Özen, Hayriye

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Ozen, Hayriye
Hayriye, Özen
Hayriye, Ozen
H.,Özen
Ö.,Hayriye
O.,Hayriye
Ozen,H.
Özen,H.
Özen, Hayriye
H., Ozen
O., Hayriye
H.,Ozen
Job Title
Doçent Doktor
Email Address
Main Affiliation
Department of Public Administration and Political Science
Status
Former Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

2

ZERO HUNGER
ZERO HUNGER Logo

0

Research Products

14

LIFE BELOW WATER
LIFE BELOW WATER Logo

0

Research Products

17

PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS Logo

2

Research Products

5

GENDER EQUALITY
GENDER EQUALITY Logo

1

Research Products

16

PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS Logo

1

Research Products

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

1

Research Products

4

QUALITY EDUCATION
QUALITY EDUCATION Logo

0

Research Products

6

CLEAN WATER AND SANITATION
CLEAN WATER AND SANITATION Logo

0

Research Products

7

AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY Logo

2

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

1

Research Products

11

SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES Logo

0

Research Products

9

INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE Logo

0

Research Products

1

NO POVERTY
NO POVERTY Logo

0

Research Products

3

GOOD HEALTH AND WELL-BEING
GOOD HEALTH AND WELL-BEING Logo

0

Research Products

12

RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION Logo

0

Research Products

13

CLIMATE ACTION
CLIMATE ACTION Logo

0

Research Products

15

LIFE ON LAND
LIFE ON LAND Logo

0

Research Products
This researcher does not have a Scopus ID.
This researcher does not have a WoS ID.
Scholarly Output

22

Articles

15

Views / Downloads

3/0

Supervised MSc Theses

7

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

163

Scopus Citation Count

183

WoS h-index

6

Scopus h-index

7

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

7.41

Scopus Citations per Publication

8.32

Open Access Source

4

Supervised Theses

7

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Alternatif Politika1
Amme Idaresi Dergisi1
Amme İdaresi Dergisi1
Ankara Üniversitesi SBF Dergisi1
Current Sociology1
Current Page: 1 / 3

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 22
  • Article
    YERELLİK-POPÜLERLİK EKSENİNDE TÜRKİYE’DE ÇEVRE MÜCADELELERİ
    (2018) Özen, Hayriye
    Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son yıllarda çevre mücadelelerinde dikkate değer bir artış yaşandı. 1990’ların hemen başından itibaren doğmaya başlayan ve altın madenciliği, hidroelektrik santraller, termik santraller ve nükleer santraller gibi projelere olumsuz çevresel etkileri nedeniyle karşı çıkan bu mücadeleler, 2000’li yıllarda belirgin bir ivme kazanarak ülkenin hemen tüm bölgelerine yayıldılar. Bu makale Doğu Karadeniz bölgesinde HES projelerine karşı ve Ege ve Güney Marmara bölgelerinde altın madenciliği projelerine karşı 2000’li yıllarda doğan protesto hareketlerine odaklanarak şu soruya yanıt arıyor: HES ve altın madenciliğine karşı yerelde doğan çeşitli protesto hareketleri bölgesel veya ulusal ölçekte etkili olabilecek kolektif bir siyasal özneye ya da, diğer bir deyişle, karşı-hegemonik bir popüler harekete dönüşme potansiyeline ne ölçüde sahip oldular? Bu soruya cevaben hem altın madenciliği hem de HES karşıtı mücadelelerin, yerelliği aşan bir karaktere bürünmelerine karşın popüler hareketlere dönüşemedikleri tartışılıyor. Her iki mücadele de, yereldeki altın madenciliği ve HES projelerine karşıtlığın ötesine geçen bir söylem inşa ettiler ve yerelin yanı sıra yerelin dışından da çeşitli toplumsal grupları harekete geçirdiler. Bununla birlikte, her iki mücadele de harekete geçirdiği heterojen grupları kolektif bir kimlik etrafında bütünleştirerek ulusal ölçekte etkili olabilecek popüler bir siyasal özneye dönüşemedi. Çalışmada söz konusu mücadelelerin kolektif bir kimlik inşa edememesinin nedenlerine ilişkin olarak dört faktörün öne çıktığı ileri sürülüyor: yerelliğin süregiden baskısı; parlamenter temsiliyetin eksikliği, protestocuların mevcut kimlik ve aidiyetlerinin hakimiyeti; ve, iktidar blokunun protesto hareketlerini yönetmek ve kontrol etmek üzere geliştirdiği dil ve pratikler. Çalışma, yerellik ile popülerlik arasında bir nitelik kazanan çevre mücadelelerinin oldukça önemli kazanımlarına rağmen, neoliberal rasyonaliteyle şekillendirilen kamu politikalarının içerdiği çevresel tehditler karşısında güçlü bir itiraza dönüşemediklerine işaret ederek sonlanıyor.
  • Review
    Moral Movements and Foreign Policy
    (San Diego State Univ, 2011) Ozen, Hayriye
    [No Abstract Available]
  • Article
    Citation - WoS: 38
    Citation - Scopus: 43
    An Unfinished Grassroots Populism: the Gezi Park Protests in Turkey and Their Aftermath
    (Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2015) Ozen, Hayriye
    Focusing on the Gezi protests, this study addresses two questions: How did a particular struggle against the demolition of a park spontaneously turn into nationwide mass protests? And why was this mobilisation unable to transform itself into a popular counter-hegemonic movement? Drawing on the Laclauian concept of populism, I demonstrate that Gezi mobilised various groups by turning into a symbol of the repressive responses of the hegemonic power to various social demands. This popular mobilisation could not go beyond a conjunctural experience due to its inability to unify heterogeneous protesters and to respond effectively to the counter-strategies of the hegemonic power.
  • Article
    Toplumsal Hareketlerin 'siyasal' Rolü: Rasyonalist Yaklaşımların Eleştirel Bir Değerlendirmesi
    (2013) Özen, Hayriye
    Toplumsal hareketler yazınında son yıllarda hâkim bir konum edinerek pek çok toplumsal hareket analizine yön veren rasyonalist yaklaşımlar, toplumsal hareketlerin mevcut toplumsal yapıları nasıl değiştirdiği veya değiştirebileceği konusunda dikkate değer bir suskunluk sergilerler. Bu çalışma rasyonalist yaklaşımların bu suskunluğunun toplumsal hareketlerin ‘siyasal’ rollerini kavramsallaştıramamaları ile ilgili olduğunu tartışıyor. Çalışmada öncelikle, çağdaş siyasi düşüncede toplumsalı değiştirip dönüştüren moment ile kurumsallaşmış siyasi pratikler arasında kavramsal bir ayrım yapmak üzere Claude Lefort, Chantal Mouffe ve Ernesto Laclau tarafından kullanılan ‘siyasal’ ve ‘siyaset’ kavramları ile Jacques Ranciére tarafından kullanılan ‘siyaset’ ve ‘polis’ kavramları ele alınmaktadır. Rasyonalist toplumsal hareket yaklaşımlarının bu ayrım ekseninde incelendiği ikinci bölümde ise bu yaklaşımların toplumsal hareketleri tamamen kurumsal siyasetin alanına hapsederek siyasal rollerini göz ardı ettikleri ve böylece toplumsal yapıları nasıl değiştirip dönüştüreceklerini kavramsallaştırmakta oldukça yetersiz kaldıkları gösterilmektedir. Çalışma rasyonalist yaklaşımların bu yetersizliğinin çeşitli analitik sorunlar doğurmanın yanı sıra önemli siyasi sonuçları olduğuna da dikkat çekerek sonlanmaktadır.
  • Article
    Kamu Siyasaları ve Toplumsal Hareketler: Türkiye'de Protesto Hareketlerinin Madencilik Siyasasına Etkileri
    (2010) Özen, Hayriye; Özen, Şükrü
    Bu çalışmada, toplumsal hareketlerin kamu siyasalarının oluşumundaki rolünü daha iyi anlayabilmek için, toplumsal hareketler ve kamu siyasası çalışma alanlarının birbirlerine yardımcı olabilecekleri önerilmektedir. Bu öneriyi örneklendirmek amacıyla çalışmada, her iki çalışma alanından da yararlanılarak Türkiye 'de altın madenciliği alanındaki yapıya muhalefet eden İzmir-Bergama, Uşak-Eşme, İzmir-Efemçukuru ve Çanakkale-Balıkesir yörelerinde doğan protesto hareketlerinin, 1985 yılından bu yana uygulanan madencilik alanındaki siyasayı nasıl ve ne derece etkilediği incelenmektedir. Bu inceleme sonuçları; merkezi siyasa oluşturma geleneğinin, toplumsal hareketlerin siyasa sürecinin hangi aşamasında doğacağını ve ne tür taktikler izleyeceğini, etkilediğini göstermektedir. Ayrıca, neo-liberal politikalar izleyen hükümetlerin büyük sermaye gruplarıyla birlikte oluşturduğu savunma koalisyonunun, izlenen siyasayı pekiştirmek amacıyla toplumsal hareketleri bastırmaya yönelik bir tutum benimseyeceğini ve bu tutumun siyasaya yönelik muhalefeti, yeni protesto hareketlerinin doğmasına yol açarak, daha da büyüteceğini göstermektedir.
  • Article
    Citation - WoS: 11
    Citation - Scopus: 16
    Overcoming Environmental Challenges by Antagonizing Environmental Protesters: the Turkish Government Discourse Against Anti-Hydroelectric Power Plants Movements
    (Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2014) Ozen, Hayriye
    Due to the growing public importance of environmental concerns in the contemporary world, governments that prioritize economic interests over environmental concerns may try to counter environmental challenges not by openly declaring that they do not want to consider environmental demands, but by attempting to antagonize the protesters who voice such demands. This essay explores such a governmental response by analyzing the discourse articulated by the Turkish Government against movements that oppose the construction of hydroelectric power plants (HEPPs) on environmental grounds. In particular, the analysis focuses on how HEPPs, environmental claims and demands of movements, and environmental protesters are represented within the pro-HEPP discourse, and in what ways these representations appeal to popular perceptions. It is demonstrated that the discourse of the government attempts to counter the challenges of protesters by establishing an antagonist relation between the protesters and society by representing HEPPs as crucial for the economic development and, therefore, as compatible with the interests of society as a whole. Moreover, it also attempts to achieve this through portraying the protesters as criminals and terrorists who block the economic development of the country and pose significant threats to the commonwealth, not for legitimate environmental concerns but for some dubious motives and incentives. It is concluded that, with this approach, the government has managed to gain popular consent not only for the construction of HEPPs, but also for the repression of such movements.
  • Article
    Citation - WoS: 6
    Citation - Scopus: 4
    Latent Dynamics of Movement Formation: the Kurdish Case in Turkey (1940s-1960s)
    (Sage Publications Ltd, 2015) Ozen, Hayriye
    The attention of social movement studies has so far tended to focus on visible phases of movements, neglecting latent ones. This study argues that invisible mobilizations may be critical in preparing the groundwork of public mobilizations, particularly in authoritarian contexts. Using a process-oriented constructivist account of mobilization which incorporates insights from resistance studies, this article analyzes the Kurdish case in Turkey in the authoritarian 1940s and semi-authoritarian 1950s. Based on in-depth interviews, memoirs, newspaper reports, and official documents, it is demonstrated that a latent Kurdish dissent emerged in this period through the constitution of a sense of shared grievance and common identity both in hidden ways within the submerged networks of Kurdish students and professionals, and in public and visible, yet disguised, ways. Incubating the movement out of the gaze of the authorities within the authoritarian context, this latent dissent formed the groundwork of public acts of defiance and mobilization which emerged towards the end of the 1950s as the political changes encouraged Kurdish dissenters to publicly declare their opposition, and expanded in the more liberal context of the 1960s. Resume Les etudes des mouvements sociaux ont eu tendance jusqu'a present a privilegier les phases visibles de ces mouvements, negligeant les stades latents. Cette etude soutient que les mobilisations invisibles peuvent etre essentielles pour preparer le terrain des mobilisations publiques, en particulier dans un contexte autoritaire. En s'appuyant sur une interpretation constructiviste, axee sur le processus de mobilisation et reunissant des idees tirees des etudes des mouvements de resistance, cet article analyse le cas kurde dans la Turquie autoritaire des annees quarante et semi-autoritaire des annees cinquante. Fonde sur des entretiens approfondis, des biographies, des articles de journaux et des documents officiels, ce travail met en evidence l'apparition au cours de cette periode d'une dissidence kurde latente grace a la constitution d'un sentiment partage de mecontentement et d'identite commune au sein des reseaux secrets des etudiants et professionnels kurdes, de facon a la fois invisible et publique, mais dissimulee. Couvant a l'abri des regards des gouvernements autoritaires, cette dissidence latente a pose les bases des manifestations publiques de defiance et de mobilisation qui sont apparues a la fin des annees cinquante a l'occasion des changements politiques ayant encourage les dissidents kurdes a declarer publiquement leur opposition et favorise les mouvements sociaux dans le contexte plus liberal des annees soixante. Resumen La atencion de los estudios sobre movimientos sociales hasta ahora ha tendido a centrarse en las fases visibles de los movimientos, dejando de lado los latentes. Este estudio sostiene que las movilizaciones invisibles pueden ser centrales para la preparacion de las bases de movilizaciones publicas, en particular en contextos autoritarios. A partir de un relato constructivista orientado a los procesos de movilizacion que incorpora perspectivas de estudios de resistencia, este trabajo analiza el caso kurdo en Turquia en la decada autoritaria de 1940 y semi-autoritaria de 1950. Sobre la base de entrevistas en profundidad, memorias, informes de prensa y documentos oficiales, se demuestra que una disidencia kurda latente surgio en este periodo a traves de la constitucion de un sentimiento de agravio compartida y de identidad comun tanto en formas ocultas dentro de las redes sumergidas de estudiantes y profesionales kurdos, asi como de maneras publicos y visibles, aunque disfrazadas. Incubando el movimiento fuera de la mirada de las autoridades en el contexto autoritario, esta disidencia latente formo las bases del acto publico de rebeldia y movilizacion que surgio a finales de la decada de 1950 como los cambios politicos alentados disidentes kurdos para declarar publicamente su oposicion, y ampliado en el contexto mas liberal de la decada de 1960.
  • Master Thesis
    Türkiye'de İslamcı Hareket: Gelişimi, İlişkileri, Ayrılıkları ve Dönüşümü
    (2011) Uzun, Necmi; Özen, Hayriye
    Türkiye'de İslamcılık düşüncesi, Osmanlı Devleti'nin Batı'nın gerisinde kalması ve yanlış Batılılaşma yapıldığı gerekçesiyle devleti kurtarmak adına bir grup İslamcı aydın tarafından geliştirilmiştir. Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla onun mirası üzerinde kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu kadroları devleti laik esaslar üzerine kurduklarından dini kamusal alandan çıkarmışlardır. Bu kadrolar, laik reformları gerçekleştirmek için İslamcıların muhalefetini önlemek amacıyla sert yasal tedbirler almışlar, dini yaşam biçimlerine ve dini sembollere yasaklar getirmişler ve topluma milli bir din dayatmışlardır. Buna karşılık İslamcılar, bu uygulamalara yerel düzeyde karşılık vermişler ancak başarılı olamamışlardır.1924-1950 arası dönemde hemen tüm dini yaşam alanları kısıtlandığından İslamcı aktörler geri çekilmişler ve informal yollarla özellikle dini eğitim ve kültürel alanda gizli faaliyetlerde bulunmuşlardır. Bu dönemde özellikle Nurculuk ve Süleymancılık hareketleri halk tabanında karşılık bularak cemaat oluşumu sürecini başlatmışlardır. Türkiye'nin 1945'ten itibaren çok partili sisteme geçmesiyle oluşan nisbi özgürlük ortamından yararlanan İslamcı aktörler, faaliyetlerini artırarak güçlenmeye başlamışlardır. Gazete ve dergilerle başlayan bu süreç, 1960'ların sonlarından itibaren müstakil bir İslamcı partinin kurulmasıyla siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel alanda yaygınlaşmıştır.İslamcılık, 1950'den sonra uluslar arası İslamcı hareketlerden de etkilenerek, çeşitlenmiş ve güçlenmiştir. Siyasal İslamcılığın çekim merkezi oluşturduğu bu süreçte cemaat ve tarikat ağları ile radikal İslamcılık arasında geniş bir düzleme oturan İslamcı aktörler hem sistemle hem de kendi aralarında uzlaşma ve çatışmalar yaşamışlardır. İslamcı hareketi, ideolojik merkezinin en büyük tehlikesi olarak gören Kemalist'ler ise onu durdurmak için birçok kez hukuksuz yollara başvurmuşlardır.Sonuçta İslamcı hareket, ulusal ve uluslar arası gelişmelere paralel olarak ve toplumsal dinamiklere göre büyük bir değişim ve dönüşüm yaşamıştır. Bu çalışmada, İslamcı hareketin sebep-sonuç ilişkisi içinde ve toplumsal hareket yaklaşımları çerçevesinde gelişim nedenleri, önemli aktörleri, sistemle ve kendi aralarındaki ilişkileri, ittifakları, çatışmaları ve etkileşimleri araştırılmıştır.Anahtar Sözcükler1.İslamcılık2.Kemalizm3.İslamcı Hareket4.Çatışma5.Dönüşüm
  • Article
    Citation - WoS: 3
    Citation - Scopus: 4
    Public Policies and Social Movements: The Implications of Protest Movements on Mining Policy in Turkey
    (Ankara Haci Bayram veli Univ, 2010) Ozen, Hayriye; Ozen, Suekrue; Department of Public Administration and Political Science
    This article proposes that public policy and social movements literatures can help each one another achieve for a better understanding of the role of social movements in the process of public policy formation. In order to illustrate this suggestion, taking insights from both types of literatures, we investigate how and to what extent the anti-gold-mining protest movements in Izmir-Bergama, Usak-Esme, Izmir-Efemcukuru, and Canakkale-Balikesir have influenced the mining policy in Turkey since 1985. The results indicate that a centralized policy-making tradition can influence atin what stage of the policy-making process protest movements emerge, and what kindssorts of tactics are pursued. The results also show that the repressive attitude against the protest movements adopted by an advocacy coalition formed between the governments and multinational companies to further enforce the existing policy, can lead to the growth of thegrowing opposition against the existing policy through the emergence of new protest movements.
  • Master Thesis
    1999 Sonrası Türkiye'de Demokratikleşme Çabaları ve Siyasi Sisteme Yansımaları
    (2012) Tinga, Murat; Özen, Hayriye
    Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde, 1999 Helsinki ve Avrupa Birliği hedefinin olabilirliğini ve böylece inandırıcılığını arttıran 2002 Kopenhag zirveleri, Türkiye'nin demokratikleşmesi sürecinde çok önemli dönüm noktaları olmuştur. Türkiye'nin demokratikleşme çabalarını bu dönüm noktalarından alarak AB üyeliği sürecinde ne gibi aşamaların kat edildiği, siyasi erkin dışsal eşgüdümle içsel değişimleri ne ölçüde gerçekleştirdiği ve yaşama sunduğu, Türkiye'nin siyasi yapısında ne gibi bir değişim ve dönüşümün gerçekleştirildiği incelenmiştir. Bu değişim ve dönüşüm çabaları incelenirken bir yandan siyasi erkin bu değişim ve dönüşüm yönünde ne ölçüde kararlı olduğu, diğer yandan ise çeşitli siyasal ve toplumsal grupların bu değişim ve dönüşüme verdikleri tepki dikkate alınarak ve bu çerçevede değişim ve dönüşümün hangi toplumsal-siyasal gruplar tarafından ne ölçüde desteklendiği ve ne ölçüde muhalefet edilerek itirazlar yükseltildiği ortaya konulmuştur.Çalışmanın sonucu olarak Türkiye' de 1999 sonrası gerçekleştirilen demokratikleşme çabalarının neler olduğu ve bu çabaların, ortaya konulan teorilerle ne ölçüde bağdaştığı irdelenerek siyasal sisteme yansımaları değerlendirilmiştir.