doğaüstünü, gerçek olarak kabul etmelidir. Bu durumda, C. S. Lewis'in eseri bir fantastik edebiyat ürünü olarak sınıflandırılabilirken, Lewis Carroll'ın eseri için aynı durum geçerli değildir, zira Carroll'ın eseri içinde fantastik ögeler barından bir rüyanın hikâyesidir.Master Thesis On Dokuzuncu Yüzyıl Romanlarında Toplumsal Hareketlilik Teması: Vanity Fair, Jane Eyre ve Great Expectations(2018) Jasım, Alyaa Kareem Jasım; Elbir, N. BelginBu çalışmanın konusu on dokuzuncu yüzyıl ortalarında yanılmış üç romanda sosyal hareketlilik konusunu nasıl betimlendiğidir. Söz konusu eserler William Makepeace Thackeray'nin Vanity Fair, Charlotte Bronte'nin Jane Eyre ve Charles Dickens'in Great Expectatıons adlı romanlardır. Romanların üçü de, İngiliz tarihinde Kralice Victoria'nın adı ile anılan Viktorya Döneminde (1837-1901) yazılmıştır. Bu çağ, İngiltere'nin sanayileşme sürecinin tamamlandığı, ancak büyük bir değişime neden olan bu donemin önemli sorunlar ortaya çıkardığı bir dönemdir. On dokuzuncu yüzyılda, artık en popüler edebi tür haline gelen, okur kitlesi giderek genişleyen roman, bu sorunları betimleme, irdeleme ve çoğu zaman çözümler sunma işlevini üstlenmiştir. Toplumsal sınıflar arasındaki farkların belirginleştiği ve zenginleşen ve güçlenen orta sınıf değerlerinin önem kazandığı dönemde, bir üst sınıfa atlama, yükselme arzusu da toplumda yaygın bir istek, hatta tutku halini almıştır. Bu çalışma, üç yazarın bu toplumsal konuyu nasıl işlediğini incelemekte, yazarların tutumu arasındaki benzerlik ve farkların anlamı ve önemi üzerine bir değerlendirme sunmaktadır.Master Thesis Samuel Selvon'un The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating Romanlarında Sömürgecilik Sonrası Edebiyat ile Modernizm Akımlarının Buluşması(2020) Çar, Tuğçe; Elbir, N. BelginBu tezin amacı Samuel Selvon'un The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating üçlemesinde anlatıcının kullandığı dil üzerinden Modernist edebiyat ve sömürgecilik sonrası (postkolonyal) edebiyata ait ortak unsurların araştırılmasıdır. Bu üç romanda da yazar dil ile bazı deneysel çalışmalar yapmış, sömürgecilik dönemine ait olarak ortaya koymak istediklerini, kullandığı ya da oluşturduğu özel dil ile ifade etmeyi tercih etmiş, böylelikle sömürgecilik sonrası döneme ait bulgularını kendine özgü yöntemlerle ortaya koymak suretiyle eserlerinde Modernizm akımı ile sömürgecilik sonrası dönem arasında bir köprü kurmuştur. Tezin teori bölümünde, teze konu olan romanların tarihsel bağlamı içerisinde anlaşılmasını sağlamak amacıyla sömürgecilik sonrası döneme ait tarihsel bilgi sunulmuş, postkolonyal kuramların ve postkolonyal edebiyatın kavramsal temelleri üzerinde durulmuş, edebiyatta Modernizm akımının gelişimi ile ilgili bilgi verilerek bu iki akımın hangi yönlerden kesiştiklerine dair bir tartışmaya yer verilmiştir. Analitik bölümlerde, The Lonely Londoners, Moses Ascending ve Moses Migrating romanlarında anlatıcı tarafından kullanılan kendine has dilin, adı geçen edebi akımların ortak yönlerinin ortaya konulması bakımından ne gibi bir önem taşıdığı üzerinde durulmuştur. Sonuç olarak, Samuel Selvon'un bu üç romanda anlatım dili olarak lehçe kullanmasının, dönemin edebi akımları açısından deneysel ve öncü bir çalışma olduğu, bu durumun gerek postkolonyal gerekse Modernist edebiyat için önemli anlamlar ifade ettiği, Selvon'un dil ve lehçe teması üzerinden hem postkolonyal hem de Modernist edebiyatın ortak konusu olan 'yurtsuzluk' ve 'yalnızlık' temalarını son derece etkin bir şekilde işlediği anlaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Lehçe, Deneysellik, Melezlik, Modernizm, Postkolonyal
