Müftüoğlu, Zeynep
Loading...
Profile URL
Name Variants
Z.,Müftüoğlu Zeynep, Müftüoğlu Müftüoğlu, Zeynep Z.,Muftuoglu Zeynep, Muftuoglu Z., Müftüoğlu M., Zeynep M.,Zeynep Muftuoglu, Zeynep Muftuoglu,Z. Muftuoglu,Zeynep Müftüoğlu,Z. Zeynep Müftüoğlu Z., Muftuoglu Müftüoğlu Hoş, Zeynep
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
zeynep.muftuoglu@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Law
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
No research topics data found.
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
1
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
0
Research Products
4QUALITY EDUCATION
0
Research Products
5GENDER EQUALITY
0
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
1
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
1
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
1
Research Products
14LIFE BELOW WATER
0
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
4
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.
No records found in other affiliations.

Scholarly Output
13
Articles
11
Views / Downloads
81/46
Supervised MSc Theses
0
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
11
Supervised Theses
0
| Journal | Count |
|---|---|
| Ankara Barosu Dergisi | 2 |
| International Journal of Public Finance (Online) | 2 |
| Legal Mali Hukuk Dergisi | 1 |
| Terazi Hukuk Dergisi | 1 |
| Türkiye Adalet Akademisi Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

13 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 13
Article Boş Ev Vergisi Uygulamasına Eleştirel bir Bakış ve Öneriler(2025) Müftüoğlu, ZeynepGayrimenkul piyasası ekonomik ve sosyal hayatın birçok yönü ile doğrudan ilgili olup, son yıllarda bu sektörde hem ülkemizde hem dünyada konut fiyatları ve kiraları bakımından sorunlar yaşanmaktadır. Konut fiyatları ve kiralarında yaşanan arz-talep ve bedel dengesizlikleri, yaşam hakkı, barınma hakkı gibi temeli insan haklarını ve yatırım kararları gibi iktisadi süreçleri etkilemektedir. Konut sorununun çözümünde gittikçe yaygın şekilde tartışılmaya ve uygulanmaya başlayan araçlardan biri boş ev vergisi olup; bu verginin temelinde, konut amaçlı gayrimenkullerini boş bırakan kişilerin mali bir yükümlülükle karşılaşması yatmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde karşılaştırmalı yöntem üzerinden çeşitli ülkelerde uygulanmakta olan boş ev vergisi örnekleri incelenmekte; ikinci bölümünde ise eleştirel yaklaşım benimsenerek boş ev vergisinin sözleşme özgürlüğü, eşitlik ilkesi, mali güce göre vergilendirme ilkesini ihlal ettiği tartışması üretilmekte; adı vergi olan bu uygulamanın hukuki niteliği tartışılmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise anılan ihlalleri ve tartışmalı yönleri bertaraf edebilecek bir öneri getirilmektedir.Article Belediyelerin Bağış Kabul Etme Yetkisi(2021-07-30) Müftüoğlu, ZeynepMali yetkilerin nasıl paylaşılacağı, tarihin her döneminde gerek devletler arasında gerek devletlerin kendi kurumları arasında tartışma konusu olmuştur. Bu tartışmalar ve belirsizlikler günümüzde bazı alanlarda hala devam etmektedir. Çalışmada, mali yetkilerin bölüşümü bakımından tartışmalı konulardan biri olan belediyelerin bağış kabul etme yetkisi incelenmektedir. Çalışma ile belediyelerin bağış kabul etme yetkisinin analiz edilmesi, benzer uygulamalarla karşılaştırılarak yaşanan belirsizliklere çözüm üretilmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda sırası ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı, 1982 Anayasası’nın idari vesayet hükümleri ile 5393 sayılı Belediye Kanunu ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu hükümleri incelenmektedir. Son olarak da 2860 sayılı Yardım Toplama Kanunu ele alınarak, belediyelerin bağış kabul etme yetkisi ile ilişkisine dair tartışmalara çözüm önerisi geliştirilmektedirArticle Güncel Gelişmeler Işığında Bankaların Kaydi Altın İşlemlerinin Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Karşısında Durumu(2025-10-15) Müftüoğlu, ZeynepBanka ve Sigorta Muameleleri Vergisi, 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu (6802 sayılı Kanun)’na düzenlenmekte; Kanun’da, lehlerine para kalması halinde bankaların tüm işlemleri vergisinin konusu kapsamına alınmaktadır. Kanunda, bankaların kambiyo işlemlerinin matrahı işlem bedeli; diğer işlemlerin matrahı banka lehine kalan bedel olarak gösterilmekte; bankaların kambiyo işlemleri ve diğer işlemlerinin tabi olduğu vergi oranı da farklılaştırılmaktadır. Bankaların fiziki teslimat olmaksızın yaptıkları kaydi altın işlemlerinin 6802 sayılı Kanun’da düzenlenen kambiyo işlemi mi yoksa diğer işlemler gibi mi vergilendirileceği 2020 yılından bu yana tartışılmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB)’nın Türkiye Bankalar Birliği’ne gönderdiği görüş yazısında bankaların söz konusu işlemlerinin kambiyo işlemi gibi vergilendirileceğini iletmesi üzerine konu Danıştay’a taşınmış; Danıştay 7. Daire ve temyiz incelemesinde Vergi Dava Daireleri Kurulu, işlemi vergilerin yasallığı, hukuki güvenlik, hukuki belirlilik ve açıklık ilkelerine aykırı bulmuştur. Anılan görüş yazısı ve mahkeme kararlarının ardından 2025 yılının Mart ayında cumhurbaşkanı kararı ile bankaların kaydi altın işlemlerinin kambiyo işlemi olduğu düzenlenmiş; bu kararın da vergilerin yasallığı ilkesini ihlal ettiği tartışmaları başlamıştır. Çalışmanın ilk bölümünde kaydi altının hukuki niteliği; ikinci bölümünde banka ve sigorta muameleleri vergisi incelenmektedir. Üçüncü bölümde GİB’in görüş yazısı, Danıştay kararları ve cumhurbaşkanı kararı aktarılmaktadır. Çalışmanın son bölümünde, bankaların kaydi altın işlemlerinin mevcut düzenlemeler kapsamında vergi rejimi saptanmakta; eleştirel yaklaşım benimsenerek üçüncü bölümde ele alınan işlem ve kararlar değerlendirilmekte; sürece dair sorunlar belirlenerek çözüm önerileri geliştirilmektedir.Book Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu Armağanı(Atılım Üniversitesi, 2025) Dardağan Kibar, Esra Gül; Görmez, Gizem; Hızır, Serdar; Müftüoğlu, ZeynepDEĞERLİ HOCAMIZ PROF. DR. AHMET M. KILIÇOĞLU’NA SONSUZ SAYGIYLA… Prof. Dr. Esra Gül DARDAĞAN KİBAR* Saygıdeğer Hocam Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu onuruna hazırlanmış olan Armağan’ın sunum yazısını yazmak, bana büyük onur ve mutluluk verdi. Medenî Hukuk alanında pek çok önemli eserler vermiş ve vermekte olan, çok sayıda uygulayıcı ve akademisyen hukukçu yetiştirmiş olan değerli Hocamızdan Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenciliğimde Miras Hukuku dersi aldım. Hocamızın açık ve canlı anlatımı, verdiği örneklerin somutluğu ve çeşitliliği dersi derste kavramamızı, merakla takip etmemizi sağlamıştı. Farklı alana yönelmekle birlikte, bu derste öğrenmiş olduğum temel kavram ve kurallar benim için canlılığını daima korumuştur. Hocamızla yollarımız yıllar sonra doktora tez aşamasında kesişti. Doktora tez sınavımda Jüri üyesi olan Ahmet M. Kılıçoğlu Hocamın cesaretlendirici, destekleyici tavrı, değerlendirmelerini ve eleştirellerini İletirken gösterdiği nezaket ve yapıcılık benim için daima korunacak, çok değerli anıdır. Sayın Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu eserlerinde, derslerinde, bilimsel toplantılardaki sunumlarında akıcı ve arı bir dil kullanmaya, bilgisini ve argümanlarını en analitik ve anlaşılır biçemde aktarmaya gösterdiği özenle tüm öğrencelerine örnek olmuştur. En teknik, karmaşık konuları dahi herkesin anlayacağı açıklıkta aktarıp tartışan değerli Hocamız, bilgisini ve bilimsel birikimini kitap, makale ve dersliklerle sınırlamadan çok geniş bir kitleye sunmuş, hukuk uygulamasını akademisyenliğinin bir parçası kılarak uygulamadan beslenme ve uygulamayı beslemenin önemini ortaya koymuştur. Kendisi meslek hayatında, hukukun yaşayan bir varlık, bir toplumsal gerçeklik olduğunu, akademisyenliğin, hukukçuluğun toplumsal gerçeklerden ve değerlerden kopuk icra edilemeyeceğini her yaş ve konumdan öğrencisine benimsetmiştir. Yurt sevgisini, Cumhuriyet değerlerine bağlılığını meslek hayatının her aşamasında düstur edinen Hocamız, genç akademisyenlere/ akademisyen adaylarına yönelik yol gösterici, destekleyici yaklaşımı ile de kalplerde seçkin bir yere sahip olmuştur. Saygıdeğer Hocamız, her yıl güncellediği kitaplarıyla, tüm eserleriyle, verdiği derslerle, katıldığı bilimsel etkinliklerle, enerjisi, mesleğine bağlılığı, hepimize örnek olan ciddiyeti ve üretkenliğiyle uzun yıllar yolumuza ışık tutacaktır. “Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu Armağanı” projemizi dile getirdiğimiz anda, bu çalışmaya katkı verme arzularını heyecan ve sevinçle açıklayan Hocalarımızın ortak çabası sonucunda hazırlanan bu eserin hukuk dünyamıza da gerçek bir “Armağan” olması, hepimizi, en başta hayatını hukukun üstünlüğü ilkesine adamış olan değerli Hocamızı mutlu edecektir. Bu önemli, anlamlı eserin hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm değerli yazarlarımıza, Yayın Kurulu ve Danışma Kurulunun değerli üyelerine, başta titiz ve özverili çalışması ile Armağan’ın yayıma hazır hale getirilmesinde emeği, katkısı büyük olan sevgili genç hocamız Dr. Gizem Görmez olmak üzere tüm editörlerimize içten teşekkürlerimi sunuyorum. Saygıdeğer Prof. Dr. Ahmet M. Kılıçoğlu Hocamıza daha pek çok eser vereceği, öğrenciler yetiştireceği uzun, sağlıklı bir ömür diliyorum. Bize kazandırdıklarınız için çok teşekkürler değerli Hocam…Article DEMOKRASİ VE MALİ YETKİLER İLİŞKİSİNDE YENİ BİR SOLUK(2019) Müftüoğlu, ZeynepDemokrasi ve mali yetkiler özellikle 13. yüzyıldan bu yana sıkı bir ilişki içinde olmuş; birbirine paralel bir gelişim izlemiştir. Odak noktasında bütçe hakkı olmak üzere geniş bir kapsama sahip olan bu ilişkinin; 2018 yılının Aralık ayında kamuya açılan “Avrupa’nın Demokratikleşmesi için Manifesto” ile bir yandan gelenekselleşmiş izleri ve önemi tekrar ortaya çıkmış bir yandan da bu ilişkiye yeni bir soluk getirilmiştir. Bu önemden ve güncel gelişmelerden yola çıkarak çalışmada, demokrasi ve mali yetkiler arasındaki ilişkinin tarihçesi ve aşamaları özetlenmekte ardından söz konusu Manifesto incelenerek tarihi gelişim ile ortak noktaları ve farklılaştığı noktalar ele alınmaya ve yorumlanmaya çalışılmaktadır.Article Bütçe Kanunu Üzerinde Etkin Bir Anayasaya Uygunluk Denetimi İçin Öneriler(2024-06-30) Müftüoğlu, ZeynepBütçe, bir ülkede yıl boyunca gerçekleştirilecek olan kamu harcamalarının ve toplanacak olan kamu gelirlerinin tahminlerinin yer aldığı belgedir. Bütçe hakkı, halkın kamu gelirleri ile kamu giderleri üzerinde söz sahibi olması ve bunları denetleyebilmesidir. Halk, kendine ait olan bütçe hakkını, seçimler aracılığı ile seçtiği temsilcilerin yer aldığı parlamentolar aracılığı ile kullanır. Bütçe hakkının gereği gibi sağlanmasının koşullarından biri de parlamentoların kullandığı bütçe yetkisinin etkin şekilde denetlenmesidir. Yasama organının işlemlerinin denetlenmesinde en önemli unsurlardan biri yargısal denetimdir. Ülkemizde kanunların anayasaya uygunluğu Anayasa Mahkemesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Anayasa Mahkemesi tarafından yerine getirilen anayasa yargısı, parlamentonun anayasanın üstünlüğü ilkesine uygun şekilde hareket etmesinde önemli rol oynamaktadır. Çalışmada, Anayasa Mahkemesi’nin yürütmekte olduğu anayasaya uygunluk denetimi, bütçe kanunu üzerinden incelenmektedir. İlk bölümde bütçe ve bütçe hakkı kavramları açıklanmakta; bütçe kanunu üzerinde uygulanan anayasaya uygunluk denetiminin önemi ve genel esasları ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde Anayasa Mahkemesi’nin kanunlar üzerinde gerçekleştirdiği anayasaya uygunluk denetiminde aksayan yönlerin bütçe kanunu ile ilgili olan hususlarına işaret edilmekte ve çözüm önerileri geliştirilmektedir. Çalışmanın son bölümünde ise çalışma ile amaçlanmış olan bütçe kanununun kendine has özellikleri nedeni anayasaya uygunluk denetiminde yaşanan özel sorunlar saptanmakta ve bunlara çözüm üretilmektedir.Article Borçlanmaya Dayalı Kitle Fonlamasının Finansman Hukuku ve Mali Hukuk Açısından Değerlendirilmesi(2024-06-30) Müftüoğlu, ZeynepKitle fonlaması, temeli çok eskilere dayanan bir girişim-yatırım sistemi olup özellikle son yıllarda çeşitleri ve uygulama alanı gittikçe artmaktadır. Ülkemizde uygulamanın yasal alt yapısı 2017 yılında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda kurulmuştur. Kitle fonlamasının, paya, borçlanmaya, bağışa ve ödüle dayalı olmak üzere farklı türleri bulunmaktadır. Sermaye Piyasası Kanunu’nda paya ve borca dayalı kitle fonlaması düzenlenmektedir. Ülkemizde paya dayalı kitle fonlamasının birçok verimli uygulaması bulunmakla birlikte borca dayalı kitle fonlamasının uygulama alanı bulunmamaktadır. Çalışmada, borçlanmaya dayalı kitle fonlaması yöntemi ele alınmakta; bu yöntem finansman hukuku ve mali hukuk perspektifinden disiplinlerarası bakış açısı ile incelenmektedir. Bu amaçla çalışmada karşılaştırmalı yöntem benimsenmekte, borçlanmaya dayalı kitle fonlamasının ülkemizdeki diğer yatırım araçları karşısında durumu analiz edilmektedir. Söz konusu analizin ardından borçlanmaya dayalı kitle fonlaması yönteminin tabi olduğu vergi rejimi saptanmaktadır. Yapılan analiz ve saptama sonucunda görülmektedir ki borçlanmaya dayalı kitle fonlaması ülkemiz ekonomik ortamında diğer sermaye piyasası araçları karşısında girişimci ve yatırımcıya avantajlı bir ortam sunabilmek konusunda etkin olamamaktadır. Bu yöntemi cazip kılmak için herhangi özel bir vergi düzenlemesi de bulunmamaktadır. Elde edilen bulgulardan yola çıkarak çalışmada, borçlanmaya dayalı kitle fonlamasının daha etkin bir araç haline gelebilmesi için vergi kolaylıkları getirilmesi yönünde önerilere yer verilmiştir.Article Kamu Denetçiliği Kurumu(İz Dergisi, 2013) Müftüoğlu Hoş, ZeynepGünümüzde devletin ekonomik ve sosyal hayattaki rolü oldukça artmış, idare, çok farklı alanlarda, geniş bir kitleye kamu hizmeti sunar duruma gelmiştir. Bu kadar geniş bir kitleye bu kadar çok alanda hizmet veren idare, bu hizmetleri sunarken zaman zaman hukuka aykırı uygulamalara da neden olabilmektedir. Hukuk devleti ilkesini benimseyen ülkelerde idarenin eylem ve işlemlerinin denetimi, olmazsa olmaz bir koşuldur. İdarenin eylemlerinin denetimi geleneksel uygulamalarda hukuka uygunluk denetimin ve yerindelik denetimi olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Hukuka uygunluk denetimi, yargı organlarında yapılmakta ve idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun sağlanmasında mahkeme kararları en önemli ve etkili araçlar olarak işlev görmektedir. Yerindelik denetimi ise idarenin kendi iç denetimi ile, siyasal denetimle ve günümüzde önemi gittikçe artan kamuoyu denetimi ile yerine getirilmektedir. Ombudsmanlık kurumu bu denetim şekillerinin yanında ek bir denetim yolu olarak doğmuştur. İnsan haklarını sağlamanın temel sorumlusu ve ödevlisi olan devlettir. İdare, kamu düzenini sağlamak ve kamu hizmeti sunmak amacı ile bireyin yaşamına müdahale etmektedir. Ombudsmanlık kurumu, bu müdahalelerin insan haklarına uygun olmasını sağlamak için yapılan denetim yolları ile işbirliği içinde çalışacak bir mekanizma olarak öngörülmüştür.Review Kesin Hesap Kanununun Etkin Şekilde Denetlenememesi Problemi ve Çözüm Önerileri(2019) Müftüoğlu, ZeynepÇalışmada, kesin hesap kanununun bütçehakkı ve hukuk devleti ilkesi yönünden taşıdığıönem göz önünde tutularak, söz konusu kanununtabi olduğu denetim yolları eleştirel bir bakışaçısı ile incelenmektedir. Bu inceleme sırasında,denetim sürecinde oluşan sorunlar ve yaşananeksiklikler ortaya konarak, bu sorun ve eksikleringiderilmesi için çözüm önerileri getirilmeye çalışılmaktadır.Article BEYİN GÖÇÜNDE VERGİ YÜKÜNÜN OLASI ETKİLERİ(İz Dergisi, 2015) Müftüoğlu, ZeynepBeyin göçü kısaca eğitim almış, uzmanlaşmış, nitelikli işgücünün araştırma yapmak, çalışmak, yaşamak gibi sebeplerle yetiştiği ülkeden başka bir ülkeye gitmesi olarak özetlenebilir. Beyin göçü iç ve dış olmak üzere iki koldan gerçekleşebilmektedir. Nitelikli işgücünün aynı ülke içinde yetiştiği şehirden bir başka şehre geçmesi olarak açıklayabileceğimiz iç göç, terk edilen şehir bakımından bir kayıp yaratsa da ülke bakımından çok olumsuz sonuçlar doğurmamaktadır. Fakat genellikle gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerden daha gelişmiş ülkelere doğru akan beyin göçü, yeni yerleşilen ülkeye hazır uzmanlaşmış bilgi birikimi getirmekte fakat terk edilen ülke için önemli kayıplar doğurmaktadır. Son yıllarda tersine göç çalışmaları ve programları yürütülmeye başlanmakla birlikte pek çok alan bakımından ülkemiz beyin göçü veren ülkeler kategorisindedir. Türkiye’den en çok ABD, Kanada, Almaya, Fransa gibi ülkelere göç verilmektedir. Bunlar genellikle mühendislik, tıp ve sosyal bilimler alanlarında okuyan ve çalışan kişilerden oluşmaktadır.
