Kendi Dönemi İçerisinde Mehmet Siyah Kalem’in Sanatsal Özgünlüğü

Araştırma Projeleri

Dergi Sayısı

Yükleniyor...

Özet

Kendi dönemi ve yaşadığı coğrafya içerisinde özgünlüğü ile öne çıkan Mehmet Siyah Kalem’in 14. ve 15. Yüzyıllar arasında çeşitli tarihsel ve kültürel zenginliklere ev sahibi olan tarihi İpek Yolu’nun ana kavşaklarından biri olan Türkistan’da yaşadığı ve Türk olduğu düşüncesi kabul görmektedir. Birçok bilinmezi bir arada bulunduran Mehmet Siyah Kalem’in resimlerinde farklı halklardan ve farklı statüden insanlar ve doğaüstü varlıklar betimlenmiştir. Resimlerini kendine özgü farklı bir üslup ve içsel bir dürtü ile yorumlayan sanatçı, ayrıca sözlü kültürün bir yansıması olarak masalsı, esrarengiz bir dünyayı da ifadelendirmiştir. Orta Asya kültür ortamı içerisinde gerçekçi duruşu ile dikkat çeken bu özgün resimler, araştırmanın kapsamı içinde ele alınan örnekler ışığında kompozisyon anlayışı, kullanılan renkler ve üç boyutluluğu oluşturuş biçimi ile incelenmiştir. Sanatçının yaşadığı ve eserlerini oluşturduğu dönem Batı kültür tarihinde Orta Çağ ve Yeni Çağın sınırları içinde yer almaktadır. Bu dönemde coğrafi keşiflerin gerçekleşmesi ve hümanizm kavramının ortaya çıkması sonucunda Rönesans dönemi başlamış, resim sanatında anatomiye ve perspektife özen gösterilirken, katı kurallardan çıkılarak gözlemlere dayalı, gerçekçi bir anlayışla işlenebilmesinin yolu açılmıştır. Eldeki bulgular ve karşılaştırmalar ışığında Mehmet Siyah Kalem’in bölgedeki yaşamı tasvir eden resimlerindeki gözleme dayalı üslubu ile Rönesans’ın ifade anlayışına yakın durduğu; özellikle insan ve hayvan doğasına ait konuları kendi coğrafyasında gerçekçi gözle işlediği, Batı Rönesansının idealize edilmiş ifade biçimlerinden farklı bir anlayışla, insani duygu ve düşüncelerin beden diline ve yüz ifadelerine yansıtıldığı da görülmektedir. Araştırma kapsamında ele alınan bu yönleri ile Mehmet Siyah Kalem’in Rönesans sanatının gerçekçi yaklaşımını, idealize etme arayışına girmeksizin kendi üslubuyla ifade edebilmiş ender özgünlükteki sanatçılardan biri olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu özel sanatçının göçebe hayatını konu alan resimlerini inceleyerek sanatını ve bakış açısını tanımak ve değerlendirip gelecek kuşaklara aktarmanın kültürel sürdürülebilirlik açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Bilindiği gibi kültürel sürdürülebilirliğin temelinde incelenen kültür varlığının bulunduğu coğrafya, yüzyıl ve eserin içeriği hakkında inceleme yapıp tanımak, anlamak, tanımlamak, korumak ve yaşatmak ilkeleri yatmaktadır.

Açıklama

Kurum Yazarı Profilleri

Anahtar kelimeler

Political Science

Bilim Dalları

06 humanities and the arts, 0604 arts

Alıntı

WoS Q

Scopus Q

Cilt

34

Sayı

34

Başlangıç Sayfası

218

Bitiş Sayfası

232

Koleksiyonlar

Yükleniyor...
Yükleniyor...
Yükleniyor...