228 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 228
Doctoral Thesis Tek Taneli Süper Alaşımların Zorlu Termomekanik Yükleme Koşulları Altında Modellenmesi(2025) Kasar, Çağatay; Aslan, ÖzgürBu tez, nikel esaslı tek kristal süperalaşımlarda çevrimsel yükleme altında yorulma çatlağı başlama ve ilerlemesini modellemek amacıyla bir hesaplamalı çerçeve geliştirmektedir. Tam örtük kristal plastikliği modeli, gradyanla düzenlenmiş mikrohasar kontinuumu ve sünek kırılma için faz alanı yaklaşımıyla birleştirilmiştir. Mikrohasar modeli, içsel bir uzunluk ölçeği tanımlayarak ağdan bağımsız sonuçlar üretmekte ve deneysel çatlak dallanma davranışını başarılı şekilde yakalamaktadır. Bu modelin üç boyutlu genişletilmesi, gerilme üç eksenliğinin ve plastik kayma birikiminin rolünü ortaya koymaktadır. Ayrıca faz alanı yöntemi, önceden tanımlanmamış çatlak yollarını tutarlı biçimde simüle edebilmektedir. Her iki yöntem birlikte ele alındığında, yorulma ömrü tahmini için güçlü ve esnek bir modelleme altyapısı sunmaktadır. Özellikle havacılık uygulamaları için gerilme yığılmalarının ve lokal plastikleşmenin doğru modellenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Gelecek çalışmalar, sünme etkisi, ısıl bağlaşım ve polikristal yapıların modele entegre edilmesi yönünde olacaktır.Doctoral Thesis Ticari Radar Yongalarının Hız Belirsizliğinin Olmadığı Tapa Sensörü Olarak Kullanılması(2022) Ahmed, Badar-ud-dın; Kara, Ali; Zencir, ErtanBu tez çalışmasında, otomotiv uygulamaları için tasarlanmış Frekans Modülasyonlu Sürekli Dalga (FMSD) RAfta HAzır Ticari (RAHAT) yonganın, tapa sensöründe hız belirsizliği olmadan kullanım potansiyeli çalışılmıştır. Hedef milimetre radar platformu (yonga) 77-81 GHz bandında çalışmaktadır. Tipik otomotiv radarındaki hedef hızları ile kıyaslandığında 300 m/sn hızlara kadar çıkabilen 9mm'lik tüfekler hedeflenmiştir. Bu durumda, daha önce literatürde karşılaşılmayan, bu bantlardaki mermi radar kesit alanı (RKA) ölçümleri öncelikle çalışılmıştır. Ardından hız testleri için ise güvenlik ve ilgili mevzuat kısıtları dikkate alınarak 5.5mm'lik havalı tüfek atışları kullanılmıştır. Yankı sinyalinin genlik faz değişiminin doğrusal olması ile öncelikle faz belirsizliği giderilerek hız tespiti çalışılmıştır. Bu bilinen bir yöntem olmakla birlikte bu bant ve uygulama için ilk defa çalışılmıştır ve bazı kısıtları olduğu bilinmektedir. Ardından çoklu darbe tekrarlama frekansı kullanımına dayanan Çinlilerin Kalanlar Teoremi (ÇKT), hız belirsizliğini gidermek amaçlı olarak kullanılmıştır. Deneysel çalışmalar sonucunda ÇKT bazlı çoklu darbe tekrarlama aralığı kullanımının hızdaki belirsizliği gidererek otomotiv radarı ile çok yüksek hızlardaki küçük cisimlerin hızlarını ölçebileceği gösterilmiştir.Doctoral Thesis Mmdalga Radar Kullanarak Drone Sürülerinin ISAR Görüntülenmesi(2025) Çoruk, Remziye Büşra; Aydın, Elif; Kara, AliTeknolojide drone ve drone sürülerinin kullanımının artmasıyla birlikte, anti-drone teknolojilerinin kullanımı önemli ölçüde artmıştır. Ancak, sınırlı görüş alanına sahip senaryolarda drone ve drone sürülerinin tespiti literatürde kalıcı bir zorluk olmaya devam etmektedir. Bu tez, milimetre dalga (mmWave) frekans bantlarında yeniden oluşturulan drone sürülerinin Ters Sentetik Açıklıklı Radar (ISAR) görüntülerinin, oluşumlarına, boyutlarına ve yük yapılandırmalarına göre sınıflandırılmasına odaklanmaktadır. Drone sürülerinin ISAR görüntüleri, ANSYS Yüksek Frekanslı Yapısal Simülatör (HFSS) elektromanyetik simülasyon yazılımı kullanılarak üretilmiştir. Sürü yapıları, quadcopter dronlar kullanılarak modellenmiş ve oluşum tipleri, çizgi, çarpı, kare ve üçgen gibi temel geometrik şekillerle tasarlanmıştır. Sürülerdeki dronlar, orta, küçük ve mini olmak üzere üç boyutta kategorize edilmiştir. Ek olarak, yük dronları sürü yapılandırmalarına dahil edilmiştir. Yüksek çözünürlüklü ISAR görüntüleri elde etmek için radar ve simülasyon parametreleri optimize edilmiştir. Veri setini genişletmek için, ISAR görüntüleri çeşitli bakış açılarında (0° ila 350° arasında 10° artışlarla) oluşturulmuştur. ISAR görüntüleri kullanılarak sürü oluşumu tiplerinin belirlenmesi, görüntü tanıma aşamasında bir Evrişimsel Sinir Ağı (CNN) aracılığıyla gerçekleştirildi. Bunu takiben, nesne algılama aşamasında Sadece Bir Kez Bak (YOLO) algoritması kullanılarak drone boyutu ve yük tespiti gerçekleştirildi. Bu tezde elde edilen sonuçlar oldukça ümit vericidir. Genişletilmiş bir veri seti ve tespit algoritması sunarak, bu çalışma literatüre önemli katkıda bulunmaktadır.Doctoral Thesis Yapay Sinir Ağları ve Bulanık Mantık Yöntemleri Kullanarak Yük Talep Tahmini(2022) Al-anı, Barq Raad Khashea; Erkan, Turan ErmanBu çalışma, Türkiye veya 2017 ve 2018'deki saatlik elektrik yüklerini tahmin etmek için yük talep verilerini tahmin etmek için yapay sinir ağları (YSA) ve bulanık mantığın (FL) kullanılmasını önermektedir. 2017-2018 yılları için EPİAŞ verilerine dayalı saatlik elektrik yükü olarak Gerçek Zamanlı Tüketimi kullandık. Yük tahmini, iki makine öğrenme tekniği kullanılarak gerçekleştirilmiştir: YSA ve bulanık mantık FL. Öngörülen veriler, bir grafik üzerinde çizilerek gerçek verilerle karşılaştırıldı. Bu çalışmada, Türkiye'nin güç sistemlerinde yük tahmini talebini optimize etmek için YSA ve FL yöntemleri kullanılmıştır. Daha iyi bir görselleştirme modeli elde etmek için ilk ve son 200 saat YSA üzerinde çizildi ve her alandan saatlik tahminler eklenerek Türkiye için genel tahmini saatlik yük hesaplandı. 2017 yılı minimum ve maksimum okumaları 18851,35 MWh ve 47062,40 MWh, ortalama ve standart sapma okumaları ise 33102,19 Mwh ve 4968,67 MWh'dir. Sonuç olarak, bu modellerin karşılaştırılması, tümü farklı yük modelleri ve kökenleri olan yükü tahmin etmek için kullanıldı. Seriler yıl boyunca durağandır ve Ağustos ayı boyunca zirve yapar. 2017 ve 2018 için FL için MAPE değerleri sırasıyla 3.7986094 ve 5.28635983'tür ve bu çok iyidir ve yüksek doğru tahmin sonuçlarına düşer. FL'nin her iki yıl için YSA'dan daha iyi bir tahmin verdiği sonucuna varılabilir. Elektriksel tepe azaltma, enerji talebini yönetmek için herhangi bir planın hayati bir bileşenidir ve elektrik yükünün tahmini, enerji talebi yönetimi hedeflerini karşılamak için tepe yük talebi azaltmalarının planlanmasına yardımcı olur. FL'nin bize her iki yıl için YSA'dan daha iyi bir tahmin verdiği sonucuna varılabilir. Ev, enerji yönetimi araştırması, bu çalışmada önerilen yeni yük tahmin modellerinden faydalanacaktır.Doctoral Thesis Gelişen Kentlerde Ulaşım Koridorları Üzerindeki Açık Mekânların Kentsel Kamusal Alan Olarak Geliştirilmesine Yönelik Örnek Bir Çözümleme ve Yöntem Önerisi(2020) Bilge, Fülay Uysal; Önür, SelahattinBu çalışmanın temel amacı, gelişen kentlerin ulaşım koridorlarındaki yeni oluşumlarında kamusal yaşamın devam ettirilmesi ve yeni tasarlanacak bölgelerde kamusal mekân oluşumunun sağlanması için alanda incelemelere, problemlerin saptanmasına, potansiyellerin ortaya çıkarılmasına ve değerlendirmelere yönelik çözümleme ve çoklu yöntem önerisi geliştirmektir. Bu çalışma için ilgili oldukları düşünülen, insan-çevre-mekân ilişkilerine, kamusallık, kamusal yaşam, kamusal ve özel alan kavramlarına ilişkin teoriler ve bu kavramlara yönelik çalışmalar incelenmiş ve yaklaşımlar değerlendirilmiştir. Teorisyen ve mimarların kamusal alan kavramını kentsel mekânla nasıl ilişkilendirdikleri araştırılmış ve tartışılmıştır. Kentsel proje uygulamalarında kamusal mekân elde etmenin yurtdışı örnekleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Kavramsal ve kuramsal çerçeve ile oluşturulan bilgiler doğrultusunda, alan çalışmasında yapılan analizler için bundan sonra yapılacak benzer çalışmalarda da kullanılabilecek bir model önerisi oluşturulmuştur. Öneri modelin uygulanması için, insan-çevre-mekân araştırmalarında kullanılan farklı araştırma yöntemleri belirlenmiştir. Model ve yöntem çalışma alanı olarak seçilen Ankara-Eskişehir aksı Dumlupınar ulaşım koridorunda sınanarak, geliştirilmiştir. Alan çalışması yapılırken, çok boyutlu analiz yöntemleri kullanılmıştır. Analizler, anket çalışması sonucundaki kullanıcı verileri ile desteklenmiştir. Anket çalışması, kullanıcıların çalışma alanındaki kentsel mekân ile kurdukları ilişki, kullanımları ve algılarını derinlemesine incelemek ve ortaya çıkarmak için yapılmıştır. Çalışma alanında kamusal yaşamın sürdürülebilmesi ve kamusal alan oluşma potansiyelleri, yerinde ve belgeler üzerinde yapılan çalışmalarla ortaya çıkartılarak, mimari ve kentsel tasarım için yeni veriler oluşturulması sağlanmıştır. Üst ölçekte yapılan analizlerin yanında alt alanlara yönelik süreci belgelemek için arşiv araştırmaları yapılmıştır. Bu araştırmalar özel mülkiyetteki açık alanlarla, kamu mülkiyetindeki kamusal alanların bütünleşmesine yönelik potansiyellerin ortaya çıkartılmasını sağlamıştır. Çalışma, aynı zamanda farklı kentlerdeki ulaşım koridorları üzerinde bulunan yeni oluşumların sınanması ve çözümlenmesi için çoklu yöntem önerisi içermektedir. Bu önerilen yöntem mevcut durumu değerlendiren ve çözümler için nelerin olması gerektiğine dair bilgi veren bir yapı oluşturmaktadır. Gelişen kentlerde gözlemlenen ulaşım koridorlarının üzerinde kentselliğin gelişmesine yönelik bir yaklaşım ve yaşanabilir/yürünebilir kamusal açık mekânlar için örnek bir çalışma ve değerlendirme yöntemi sunulmaktadır.Doctoral Thesis Virginia Woolf'un Mrs. Dalloway (1925), Orlando (1928), The Waves (1931), Between The Acts (1941) Romanlarında Modernist Kendini İfade Etme ve Varoluşsal Anlatı Teknikleri ve Stratejileri: Psikanalitik Bir Çalışma(2022) Ibnıan, Khaled; Tekin, KuğuBu tez Virginia Woolf'un eserlerinde öncelikle soliloquy ve monologların nasıl kullanıldığını incelemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda tez özellikle kişinin kendi varlığı, çevresi ve hatta evren ile derinlikli bir iletişim kurabilmesinde kullanılan anlatı teknik ve stratejilerini tartışmaktadır. Woolf'un eserlerindeki bu derin vizyonlar ve deneyimler, metinlerin kapsamlı bir şekilde okunmasını sağlarken, alt anlamların ve çağrışımların etkilerini, tüm bunların yaşam felsefesi ve/veya gerçek benlik ve farkındalık ile ilgili olup olmadıklarını anlatmaktadır. Bu nedenle tez, yukarıda sözü geçen anlatı teknik ve stratejilerini Virginia Woolf'un dört romanında araştırmaktadır. Anahtar Kelimeler: Virginia Woolf, psikanalitik kuram, anlatı teknikleri, monolog, soliloquyDoctoral Thesis Yükseköğretim Kurumlarında Hizmet Kalitesinin Değerlendirilmesi(2023) Obaidi, Safa Qasim Mousa; Üner, Mehmet MithatYükseköğretim kurumları, öğrencilerin aldıkları hizmetlerle ilgili ne hissettiklerini bilerek gelişmek ve rekabet etmek için çalışırlar. Bu nedenle, öğrenciler yükseköğretim kurumlarının temel paydaşları olduklarından, bu kurumların öğrencilerin algı ve memnuniyetlerini değerlendirecek ve ölçecek bir hizmet kalitesi ölçüm aracına ihtiyacı vardır. Yüksek Öğrenim Kalite Ölçeği (HEISQUAL), yüksek öğretim kurumlarının öğrenci algısını araştırmaları için özel olarak tasarlanmıştır. Bu ölçek, üniversitenin teknik ve operasyonel yönlerine odaklanmaktadır. HEISQUAL ölçeği yedi boyut içerir: öğretmen profili, altyapı ve fakülteler, müfredat, işe alım kalitesi, emniyet ve güvenlik, öğrenci becerilerinin gelişimi ile yönetim ve destek personeli. Bu çalışmada HEISQUAL modeli, öğrencilerin algılarının çevrimiçi bir anket dağıtılarak toplandığı Ürdün Haşimi Krallığı'ndaki bazı üniversitelerde öğrencilerin algılarını ölçmek ve değerlendirmek için kullanıldı. Anket, kesinlikle katılıyorumdan kesinlikle katılmıyoruma doğru bir derecelendirme ölçeği olarak yedi noktada formüle edilmiştir. HEISQUAL boyutlarına ek olarak öğrencinin demografisini ölçmek için altmış altı soru içermektedir. Katılımcı sayısı Ürdün Haşimi Krallığı'ndaki devlet ve özel üniversitelerden 358 kız ve erkek öğrenciye ulaştı. Çalışma, algılarının öğrencinin eğitim alanına ve üniversitenin devlet mi yoksa özel mi olduğuna göre farklılık gösterip göstermediğini araştırmak için öğrencilerin üniversitenin operasyonel ve teknik yönleriyle ilgili memnuniyet derecesini inceledi. Sonuçlar, öğrencilerin altyapı ve tesisler boyutlarına ek olarak öğretmen profili, emniyet ve güvenlikten memnun olduklarını gösterirken, öğrencilerin müfredat ve istihdam kalitesi boyutlarından memnuniyetsizliklerini göstermiştir. Bu çalışma, öğrencilerin gereksinimleri konusunda farkındalık yaratmaya ve eğitim kurumlarındaki karar vericilerin ve planlayıcıların hizmet kalitesini iyileştirme konusunda çalışmalarını sağlamaya açık bir katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: hizmet kalitesi, HEISQUAL, öğrenci algısı, operasyonel yön, tekink yön.Doctoral Thesis Sarah Scott'ın A Description Of Millennium Hall, Florence Dixie'nin Gloriana; Or, The Revolution Of 1900 ve Fay Weldon'nın Darcy's Utopia Adlı Eserlerinde Ütopik Söylemin İncelenmesi(2017) Düzgün, Şebnem; Aras, GökşenSarah Scott'ın A Description of Millenium Hall (1762), Florence Dixie'nin Gloriana; Or, The Revolution of 1900 (1890) ve Fay Weldon'ın Darcy's Utopia (1990) adlı eserleri yönetici sınıfta bulunan erkeklerin gücünü ve imtiyazlarını meşrulaştıran ataerkil politikaları eleştirir. Sırasıyla on sekizinci yüzyıl ortasında, on dokuzuncu ve yirminci yüzyıl sonlarında etkili olan feminist akımlardan etkilenmiş olan Scott, Dixie ve Weldon, kadın başkahramanları aracılığıyla feminist ütopyalarında baskıcı ataerkil ideolojiye ve söyleme karşı çıkarlar. Cinsiyet ayrımcılığını sosyo-politik bir sorun olarak ele alan kadın kahramanlar, kadınların zihinsel ve fiziksel yönlerden daha aşağı bir konumda oldukları varsayımının din, eğitim ve evlilik gibi sosyal kurumlar tarafından dayatıldığını ileri sürerler. Ayrıca, kadınların ve ikincil toplumsal, ırksal ve dini sınıfların baskılanması arasında da benzerlik kurarlar. Tez, çoğunlukla Foucault'nun ve feministlerin söylemlerine gönderme yaparak Scott, Dixie ve Weldon'ın eserlerinde kadınların ezilmesi ve sömürülmesi konusunu tartışır ve toplumsal cinsiyet meselesinin farklı sosyo-tarihsel açılardan ele alınsa da başkahramanların, kadınların ezilmesinin ideolojik olduğunu ve kadınların sözde biyolojik, zihinsel veya ahlaki açıdan güçsüzlükleriyle ilgili olmadığını savunduklarını açıklamayı amaçlar. Ayrıca, kadınların ikincil konuma itilmesinin, gücün üst sınıf Hıristiyan beyaz erkeklerin ellerinde toplanmasını savunan ataerkil devlet tarafından yasallaştırıldığını iddia ettikleri ortaya konur. Tez, Scott, Dixie ve Weldon'ın kadın kahramanlarının, kadınların erkek egemenliğinden kurtarılması için ataerkil gücü pekiştiren geleneksel sosyal, ekonomik, politik, dini ve ahlaki ideolojilerin yeniden düzenlenmesi gerektiğini savundukları sonucuna varır.Doctoral Thesis Sinaptik Olarak Kuple Edilmiş Hodgkin-huxley Nöronlarının Geri Beslemeli Denetimi(2021) Zargoun, Abobakar; Doruk, Reşat ÖzgürBir çift özdeş Hodgkin-Huxley nöron modeli, bir boşluk kavşağı (elektriksel sinaps) vasıtasıyla kuple edilmektedir. Bu nöronlar, harici bir akım tarafından uyarılırlar. Sistem doğrusal olmayan bir elektrik devresi, sinaptik boşluk ise bir elektriksel iletkenlik olarak modellenmektedir. Sistemin tamamı doğrusal olmayan çok girişli, çok çıkışlı (MIMO) bir yapı olarak karşımıza çıkar. Çatallanma teorisini ve MATLAB tabanlı MATCONT adlı paket yazılım kullanılmak suretiyle çatallanmaya yol açan nöron parametrelerini izlenmekte olup söz konusu koşullar belirlenerek kayıt altına alınmaktadır. Bu çalışmada küple edilmiş Hodgkin-Huxley modelinin parametreler, ve sinaptik iletkenliğin seçilen farklı değerleri için ayrı ayrı incelemeler yapılmıştır. Sinaptik iletkenliğin ve nöronların parametrelerinin değişik değerleri için çatallanmalar MATCONT kullanılarak incelenmiştir. Daha sonra, çatallanma olgusundan kaynaklı olduğu zar potansiyeli salınımlarını söndürmek için ikinci dereceden arındırma süzgeci tabanlı denetleyiciler kullanılmıştır. Bu denetleyici mevcut çatallanmaları kontrollü elektrik akımı uygulayarak denetim altına almaktadır. Döngünün tamamlanabilmesi için süzgeç çıkışının bir kazanç ile işlenmesi gerekmektedir. Bunun için izdüşümsel denetim yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem tam durum geri beslemeli doğrusal karesel denetleyiciyi (LQR) süzgeç çıkışından geri besleme yaparak yaklaşık olarak elde etmeyi hedefler. Arındırma süzgeçleri yalnızca zar potansiyellerini işler ve izdüşümsel denetim süzgeç çıkışını bir kazanç yoluyla nörona bir akım enjeksiyonu olarak uygulanmasını sağlar.Doctoral Thesis Bağlam-farkında Uyarlamalı Yazılım Sistemlerinde Göz-hareketi Verisi ile Gözlemleme: Endoskopik-nöroşirurji Eğitim Programları için Bir Durum Çalışması(2017) Dalveren, Gonca Gökçe Menekşe; Dalveren, Gonca Gökçe Menekşe; Çağıltay, Nergiz; Dalveren, Gonca Gökçe Menekşe; Çağıltay, Nergiz; Çağıltay, Nergiz; Software Engineering; Information Systems Engineering; Software Engineering; Information Systems EngineeringGünümüzde modern yazılımlar, ortamdaki sürekli değişimlerle uyumlu olmaları gerektiğinden dolayı çok karmaşık hale gelmektedir. Çevreyle ilgili olguları izleyebilmek ve çevredeki değişikliklerin olası sonuçlarını daha iyi anlayabilmek için toplanan verileri analiz etme yeteneği aracılığıyla otonomik davranışları desteklemeleri gerekmektedir. Başka bir deyişle, bağlam-farkında uyarlamalı yazılım sistemi (BFYUS), çalışma ortamındaki bu değişikliklere cevaben kendisini çalışma zamanında ayarlamayı amaçlamaktadır. Bağlam, son kullanıcı, programlama, birincil özellikler (ör. kimlik, yer ve zaman) ve fiziksel koşullar gibi yazılım sistemi tarafından gözlemlenen herhangi bir şey olarak tanımlanır. Bu nedenle BFYUS mimarisi, geniş bir veri yelpazesini izleyerek farklı amaçlar için çeşitli seviyelerde uygulanabilir. Bununla birlikte, şu anda bu sistemlerin uyguladığı adaptasyonun seviyesini ve kapsamını gösteren hiçbir kavramsal çerçeve yoktur. Bu çalışmada, öncelikle BFYUS'ın ana boyutlarını daha iyi anlamak için ilgili literatür incelenmiştir. Daha sonra, belirli bir BFYUS tarafından gerçekleştirilen adaptasyonun seviyesine ve kapsamına daha iyi hitap edebilmek için kavramsal bir çerçeve önerilmektedir. Önerilen çerçeve üç boyuta sahiptir: adaptasyon bağlamının tanımı, uyarlanması planlanan olayın tanımı ve nihayetinde adaptasyonun nasıl gerçekleştirileceğini gösteren plan. Ek olarak, önerilen kavramsal çerçeve aracılığıyla endo-nöroşirurji eğitim programları için bir durum çalışması yürütülmüştür. Sonuçlar, cerrahların göz hareket olaylarını izleyerek, yetenek seviyelerinin yüksek hassasiyetle (%91.3) tahmin edilebileceğini göstermiştir. Buna göre, bu özel durum için, cerrahların göz hareketi olaylarıyla, içeriğin cerrahların davranışlarına göre uyarlanabileceği görülmüştür. Örneğin, beceri düzeylerini düzenli olarak ölçerek ve öğrencilerin göz hareket olaylarıyla her bir senaryonun zorluk seviyelerini değerlendirerek, müfredattaki bilgisayar tabanlı simülasyon senaryolarının düzeni, farklı el koşullarındaki kullanıcı beceri seviyelerine ve davranışlarına göre uyarlanabilir. Bu, her stajyer için beceri ve bilgiye dinamik olarak adapte edilmiş özel bir müfredat oluşturulmasına yardımcı olacaktır. Bu çalışmanın iki ana katkısı vardır. İlk olarak, BFYUS'ın kapsam ve seviyesini değerlendirmek için kullanılabilecek bir kavramsal model önermektedir. Bu bilgi araştırmacılara ve geliştiricilere BFYUS'ı daha iyi değerlendirip karşılaştırmalarına yardımcı olabilir. Bu tez çalışmasının ikinci katkısı önerilen modelin endo-nöroşirürji alanına uygulanmasıdır. Endo-nöroşirurji alanındaki eğitim programları çeşitli problemlere sahiptir. Bu programların asıl problemi, beceri temelli eğitim fırsatlarıdır. Eğitim ve beceri gelişiminin ameliyathanede sağlanması gerektiğinden dolayı, bu eğitim programlarının, hastaların bakış açısından etik hususlar, sınırlı zaman ve hasta güvenliği riski gibi pek çok dezavantajı vardır. Şu anda, cerrahi eğitim programları için pek fazla alternatif eğitim olanağı bulunmamaktadır. Bu programlarda beceri geliştirme çok kritik olduğu için, bireysel beceri temelli eğitim olanakları gerekmektedir. Cerrahi eğitim programlarını desteklemek için bilgisayar tabanlı simülasyonlara örnekler olsa bile, müfredata entegre modeller sınırlıdır. Ek olarak, özellikle endo-nöroşirurji eğitim programlarında cerrahi eğitim için BFYUS'ın herhangi bir öğretim modeli yoktur. Doğası gereği, BFYUS yaklaşımının endo-nöroşirurji eğitim programlarına çeşitli avantajlar sağlayabileceğine inanıyoruz. Bununla birlikte, endo-nöroşirurji eğitim programları için BFYUS oluşturma süreci çok karmaşıktır, bu tez çalışmasında bir BFYUS kavramsal modeli önerilmektedir. Bu tez çalışmasının bulguları, endo-nöroşirurji eğitim programları için daha iyi BFYUS oluşturmak üzere gelecekteki çalışmalara yardımcı olmak ve bu sistemleri mevcut eğitim programlarına daha iyi entegre etmek amacıyla hazırlanmıştır.

