Search Results

Now showing 1 - 10 of 2045
  • Article
    TÜRK EDEBİYATININ KLASİK ESERLERİNİN GÜNÜMÜZ TELEVİZYON İZLEYİCİSİNE SUNUMU VE İZLEYİCİ ALGISININ ANALİZ EDİLMESİ
    (2013) Korkmaz, Murat; Aras, Gökşen; Öktem, Gönül; Yücel, Ali Serdar
    Birçok kültür ve toplumun en önemli değerleri arasında edebiyat eserleri yer alır. Bunlar geçmişten günümüze yansıyan başta yaşanmışlıklar, tarih, kültür ve sanata yönelik yapıtlardır. Oysaki günümüzde bunun tam tersi olarak geçmişteki bu değerler ekonomik bir takım rant ve beklentilerin esiri olmuştur. Bunun da en önemli nedenleri arasında toplumsal beklentilerin karşılanması ve buna paralel olarak bir takım kurum ve kuruluşların bunu bir rant haline dönüştürme düşüncesidir. Bu durumu yine tarih ve sanata verilmeyen önem olarak gösterebiliriz. Birçok alanda olduğu gibi sanat ve edebi eserler noktasında da artık ekonomik beklenti en ön plandadır. Değişen toplum ve kültür anlayışına paralel olarak ortaya çıkan sorunlar yine birçok farklı kurumun stratejik olarak hareket etmesine neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, geçmişten günümüze yansıyan klasik Türk edebiyatı içerisinde değerlendirilen eserlerin günümüz televizyon izleyicisine sunulması ve izleyici üzerinde oluşturduğu algının belirlenmesidir. Çalışmamız, son yıllarda bir dizi furyası şeklinde ortaya çıkan televizyon yapıtlarının izleyiciye sunulması ve izleyiciden sağlanan avantajların neler olduğunun belirlenmesidir. Ayrıca seyircinin ilgi ve beğenisini kazanmak amacıyla eserlerde meydana getirilen erozyon ve değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan milli değer kayıpları başta olmak üzere yapılan yanlışlıklar ve olumsuzluklar yazıda gösterilmeye çalışılmıştır. Araştırma uygulamalı bir araştırmadır. Araştırmada üç edebi eser \"ROMAN\" ele alınmıştır. Bunlar; Aşk-ı Memnu, Hamının Çiftliği ve Yaprak Dökümü'dür. Bu üç eser hakkında öncelikli olarak literatür değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Daha sonra ise bu eserlerin televizyona yansıması değerlendirilerek, eserler hakkında televizyon izleyicisinin düşünceleri ele alınmıştır. Araştırmada kullanılan anket iki farklı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerinin belirlenmesine yönelik sorular, ikinci bölümde ise 5'li likert ölçekten oluşan sorular yer almaktadır. Araştırmanın evrenini İstanbul, Ankara gibi iki büyük ilde yaşayan izleyici kitlesi oluşturmaktadır. Araştırmaya (N=300) kadın ve erkek katılım gerçekleştirmiştir. Anket verileri SPSS 20 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler öncelikli olarak güvenirlilik analizine tabi tutulmuş ve Cronbach's Alfa kat sayısı olarak 0.920 değeri elde edilmiştir. Bu değer çalışmanın oldukça güvenilir olduğunu göstermektedir. Yine veriler farklı analiz yöntemleri kullanılarak analiz edilmiş ve sonuç olarak katılımcıların eserlerin orijinal halleri ile televizyonda gösterilen halleri arasında ciddi bir fark olduğuna işaret ettiği saptanmıştır.
  • Review
    Milli Mücadele Döneminde Ayrılıkçı Faaliyetlerde Kilisenin Rolü ve Hrisostomos-hrisantos Girişimlerine Kesitsel Bir Bakış
    (2010) Keser, Ulvi
    1919–1922 süreci Anadolu’da Milli Mücadele’ninyaşandığı bir dönemdir. 30 Ekim 1918 sonrasındaİngiltere, Fransa, İtalya arasında paylaşılmaya başlanılanAnadolu topraklarında 15 Mayıs 1919 tarihinde başlayanYunan işgaliyle birlikte işgal, isyan ve mücadele iç içegirer. Bu dönemde silahlı mücadele yanında özellikleYunan kilisesinin etkili rolü de kendisini göstermeyebaşlar. Megali İdea düşüncesi doğrultusunda BüyükYunanistan kurma hayali bir kere daha canlanır veAnadolu’nun iki farklı noktasında olmak üzere MetropolitHrisostomos İzmir ve Batı Anadolu’da, MetropolitHrisantos ise Trabzon ve Karadeniz bölgesinde işgal vekıyım hareketlerine öncülük eder, halkı kışkırtır ve Megaliİdea rüyasının gerçekleşmesi için var gücüyle çalışır. Buçalışma her iki metropolitin İzmir ve Trabzonbölgelerindeki faaliyetlerini ve amaç birliği çerçevesindeyaptıkları çabaları ortaya koymak amacıylahazırlanmıştır.
  • Article
    HAFİF AGREGALI YAPISAL BETON VE TÜRKİYE GERÇEĞİ
    (Bilim ve Teknoloji, 2013) Tunç, Gökhan
    Türkiye‟deki inşaat sektörünün büyük çoğunluğubetonarme yapılardan oluşmaktadır. Betonarme, beton ve donatı çeliğinin birlikte çalışma ilkesine dayalı kompozit bir malzeme olarak tariflenebilir. Bu yazıda betonarmeyi oluşturan iki bileşenden beton malzemesi üzerine yoğunlaşılacaktır. Beton; içerisinde farklı karışım oranlarında çimento, agrega ve su ihtiva eden bir yapı malzemesi türüdür. Ülkemizde üretilen yapısal beton türü, birim hacim ağırlığı 2.4 t/m3 olarak tanımlanan normal ağırlıklı betondur. Gelişmiş ülkelerde ise normal ağırlıklı betonun yanında daha hafif agregalarla oluşturulan hafif ağırlıklı beton türünün de yapısal beton olarak yaygın bir şekilde kullanıldığını görmekteyiz.
  • Master Thesis
    İşletmelerde Performans Değerlendirme Yönetim Sistemi; Ankara Mobilya Sektöründe Voga ve Adore Firmaları Örneği
    (2017) Göncü, Ebru; Bircan, İsmail
    Küreselleşen, değişen, gelişen, iletişim ve etkileşim halindeki dünyamızın, etki ettiği en önemli alanlarından biri de insan kaynaklarıdır. Bu etkileşim, dolayısıyla insan kaynaklarındaki yönetim şekillerine, işletmelerin içerisindeki performans değerlendirmelerinin gerekliliklerine yol açar. Performans değerlendirme de, geçmiş verilerden yararlanılarak geleceğe yönelik değerlendirmeler yapılacağı için, hem işletme yöneticileri hem de diğer çalışanlar açısından önem taşımaktadır. ''İşletmelerde performans değerlendirme yönetim sistemi; Ankara mobilya sektöründe Voga ve Adore firmaları örneği'' başlıklı çalışma da Mobilya sektöründe, performans değerlendirme süreçleri teoride ön görülen şekliyle yapılmakta mıdır? Ve bu faaliyetlerin kurum mensuplarının üzerindeki etkileri, bu konuya ilişkin tutumları araştırılmıştır. Ankara mobilya sektöründe Voga ve Adore firmaları örneği üzerinden gidilerek, Mobilya sektöründe kalite odaklı performans değerlendirme süreçleri; cinsiyete, yaşa, eğitime, mesleki deneyimine, iş konumuna göre farklı algılanmakta mıdır? Sorularının cevapları saptanmaya çalışılmış, bu kurumlarda anket çalışması, Likert ölçeği kullanılarak yapılmıştır. Anket sonuçları SPSS programı ile analiz edilmiş ve sonuçlara yönelik yorumlarda bulunulmuştur. Çalışma sonuçlarından yola çıkılarak kurum içerisinde performans değerlendirme sisteminin önemi ve çalışan mensuplara etkileri ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Performans, Performans değerlendirme yönetim sistemi.
  • Article
    Geri Adımlama Tekni˘gi ile Bir Dc Motorun Konum ve Hız Kontrolü
    (2018) Doruk, Reşat Özgür; Zuglem, Ahmed
    Bu çalışmada Lyapunov’un ikinci kararlılık yönteminin bir özyinelemeli biruyarlaması olan geri adımlama yöntemi fırçalı bir doğru akım motorunun denetimineuygulanmaktadır. Bozucu etkilerden bağımsız bir ortamda hem hız, hem de konumdenetiminde başarı ile uygulanabildiği görülen yöntemin bozucu etkiler altındakiperformasını inceleyebilmek için hem teorik hem de benzetim tabanlı analizler yapılmıştır.Teorik incelemede girdiden-duruma kararlılık kuramından yararlanılmıştır. Bu noktadagirdi bozucu etkileri (bozucu torklar) temsil etmektedir. Yöntem uygulandığında, denetimkazançlarının seçiminde bir alt sınırın var olduğu ve bozucu etkilerden bağışık ortamdaolduğu gibi serbest seçilmesinin uygun olmayabileceği anlaşılmaktadır. Benzetimlerdeise bozucu etkiler rastgele sinyaller olarak modellenmiş olup, denetim kazançlarıyükseltildiğinde bozucu etkilerin baskılanabildiği gözlemlenmektedir. Geri adımlamatekniğinin bozucu etkiler altında kararlılık analizi ile birlikte doğru akım motorunundenetimine uygulanması literatüre önemli bir katkı sunmaktadır.
  • Master Thesis
    Avukatların Meslek Suçları ve Yargılanması Usulü
    (2022) Tekin, Sıla Sencer; Taşdemir, Özgür
    Avukatlık Kanunu'nun 1. maddesinde avukatlık bir 'kamu hizmeti' ve 'serbest meslek' olarak nitelendirilmiş ve avukatın yargının kurucu unsurlarından olan bağımsız savunmayı serbestçe temsil edeceği kuralına yer verilmiştir. Avukatların bağımsızlıklarını korumak adına görevlerinden doğan ve görevleri sırasında işledikleri iddia edilen suçlardan dolayı cezai soruşturma ve kovuşturma yapılması Avukatlık Kanunu'nda özel kurallara bağlanmıştır. Kamu hizmetinde çok önemli bir rol üstlenen avukatların, görevlerini yerine getirirken yaptıkları eylemlerin ve davranışların hukuka uygun hale getirilmesi, hem kamu düzeni hem de mesleğin onuru ve itibarı açısından önem arz etmektedir. Avukatlık mesleğinin kamu hizmeti niteliği gereğince Türk Ceza Kanunu kapsamında kamu görevlisi olarak kabul edilerek ağır yaptırımlara tabi tutulmuştur. Aynı zamanda, meslekleri bakımından özellik arz eden durumlardan dolayı Avukatlık Kanunu'nda ayrıca cezalandırılmışlardır. Bu çalışmada avukatların bağımsızlığını teminat alma amacı güden avukatlara özgü yargılanma rejimi ve avukatların meslek suçları üzerinde durulmuştur. İncelememiz iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öncelikle avukatın, hukuk sistemimizde arz ettiği önem açıklanmış; daha sonra avukatlara özel soruşturma ve kovuşturma usulü ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise avukat olmanın bir unsur olarak düzenlendiği suçlar ve avukatın kamu görevlisi sıfatıyla fail olabileceği suçların yaptırımları, uygulamalardan örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır.
  • Master Thesis
    Türkiye de Dijital Oyun Sektörünün Durumu ve Ekonomiye Katkıları: Ankara Bölgesi Teknokentler Üzerinde Araştırma
    (2021) Özkan, Ahmet; Saygılıoğlu, Nevzat
    Teknolojinin gelişmesiyle birlikte envanterlerin kişiselleşmesi küresel çapta birçok sektörün doğmasına sebep olmuştur. Bu yeni doğan sektörlerden en çarpıcı olanı dijital oyun sektörüdür. Küresel pazarda her yıl katlanarak büyüyen sektör kendi ekonomik alanını oluşturmuştur, kriz dönemlerinde bile büyüme istikrarı göstermiştir. Düşük maliyetler ile elde edilen yüksek katma değerli ürünler birçok ülkenin dikkatini çekmiştir. Bunun neticesinde birçok ülke dijital oyun sektörünü öncelikli sektör olarak ilan etmiştir. Türkiye de 2000'lerin başından itibaren profesyonel olarak faaliyetler gösterilmeye başlanmıştır. Dijital oyun sektörüne devlet destekleri ancak 2012 yılından sonra başlamıştır. Genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan ülkemizde sektörün gelişmesi kaçınılmaz gözükmektedir. Nitekim sektörün oluşturduğu ekonomi ülkedeki birçok sektörü geçerek neredeyse 2 milyar dolarlık bir Pazar haline gelmiştir. Dijital oyun sektörü gelecekte daha da büyüyerek hayal edilemeyecek sevilere ulaşabilir. Türkiye de gerekli altyapı çalışmalarının yapılmasıyla birlikte küresel pazardan alınan payın hacmi önümüzdeki yıllarda büyüme gösterebilir.
  • Master Thesis
    Krizlerin Anatomisi ve Türkiye'de 2001-2008 Finansal-ekonomik Krizleri Üzerine Bir İnceleme
    (2012) Pusti, Muge; Ak, Salih
    Tarihsel bir perspektifle bakıldığında finansal faaliyetler birçok krizi de içinde barındırmıştır. Bu, mevcut ekonomik sistemin doğasında bulunan bir özellik gibi görünmektedir. Söz konusu sistem devam ettiği sürece krizlerle karşılaşılması da kaçınılmaz olmaktadır.Görüldüğü günden beri iktisatçılar, krizlerin oluşumunu, neden ve sonuçlarını anlamaya ve bu olguyu açıklamaya çalışmışlardır. 1980'li yıllarda Dünya'nın pek çok ülkesinde hızla yayılmaya başlayan finansal küreselleşme akımı kriz olgusunu daha belirgin bir şekilde gündeme getirmiş ve krizlerin oluşum aşamaları, nedenleri ve etkileri pek çok iktisatçının birinci gündem maddesi olmuştur.Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. İlk amaç kriz kavramının açık-lanması ve başlıca kriz kategorilerinin incelenmesidir. İkinci amaç ise Dünya krizleri paralelinde ülkemizde yaşanan 2001 ve 2008 ekonomik krizlerinin irdelenmesidir.Anahtar Sözcükler:1.Finansal Kriz,2.Ekonomik Kriz,3.Kriz Modelleri,4.Reel Sektör,5.Finans Sektörü
  • Article
    Teknoloji Portföyü Analiz Modeli: Türkiye’de Bir Rüzgâr Enerjisi Uygulaması
    (2014) Kudak, Hüseyin; Akgün, İbrahim; Özkıl, Altan
    Yenilenebilir enerji kaynakları, enerji ihtiyacının karşılanmasında geleneksel enerji kaynaklarına önemli bir alternatif olarak ortaya çıkmıştır. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye'de de rüzgâr enerjisi, yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretiminde en hızlı gelişen teknolojilerden biridir. Yenilenebilir enerji kaynakları arasında rüzgâr enerjisinin payı, özellikle 2000 yılı sonrasında artış göstermiştir. Rüzgâr enerjisi sektörü, değerleri, amaçları ve ilgi alanları farklılıklar gösteren gruplardan oluşmaktadır. Sektörde yer alan gruplar için rüzgâr enerjisi projelerinde dikkate alınması gereken faktörleri bir sistem bakışı ile ele alan bir karar destek sistemi bulunmamaktadır. Bu çalışma kapsamında, Rüzgâr Enerji Santrali (RES) projelerinin teknoloji portföyü analizinin yapılmasına imkân sağlayan Rüzgâr Enerjisi Teknoloji Portföyü Analiz Modeli (RETPAM) geliştirilmiştir. RETPAM, RES projelerinin sosyal, teknik, ekonomik, çevresel ve politik amaçlar açısından değerlendirilmesine imkân tanımaktadır. Modelde, Çok Kriterli Karar Verme Yöntemleri (ÇKKVY)'nden Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) ve Çok Amaçlı Fayda Analizi kullanılmış olup, model Excel ortamında kodlanmıştır. RETPAM, Türkiye'de farklı coğrafi bölgelerde konuşlanmış ve birbirlerine yakın kurulu güçlere sahip üç farklı RES projesinin değerlendirilmesinde kullanılmıştır. Uygulamada, bölgesel farklılıkların sosyal, teknik, ekonomik, çevresel ve politik amaçlar üzerindeki etkilerinin görülmesi hedeflenmiştir. Sonuçlar, RES projelerinin bölgesel farklılıklarının, sırasıyla, en fazla çevresel, teknik, sosyal ve ekonomik amaçlar üzerinde etkili olduğunu göstermiştir
  • Master Thesis
    Türkiye'de İdari İşlerin Yürütülmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi
    (2021) Kumtuna, Deryam; Ülker, Halil İbrahim
    KUMTUNA, Deryam. Türkiye'de İdari İşlerin Yönetilmesinde Siyasetçi Bürokrat İlişkisi, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2021. Weber'in kuramsal alanda temellendirdiği bürokrasi kavramının birçok tanımı bulunmaktadır. Bürokrasi; 'bürokratların yönetimi, rasyonel örgüt, memurlar tarafından yönetim,' gibi tanımları literatürde yer almaktadır. Bürokrasi toplumda daha çok örgüt yapılarının olumsuzluklarına ya da güç tekelinin kötüye kullanılmasını ifade eden, bir nevi kötüleyici kavram olarak nitelendirilmekte; otoriteye aşırı bağımlılık, sorumluluktan kaçma, yetki devrinde isteksizlik gibi durumlar bu ifadeye örnek gösterilmektedir. Bu kavramın tanımından ziyade, temel öğelerini ve belirleyici faktörlerini nitelendirerek 'ideal tip' bürokrasiyi tanımlamaya çalışan Weber; kamu ve özel alanların ayrılması, görevlerin önceden belli olduğu, düzenli, gayrişahsilik gibi özelliklerin ve modern siyasal sistemin ihtiyaç duyduğu bir örgüt tipi olarak nitelendirmiştir. Weberyen anlayışta bürokrasi, yönetim şekli değil, yazılı kurallara dayalı, profesyonellikle oluşturulup işlerin yürütüldüğü bir öğüt biçimidir. Bu şekilde ele alındığında bürokrasi; uzmanlaşma, hiyerarşik yapı, iş bölümü, planlanma ve örgütlenme çerçevesinde geniş kitlelerin yönetimini disiplin içerisinde gerçekleştirmeyi gerektiren toplumun bir aşamasıdır. Weberyan anlayışta bürokrasi; teknik açıdan diğer örgüt yapılarından üstün rasyonel bir örgüt biçimidir. Bu örgüt biçimi ve siyaset kavramlarının birbirleri ile olan ilişkisi yadsınamaz bir gerçek olup yapısal çerçevede; değişime ayak uyduramama, merkeziyetçilik, yönetimde gizlilik ve dışa kapalılık gibi sorunlar görülürken; işlevsel çerçevede de siyasallaşma, sorumluluktan kaçma, aracılar ile işlerin yürütülmesi, yolsuzluk ve kuralcılık gibi sorunların mevcut sorunların görülebileceği bir sistemdir. Türk Kamu bürokrasisi bu bağlamda etkin, kaliteli, verimli ve rasyonel hizmet verme hususunda sorunlar yaşamaktadır. Anahtar Kelimeler: Türk Kamu Yönetiminde Bürokratik Yapı, Bürokrasi Kuramları, Bürokrasi, Siyaset, Türk Kamu Yönetimi Bürokrasi Sorunları.