Search Results

Now showing 1 - 10 of 35
  • Master Thesis
    Sağlık Çalışanlarının İş Doyumlarına Etki Eden Faktörlerin Analizi: Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Çekirge Devlet Hastanesi Bursa Örneği
    (2015) Kökez, İsa; Bircan, İsmail
    İş doyumu, insan kaynaklarının etkin ve verimli bir çalışma sağlamasında önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Yüksek iş doyumuna sahip çalışanlar, işletmelerin belirledikleri amaçları gerçekleştirmede önemli derecede katkı sağlamaktadır. Karmaşık bir örgüt yapısı olan hastane ve sağlık kurumları farklı nitelik ve birikimi olan personelden oluştuğundan, personeli motive eden faktörler de kişilere göre değişebilmektedir. Bu araştırma ile sağlık işletmelerinde çalışan sağlık personelinin iş doyumunu etkileyen faktörler ile iş ortamında hangi iş doyumu faktörünün daha etkili olduğunu bulmak amaçlanmıştır. Sağlık hizmeti veren işletmeler, oldukça karma bir yapıya sahip çalışanlar tarafından kendisinden beklenilen hizmetleri yerine getirir. Karma yapının fazla olduğu bu örgütlerde iş doyumu açısından önemli bir sorun bulunmaktadır. Çünkü bu gruplar farklı ihtiyaçlara ve beklentilere sahip olacaklardır. Hastanenin amacına ulaşmasında, başarılı ya da başarısız kabul edilmesinde en büyük pay hiç şüphesiz hastane personeline aittir. Hastanenin başarısı bir anlamda personelin başarısı olduğu için bu noktada personelin iş doyumunun sağlanması ve personelin verimliliğini arttıracak etmenlerin belirlenmesi önem kazanmaktadır.
  • Master Thesis
    Verimli Örgüt Yönetimi için Zaman Yönetimi: Bir Özel Hastane Örneği
    (2015) Şahin, Dilara Ceylan; Tengilimoğlu, Dilaver
    Zaman telafisi olmayan, ikamesi bulunmayan, yenilemeyen, geçip gittiğinde tekrar yerine getirilemeyen bir kavramdır. Zaman kavramının ikamesinin olmamasından kaynaklı olarak zaman yönetiminin etkin kullanımı örgütlerde büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma özel bir sağlık örgütünde çalışanların zaman yönetimi kavramının etkin kullanılmasını değerlendirmeye yönelik bir çalışma olarak planlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmada, Ankara ilinde özel bir hastanede çalışanların tamamının araştırmaya dahil edilmesi hedeflenmiştir. 219 örgüt çalışanı ile ilgili veriler değerlendirmeye alınmıştır. Ampirik çalışma tekniği uygulanmıştır. Araştırmada örgütsel zaman, iş zaman, yönetsel zaman ve kişisel zaman sorunları cinsiyetle, yaşla, görevle ve eğitim durumuyla karşılaştırılmıştır. Araştırmanın büyük bir kısmını 26-30 yaş grubundaki çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırma grubu, cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarındaki farklılıklardan dolayı zaman yönetimi kavramına yönetsel, örgütsel ve kişisel zaman bağlamında farklı yanıtlar vermişlerdir. Araştırma grubunun çoğunluğunda yönetsel ve kişisel zaman tuzaklarına yakalandıkları sonucu çıkmıştır. Sonuç olarak, zaman yönetimi kavramının; cinsiyet, yaş, görev ve eğitim durumlarından etkilendiği bulunmuştur. Anahtar Sözcükler: 1. Zaman Kavramı 2. Zaman Yönetimi 3. Örgüt Çalışanları
  • Master Thesis
    Hastane ve Hekim Tercihinde Sosyal Medya Kullanımının Etkisi: Ankara İli Örneği
    (2014) Tengilimoğlu, Emre; Parıltı, Nurettin
    İnternet teknolojisinde yaşanan gelişmeler ile tüketicilerin duygu, düşünce, fikir ve bilgi paylaşımında bulunabildikleri interaktif bir ortam olan sosyal medya internet dünyasında yerini almıştır. Günlük hayatta zamanının çoğunu internet başında geçiren tüketiciler satın alma süreçlerinde çeşitli sosyal medya araçlarından yararlanarak ürün, marka ya da işletme hakkında yer ve zaman sınırlaması olmadan daha kolay ve daha ucuz bir biçimde bilgi edinebilmekte ve olumlu veya olumsuz tecrübelerini sosyal çevreleriyle paylaşabilmektedir. Her alanda olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de hem tüketiciler hem de işletmeler sosyal medyadan yararlanmaktadır. Bu çalışma ile bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyayı kullanma durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sosyal medyanın sağlık hizmeti satın alma öncesi ve sonrası tüketici davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla Ankara ilinde ikamet eden bireylerden ilgili verilerin elde edilmesi için veri toplama yöntemi olarak anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasının sonucunda tesadüfî örnekleme yoluyla ulaşılan 418 kişiden edilen veriler bilgisayar ortamında, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda bireylerin hekim, diş hekimi ve hastane seçiminde sosyal medyadan etkilendikleri belirlenmiştir. Araştırmaya katılan bireylerin %29,9'u hekim seçiminde sosyal medyayı kullandıklarını belirtmişlerdir. Bu oran bazen kullanırım diyenler ilave edildiğinde % 53,2 'e yükselmektedir Hastane Seçimin de ise Sosyal Medyayı kullanım oranı 22,1 dir. Hangi sosyal medya aracını daha sık kullanıyorsunuz sorusuna ise % 29,8 'i haber sitelerini, %19,3 'ü formları ve % 14, 3 'ü ise facebook'u kullandıkları şeklinde cevap vermişlerdir. Yapılan bağımsız örneklem t testine (Independent Samples T testi) göre, cinsiyetin, sağlık hizmeti almadan önce hekim/hastane seçiminde bilgi alma kaynağı olarak akrabaları ve komşuları tercih etme açısından anlamlı bir farklılık yarattığı ortaya çıkmıştır. Erkeklerin daha çok akrabalardan tavsiye aldığı (X=,2554), kadınların ise sosyal medya/sosyal ağlardan (X=,4957) bilgi aldıkları görülmüştür. Katılımcıların % 46, 2'sı sağlık hizmeti aldığı kişi veya kurum hakkında memnuniyet ve memnuniyetsizliğinizi sosyal medyada paylaştığını ifade etmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Sosyal Medya Araçları, Sağlık Hizmetleri, Satın Alma Süreci
  • Master Thesis
    Özel Hastane Çalışanlarının Yaşadıkları Stresin Çalışan Motivasyonuna Etkisi
    (2019) Özdil, Elif Sema; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Tengilimoğlu, Dilaver; Business; Business
    Bu araştırma sağlık sektöründe faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan iş görenin üzerinde baskı oluşturan stresin, iş görenin motivasyonu üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde faaliyet gösteren özel bir hastanede çalışan 400 iş gören oluşturmaktadır. Araştırma 02.01.2019 – 31.01.2019 tarihleri arasında yapılmıştır. Araştırmada örneklem seçilmemiş, hastanede çalışan 400 iş görenin tamamına ulaşılmaya çalışılmış ve araştırmaya hastane iş göreninin %72'si (287 iş gören) katılmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler SPSS 23.0 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada iki grup ortalaması arasındaki farkı test etmede t testi, üç veya daha fazla grup ortalaması arasındaki farkı test etmek için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Ayrıca stresin motivasyon üzerine etkisini tespit edebilmek amacıyla regresyon analizi ile stres ve motivasyon arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre hastane iş göreninin iş stresinin motivasyonları üzerinde negatif bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca sosyo-demografik özelliklere göre hastane iş göreninin 'cinsiyet değişkeni' bakımından stres boyutunda ve 'medeni durum' değişkeni bakımından motivasyon boyutunda gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Hastane iş göreninin diğer sosyo demografik özellikleri ile stres ve motivasyon boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Yapılan korelasyon analizi sonucunda stres ve motivasyon arasında pozitif zayıf yönlü bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Standart regresyon katsayısına göre stres değişkenindeki 1 birim artışın genel motivasyon değişkeninde 0,185 birim azalışa neden olması beklenir.
  • Master Thesis
    Sağlık Sektöründe Hizmet Konumlandırması: Ankara İlinde Kamu Hastanesi Uygulama Örneği
    (2012) Cantürk, Özlem; Seval, Halil
    Dünyada sağlık hizmetlerinde pazarlama faaliyetleri 1970'li yıllarda önem kazanmaya başlamıştır. İlk kez Trout tarafından 1972 yılında ortaya atılan ve pazarlama stratejilerinin temelini oluşturan konumlandırma kavramı ürün yada hizmetin rakiplerine üstünlük sağlayacak şekilde farklı bir yönüyle tüketicilerin zihninde yer alması şeklinde tanımlanabilir.Bu çalışma; sağlık işletmelerinin konumlandırma faaliyetleri sonucunda, hastaların sağlık hizmeti alırken; sağlık kuruluşunu tercih etme kriterlerinin saptanması, hastaların sağlık kuruluşunu değiştirme kriterlerinin belirlenmesi ve sağlık kuruluşunun markalaşma süreçlerinin değerlendirilerek markanın önemi ile ilişkisinin tanımlamayı hedeflemektedir.Toplam 13 sorudan oluşan ankette ana soruların altında sıralanan alt soru sayıları ile toplam 48 soru mevcuttur. Sorular 5'li likert ve çoktan seçmeli sorulardan oluşmaktadır.Ankete katılan 100 denekten 48 tanesi kadın, 52 tanesi erkektir. Ankete katılan 100 deneğin 27 tanesi 20 yaş ve altı, 34 tanesi 21-40 yaş arası, 22 tanesi 41-60 yaş arası, 17 kişi ise 61 yaş ve üzeri insanlardır. Diğer bir deyişle deneklerin %27si 20 yaş ve altı gurupta,%34ü 21-40 yaş gurubunda,%22si 41-60 yaş gurubunda,%17si ise 61 ve üzeri yaş gurubunda yer almaktadır.Marka olmayı hedefleyen bir sağlık kuruluşu öncelikli olarak; kalite politikalarını, hastanenin amaçlarını, hedef kitlesini ve hastanenin vermek istediği mesajlarını belirlemek zorundadır.Sonuç olarak, hastaların markalaşma süreçleriyle ilgili ifadelere katılım düzeylerine baktığımızda; Hastanenin marka olması, Hastanenin iç dekorasyonu, genel fiziki görünümü, odaların konforu, Hastanenin temiz ve hijyenik olması, Uzman kadronun eğitim bilgi ve tecrübeleri, hastanede kullanılan cihazların ileri teknolojik donanıma sahip olması kriterlerinin önemli olduğu düşünülmektedir.Anahtar kelimeler: sağlık hizmetleri, hizmet konumlandırması, sağlık hizmetlerinde pazarlama
  • Master Thesis
    Bireylerin Hastane Seçiminde Hastanenin Tanınırlığı ve Kurumsal Marka İmajı Tercihleri Analizi
    (2016) Sunal, İlknur; Bircan, İsmail
    Ülkemizde sağlık hizmetlerinin çeşitliliği, artan hastane sayısı ve hastanelerin birer işletme olduğundan yola çıkılarak, hastanelerin kurumsal marka imajı oluşturmak için gerçekleştirdiği faaliyetlerin, bireylerin hastane seçiminde ne kadar etkili olduğu, var olan ya da yeni kurulacak hastanelere fikir oluşturması, toplum sağlığının korunması amacıyla bu araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk bölümünde marka kavramına, marka değeri unsurlarına ve marka çeşitlerine yer verilmiş, teknolojinin kurumsal marka imajı üzerindeki etkisi anlatılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümünde Türkiye'deki sağlık sektörünün tarihçesi ve gelişimi anlatılmış, özel sağlık sektörünün önemi ve sağlık hizmeti pazarlaması konuları incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde alan araştırması yapılmıştır. Alan araştırmasında Ankara ili Keçiören ilçesinde bulunan iki kamu iki özel hastanenin polikliniklerine başvuran bireyle anket uygulanmıştır. Uygulanan anketler SPPS 16.0 programı ileölçülebilir verilere dönüştürülerek, çalışmaya bilimsel dayanak sağlanmıştır. Çalışmanın sonucunda bireylerin demografik ve sosyal değişkenlerine göre; internet ve sosyal medyadan tedavi olacakları hastane ile ilgili bilgi alma durumu artmaktadır.hastanelere ulaşımın kolay olması tüm bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir. Hastanelerin fiziki şartlarının ve çevre düzenlemesinin doğru yapılandırılmış olması, doktorun alanında uzman olması, hastanenin randevu saatlerine uygun davranması, hastanenin tanınır olması, hastanenin yeni teknolojiyi takip etmesi, hastane isminin kolay söylenebilir olması, uluslararsı kalite belgelerinin olması, hastanenin SGK ile ve markalaşmış, marka değeri taşıyan kuruluşlarla anlaşmasının olması, hastanenin sponsorluk faliyetleri gerçekleştirmesi, çalışanların güler yüzlü olması hasta ve hasta yakınlarına tutarlı bilgiler vermesi bireylerin hastane tercihlerini etkilemektedir.
  • Master Thesis
    İş Görenlerde Örgütsel Adalet Algısı ve Örgütsel Adaletin Çalışanların İş Motivasyonu Üzerindeki Etkisi: Bir Devlet Hastanesi Örneği
    (2015) Abbasoğlu, Şevin; Tengilimoğlu, Dilaver
    Günümüzde teknolojide yaşanan gelişmeler, hızla değişen dünya, ekonomik ve sosyal alandaki değişimler işletmeleri de büyük ölçüde etkilemektedir. Yeniçağa uyum sağlamak, işletmelerinde başlıca amaçları arasındadır. Bu anlamda yöneticilere ve işletme sahiplerine büyük görevler düşmektedir. Örgütün iç ve dış çevresinde yaşanan gelişmeler ve değişimlerin yanında bu sürece uyum sağlamak da işletmeler ve çalışanlar için son derece zorlu ve zahmetli bir süreçtir. Bu süreçte şüphesiz en önemli materyal insandır. İnsan değişime ve gelişime en hızlı uyum sağlayabilen canlıdır. Beşeri faktörler bu noktada önem kazanmaya başlar. Daha önceleri üzerinde fazla durulmayan bazı kavramlar beşeri niteliklerin önem kazanmasıyla ön plana çıkmıştır. Bunlar; örgütsel adalet, vatandaşlık, bağlılık, güven gibi insan motivasyonunu, performansını ve verimliliğini büyük ölçüde etkileyebilen kavramlardır. Bu çalışmanın ana temasını oluşturan örgütsel adalet kavramı da böylece yönetim alanındaki yerini almıştır. İşletmelerin kaynaklarını, gelirlerini ve bunun gibi değer kaynaklarını çalışanlar arasında adil bir şekilde paylaştırması, çalışanlarını birbirinden ayırmaması, herkese eşit muameleyi yapması gibi tanımlar örgütsel adaleti açıklar niteliktedir. Bu çalışma kapsamında örgütsel adaletin tüm boyutları detaylı olarak ele alınacak ve motivasyon düzeyleri ile ilişkilendirilecektir. Sağlık sektöründe faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların örgütsel olarak adaleti uygulayabilmeleri için gerekli olan tavsiyelerin verilmesi, iyileştirme sürecine destek sağlanması amaçlanmaktadır. Böylece çalışanların adalet algılara artacak ve bununla doğru orantılı olarak motivasyon düzeyleri de yükselecektir Bu çalışma, sağlık personelinin örgütsel adalet algılamalarının motivasyona etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma evrenini Sivas ilinde faaliyet gösteren bir kamu hastanesi sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Anket çalışması 620 çalışandan 600 sağlık çalışanı üzerinde uygulanmış ve %96,7 geri dönüş sağlanmıştır. Örgütsel adalet boyutları ile motivasyon arasındaki ilişki incelenmiş, her boyut için ilişki aynı yönde olup düşük düzeyli olduğu saptanmıştır. Çalışmada iki değişkenin (Örgütsel adalet ve Motivasyon) birbirleriyle olan ilişkilerinin yönü ve boyutu belirlenmeye çalışılmıştır. SPSS 15.0 istatistik programı ile veriler değerlendirilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır. T testi, ANOVA, Korelasyon, Regresyon analize ve Tukey HSD testleri uygulanmıştır. Araştırma sonuçları doğrultusunda; bağımsız değişken olan Örgütsel Adalet bağımlı değişken durumundaki Motivasyonu %9.4 oranında etkilediği bulunmuştur.
  • Master Thesis
    İbni Sina Hastanesinde Çalışan Hemşirelerin Tükenmişlik ve Motivasyonunu Etkileyen Faktörler
    (2013) Taşkıran, Funda; Çelik, Yusuf
    Bu çalışma, Ankara Üniversitesi İbni Sina Araştırma ve Uygulama Hastanesinde çalışan Hemşirelerin Tükenmişlik ve Motivasyonunu etkileyen faktörleri belirleyerek, Motivasyonda kullanılan özendirme araçları ile tükenmişlik arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla gerekli izinler alınarak yapılmıştır. Veriler anket yöntemiyle toplanmıştır. Ankette hemşireleri tanımlayıcı soruların yanı sıra Maslach Tükenmişlik Ölçeği ile Özendirme Araçları Anket Formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde; SPSS for windows 19,0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri ile yaş, medeni durum, eğitim seviyesi, mesleki deneyim, sigara ve alkol kullanma durumları, kurumdaki görev süresi, çalışma şekli, mesleği seçme nedeni, konferans/seminer etkinliklerinin katkı durumlarıyla ile tükenmişlik ölçeğinin alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Tükenmişlik ölçeğinin alt boyutları ile konferans/seminer etkinliklerinden haberdar olma ile konferans/seminer etkinliklerinde görev alma durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişliğin duygusal tükenme alt boyutu ile genel sağlık durumlarını nasıl değerlendirdikleri, haftalık çalışma saatleri, mesleği isteyerek seçme ve tekrar aynı mesleği seçme durumları, arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Tükenmişlik alt boyutlarından duyarsızlaşma ile ruh sağlık durumları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarı ölçeği ile genel olarak ruh sağlıklarını nasıl değerlendirdikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Özendirme araçları anket formu sonuçları incelediğinde hemşirelerin motivasyon araçlarından beklenti seviyesinin tam olarak karşılanmadığı görülmektedir. Sadece araştırmaya katılan hemşirelerin 657 sayılı devlet memuru olmaları sebebiyle işten çıkarılma tehlikesi yaşamadıklarından dolayı beklenti seviyesiyle mevcut skor arasındaki fark anlamlı bulunmamıştır.(p>0,05).Diğer bütün motivasyon araçları için beklenti ve mevcut seviye skorları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur.(p<0,05) Özendirme araçları ile tükenmişliğin alt boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde duygusal tükenme ölçeği ile ücret seviyesi, yapılan işi sevme derecesi, takdir edilme durumu, tatil ve izin durumu, sevilmeyen bir işe verilme durumu, hastanenin hemşirelik bakım kalitesi, yetişme ve eğitim durumları, bağlı olunan yönetici ile ilişki durumu, normalden fazla çalışma durumu, yöneticinin yaşanılan anlaşmazlık ve çatışmalarda uzlaştırıcılık durumu, başarı, takdir ve ödüllendirme adaleti, çalışma verimini etkileyecek araç ve gereç durumu, iş görenler arasındaki görev dağılımının belirginliği, kararlara katılma imkânları, iş memnuniyeti ve tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır.Özendirme araçlarıyla tükenmişliğin alt boyutlarından duyarsızlaşma ölçeği ile işten çıkarılma tehlikesi, yapılan işi sevme derecesi, tatil ve izim durumu, yetişme ve eğitim durumları, bağlı olunan yönetici ile ilişki durumu, başarı, takdir ve ödüllendirme adaleti iş görenler arasındaki görev dağılımının belirginliği, kararlara katılma imkânları, iş memnuniyeti ve tatmini arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Tükenmişlik alt boyutlarından kişisel başarı ölçeği ile özendirme araçlarından işi sevme derecesi, takdir edilme durumu ,iş arkadaşları ve iş grubu ile anlaşabilme durumu,bağlı olunan yönetici ilişki durumu,iş yerinde çalışma başarısını etkileyecek insiyatif ve yetki durum, yetişme ve eğitim durumları,arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur.(p<0,05) Anahtar Kelimeler 1. Tükenmişlik 2. Motivasyon 3. Hemşirelik 4. Hastane 5. Özendirme
  • Master Thesis
    Elektronik Reçete Uygulamasının Hekim ve Eczacı Açısından Değerlendirilmesi
    (2016) Topbaş, Ümit; Tuzlukaya, Şule
    Bilgi ve İletişim Teknolojileri günümüzde hızlı bir gelişim süreci içerisindedir. Diğer sektörlerde olduğu gibi Sağlık sektörü de bilgi teknolojilerinde ki bu gelişmeden olumlu yönde etkilenmektedir. Sağlık hizmeti sunan kuruluşlar karmaşık yapıda olup, sunulan hizmeti niteliğinden dolayı bilgi sistemlerine daha çok ihtiyaç duyan kuruluşlardır. Sağlık hizmet sunucuları teknoloji - emek yoğun ve karmaşık olarak sunulan sağlık hizmetlerinin yönetilebilirliğini kolaylaştırmak için kendi bünyelerinde Hastane Bilgi Yönetim Sistemlerini(HBYS) kullanmaktadırlar. HBYS'ler kullanıldıkları hastanelerin niteliğine cevap verecek şekilde zaman içinde gelişimini sürekli olarak sürdürmektedirler. Hastane bilgi yönetim sistemlerinin bilgi teknolojilerine paralel olarak hızlı gelişmesi ve hastanelerin bu sistemleri aktif olarak kullanıyor olması E-Sağlık uygulamalarının geliştirilmesine ve uygulanabilir olmasına zemin hazırlamıştır. Elektronik Reçete uygulaması Sosyal Güvenlik Kurumun geliştirmiş olduğu bir E-Sağlık uygulaması olup, sağlık hizmet sunucuları bu E-Sağlık uygulamasını kendi HBYS'leri vasıtasıyla entegre olarak kullanmaktadırlar. Buradan hareketle birinci bölümde Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri ve E-Sağlık uygulamalarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise E-Reçete uygulamasının içerisinde yer aldığı MEDULA sistemi ve E-Reçete uygulamasının genel yapısı ve işleyişine yer verilmiştir. E-Reçete uygulaması MEDULA hastane uygulamasında yer alan tüm hekimleri ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile sözleşmeli tüm eczaneleri sürece dâhil ettiği için kapsamı oldukça geniş ve en aktif kullanılan E-Sağlık uygulamalarından birisidir. Bundan dolayı Tez çalışmamda E-Reçete Uygulaması Hekim ve Eczacı açısından ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Uygulamanın sağlık hizmet sunucularına sağladığı kolaylıklar ve uygulamada yaşanan problemler alan araştırması kısmında ele alınmıştır. Alan araştırmasında betimleme tekniği kullanılmış olup, uygulama her açıdan incelenip analiz yapıldıktan sonra mülakat soruları hazırlanarak bir hekim ve bir eczacı ile mülakat çalışması yapılmıştır. Hekim açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete tanzim sürecine olumlu ve olumsuz etkileri ele alınmış, matbu reçeteye göre kıyaslamalar yapılmıştır. E-Reçete uygulamasında tüm işlemlerin Hastane bilgi sistemi üzerinden yapılıyor olmasının hekimlere neler getirdiği konusunun üzerinde durulmuştur. Bilgi sistemine bağlı olunmasının hekimleri rahatız ediyor olması ancak burada esas problemi reçete tanzim sürecinde sistemden kaynaklanan teknik problemler, sistemde yaşanan kesintiler oluşturmaktadır. Yani hasta bakım ve reçete tanzim sürecinde bilgi sistemlerinde yaşanan kesinti ve teknik problemler hekimleri rahatsız etmektedir. Uygulamanın hekimlere sağlamış olduğu kolaylıklar ise detaylı şekilde alan araştırma kısmında verilmiştir. Eczacı açısından değerlendirilme kısmında uygulamanın reçete karşılama ve eczane iç süreçlerine etkisi değerlendirilmiştir. Matbu reçetede yaşanan tüm problemlerin ortadan kalkması ve reçeteye ilişkin tüm verinin sisteme otomatik olarak geliyor olması eczaneler için büyük kolaylık oluşturmuştur. Kısmen de olsa bilgi sistemine bağlılığın getirdiği olumsuz durumlar yaşansa da eczacı açısından değerlendirmede önemli ölçüde memnuniyet ve hizmet sunumuna olumlu katkı söz konusudur. Anahtar Sözcükler E-Reçete, MEDULA, Hekim, Eczacı
  • Master Thesis
    Sağlıkta Dönüşüm Programının, Sağlık Hizmetleri Kalitesine ve Çalışanların Performansları Üzerine Etkileri
    (2014) Kocakoç, Necati; Ülker, Halil İbrahim
    Sağlıkta Dönüşüm Programı öncesi ve sonrasında sağlık hizmetlerindeki kalite değişikliklerinin tespit edilmesi ile sağlık hizmet sunucularının performanslarının arttırılması için sağlık yöneticilerinin yapması gerekenleri tespit edebilmek ve sağlık yöneticilerine hizmet kalitesinin ve çalışanların performanslarının arttırılmasında kullanabilecekleri bilimsel bir veri kaynağı oluşturabilmek amaçlanmıştır. Bu çalışmanın uygulama bölümünde, sağlık çalışanlarının ve sağlık hizmeti alıcılarının yaş, cinsiyet, eğitim durumu, gelir durumu, meslek gibi değişkenlerin sağlık hizmetleri kalitesine ve performansa etkisini ortaya koyma amaçlandığı için araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma verileri ile de Sağlıkta Dönüşüm Programının sonuçları açısından, beklenen faydayı sağlamakta yeterli olmadığı, sağlık çalışanları açısından pek çok sorumluluk ve iş yükü getirirken sağlık çalışanları lehine kazanımlar sağlamaması nedeniyle başarılı olarak değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. SDP'nin sağlık çalışanlarının performans artışına yönelik getirilen döner sermayeden pay verilmesi uygulaması ise, sistemin tüm sağlık çalışanları açısından hakkaniyetine uygun olmaması nedeniyle eleştirilmektedir. Sağlık hizmeti alıcıları açısından, sağlık hizmetlerine ulaşmayı kolaylaştıran Sağlıkta Dönüşüm Programı, sık sık değiştirilen uygulamalar ile sağlık hizmeti alıcılarına da ek yükler getirmekte ve giderek sağlık hizmetlerini ulaşılabilirlikten uzaklaştırmaktadır. Özellikle muayene ve tedavi katılım payları, reçetede ilaç sınırlaması, bazı ilaçların kamu tarafından bedellerinin karşılanmaması, yoğunluk nedeniyle özellikli tedavi ve operasyonlar için uzun takvim belirlenmesi gibi uygulamalar sağlık hizmetlerine ulaşmayı zorlaştıran uygulamalar hizmet kalitesini ve memnuniyeti düşürmektedir. Sağlık sisteminin fonksiyonel yapısının işlemesi için sağlık sisteminin örgütlenmesinin iyi bir şekilde yapılması, gerekli bütün üretim etkenleriyle donatılması ve modern yöntemlerle yönetilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Sağlıkta Dönüşüm Programı, Sağlık Hizmet Sunucuları, Sağlık Hizmet Alıcıları, Hizmet Kalitesi, Performans.