69 results
Search Results
Now showing 1 - 10 of 69
Article Terör Örgütleriyle Mücadele Aracı Olarak İnsansız Hava Araçlarının Kullanılması(2018) Arsava, Ayşe FüsunDevlet dışı aktörlerle silahlı çatışmalarda günümüzde insansız hava araçları kullanılmaktadır. Uluslararası niteliği olmayan silahlı çatışmalarda insansız hava araçlarının kullanılması ülkesinde saldırının gerçekleştiği devletlerin egemenliği bakımından ve özellikle sivillerin korunması bakımından ciddi sonuçlardoğurmaktadır.Makalede bu çerçevede doğan Uluslararası Hukuku sorunları ve operasyonların hukuki dayanağı tartışılmaktadırArticle Aihk'nun Konvansiyon Alanı Dışında Uygulanması Kriterleri ve Bu Çerçevede Doğan Uluslararası Sorumluluk(2011) Arsava, Ayşe Füsun-Article Self-determinasyon Hakkı ve Kosova(2009) Arsava, Ayşe FüsunSelf-determinasyon hakkı diğer bir tabirle kendi mukadderatını tayin hakkı (SDR) uluslararası hukukta dinamitlerle yüklü bir kavram olarak nitelendirilmektedir. SDR Birinci Dünya Savaşı’nın nedenini oluşturduğu gibi, günümüzde de bağımsızlık hareketlerinin, diğer taraftan da mevcut devletlerdeki farklı etnik grupların taleplerinin dayanağını oluşturmaktadır. Makalede ağırlıklı olarak uluslararası hukukun temel ilkesi olan “devletlerin toprak bütünlüğü” ilkesi ile SDR’nin ne şekilde bağdaştırıldığı Kosova örneğinde ele alınarak değerlendirilmiştir.Review Ab Üyeliği Sürecinde Türkiye'nin Kıbrıs Politikalarının Kırılma Noktaları(2011) Arsava, Ayşe FüsunKıbrıs siyasi sorununun çözümünde günümüzde paralel olarak iki stratejinin uygulandığı görülmektedir. Bunlardan birincisi Kıbrıs siyasi sorununun Türkiye-AB müzakere sürecinde âdeta bir “Kıbrıs kriteri” olarak ele alınarak çözülmesidir. Diğeri ise Kıbrıs-Türk ve Kıbrıs-Rum yönetimi arasında yapılan müzakerelerle Kıbrıs siyasi sorununun çözülmesidir. Türkiye-AB müzakere sürecinin uzun bir süre gerektirmesi ve bu sürecin akıbetinin belli olmaması nedeniyle sorunun çözümünde ikinci stratejiye a ırlık verilerek yol alınmaya çalışıldığı görülmektedir. Bu stratejinin uygulanması Kıbrıs Türklerine kendi kaderlerine sahip çıkma anlamında önemli bir sorumluluk getirmesinin yanı sıra Türkiye’nin de AB ile ilişkilerinde Kıbrıs siyasi sorununun Türkiye’nin temel dış politika stratejilerine, özellikle Garanti Anlaşması’ndan doğan haklarına uygun olarak çözümünü gözetme sorumluluğu getirmektedir.Article ULUSLARARASI MEDENİ ve SİYASİ HAKLAR SÖZLEŞMESİ’nin ve AVRUPA İNSAN HAK ve ÖZGÜRLÜKLERİ SÖZLEŞMESİ’nin EXTRATERRITORIAL UYGULANMASI(2020) Arsava, Ayşe FüsunUluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ve Avrupa İnsan Hak ve Özgürlükleri Sözleşmesi insan haklarının korunması bakımından en önemli sözleşmeler olarak kabul edilmektedir. Sözleşmelerin lâfzına göre sözleşmelerin korunmasından istifade etmenin önkoşulu sözleşme tarafı devletlerin egemenlik yetkilerine tabi olmaktır. Devletler ancak günümüzde kendi egemenlik alanları dışında da tasarrufta bulunmaktadır. Devletlerin egemenlik alanları dışındaki tasarruflarının yol açtığı insan hakları ihlâllerinden sorumlu tutulma kriterleri Uluslararası Adalet Divanı’nın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve BM İnsan Hakları Komitesi’nin kararlarında ve görüşlerinde yer almaktadır. Makalede söz konusu kriterler eleştirisel bir yaklaşımla değerlendirilmektedir.Article AB Hukukunda Temel Hakların Geçerlilik Dayanağı(2025) Arsava, Ayse FusunAB Temel Haklar Şartı’nın Lizbon anlaşmasının bir parçası olarak yürürlüğe girmesinden itibaren AB’de temel hak koruması pozitif hukuk teşkil eden AB Temel Haklar Şartı’na istinat etmektedir. Ancak ABAD içtihatları temel hakların AB Hukukunda genel hukuk prensibi olarak geçerliliği tartışmasının henüz tam olarak sonlanmadığını ortaya koymaktadır. ABAD kararlarında AB Temel Haklar Şartı’nın yürürlüğe girmesi ile beraber temel hak koruması her ne kadar ilk sırada AB Temel Haklar Şartı’na istinat ettiriliyorsa da, kimi ABAD kararlarında halâ subsidier nitelikli (ikame edilebilir) genel hukuk prensibine istinat edildiği görülmektedir. Makalede öncelikle temel hakların AB Hukukunda genel hukuk prensibi olarak geçerliliği ve AB Temel Haklar Şartı’nda pozitif hukukta temini ele alınmakta, ardından AB Hukukunda temel hak teminatında genel hukuk prensipleri yanı sıra AB Temel Haklar Şartı’nın geçerlilik dayanağı teşkil etmesi tartışmasının Divan içtihadına yaptığı etkiye ışık tutulmaktadır,Article Uluslararası Hukuk ve Bm Teşkilatındaki Değişimler(2015) Arsava, Ayşe FüsunUluslararası hukuk tarafından düzenlenen alanlar arttıkça uluslararası hukukun parçalanması (fragmentation) bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Birbirine ters düşen çıkarların ve konuların uluslararası hukuk tarafından düzenlenmesi ancak bu şekilde mümkün olabilmektedir. Bu çerçevede genel uluslararası hukuk düzenlemelerinden kaçış yerine belli alanlarda bölgesel düzenlemelere yönelişten söz edilmektedir. Bu durum BM örgütünün ve kurumsal yapısının değişimi tartışmalarını gündeme getirmektedir. Makale uluslararası hukukun bütünleştirilesi ve parçalanması arasındaki gerilime ve yeni gelişimlere ışık tutmak amacıyla hazırlanmıştır.Article Avrupa Birliği Birincil Hukukunda Azınlıkların Korunmasının Hukuki Dayanağı(2010) Arsava, Ayşe FüsunAzınlıkların korunması konusunda Avrupa Birliği (AB) birincil hukukunda başlan¬gıçta söz konusu olan boşluğun içtihat hukuku ve günümüzde Lizbon Sözleşmesi ile doldurulmaya çalışıldığı görülmektedir. Azınlıkların korunmasına ilişkin AB mükte- sebatının şekillenmesinde AİHK'nın yanısıra Avrupa Konseyi Ulusal Azınlıklar Çerçeve sözleşmesi, üye devletlerin ortak anayasal gelenekleri ve AB Temel \"Hakları Şartı rol oynamaktadır. Azınlıkların korunması, AB müktesebatında bir anayasa prensibi olarak kabul edildiği nispette AB kurumsal yapısında ihdas edilen tasarruf¬lara ve üye devletlerin AB müktesebatını icrasına esas olmakta ve AB 'ye aday dev¬letler bakımından da yerine getirilmesi gereken siyasi kriterler arasında değerlendi¬rilmektedir.Review Egemenlik ve koruma sorumluluğu(2011) Arsava, Ayşe Füsunİnsan Haklarının uluslararasılaştırılması sürecinde uluslararası kuru- luşlara, özellikle BM’e önemli bir rol düşmektedir. BM anlaşmasını 2.madde,7.bendi açıkça üye devletlerin iç işlerine karışma yasağı getirirken, BM Gü- venlik Konseyi’nin VII.Bölüm çerçevesinde sahip olduğu hakları bu düzenle- meden istisna etmiştir. Bu süreçte koruma sorumluluğu yaklaşımı ile yeni biraşamanın başladığı kabul edilmektedir. Kavramın içeriğinin ortaya koyduğuüzere devletler vatandaşlarına önlenebilir felaketlerden koruma bakımındanöncelikli olarak sorumludur.Ancak devletlerin bu görevi yerine getireme- mesi, yerine getirmek istememesi durumunda uluslararası camianın sorum- luluğu gündeme gelecektir.Devletlerin bir kısmı bunun yeni bir müdahaleteşkil edeceği düşüncesindedir.Günümüzde hiçbir pozitif Devletler Hukukunormunda koruma sorumluğu yer almamaktadır.Koruma sorumluluğununhukuken bağlayıcılık kazanabilmesi için içeriğinin daha açık somutlaştırıl- ması gerekmektedir.Article Uluslararası İlişkilerin Kurumsallaşması(2022) Arsava, Ayşe FüsunUluslararası Hukukun dinamik karakteri Uluslararası Hukukun dayanağı olan devletlerin egemenliği prensibine ilişkin yaklaşımlarda ortaya çıkmaktadır. Günümüzde Vestfalya Konferansında ortaya çıkan mutlak egemenlik yaklaşımından sınırlı egemenlik yaklaşımına doğru bir değişim görülmektedir. Egemenlik prensibinde görülen bu değişim Uluslararası Hukukun düzenleme konularının artmasının, uluslararası ilişkilerin kurumsallaşmasının, diğer bir ifade ile ulusal yetki alanının kurumsal ilişkilerle daralmasının bir sonucudur. Mutlak egemenlik iddiaları ve sınırlı egemenlik yaklaşımını bağdaştırma bağlamında BM’e, onun uzman kuruluşlarına ve bölgesel örgütlere önemli sorumluluk düşmektedir.

