Eliküçük Yıldırım, Nilgün
Loading...
Profile URL
Name Variants
Elikucuk Yildirim, Nilgun
Nilgün Eliküçük Yıldırım
Eliküçük Yıldırım,N.
Eliküçük Yildirim N.
Nilgun, Elikucuk Yildirim
E., Nilgün
Eliküçük Yıldırım, Nilgün
Elikucuk Yildirim,N.
E. Y. Nilgun
N.,Elikucuk Yildirim
Nilgün, Eliküçük Yıldırım
N.,Eliküçük Yıldırım
E.,Nilgün
E. Y. Nilgün
E.Y.Nilgün
E.,Nilgun
E., Nilgun
N., Eliküçük Yıldırım
Elikucuk Yildirim,Nilgun
N., Elikucuk Yildirim
Yildirim, Nilgun Elikucuk
Yıldırım, Nilgün Eliküçük
Nilgün Eliküçük Yıldırım
Eliküçük Yıldırım,N.
Eliküçük Yildirim N.
Nilgun, Elikucuk Yildirim
E., Nilgün
Eliküçük Yıldırım, Nilgün
Elikucuk Yildirim,N.
E. Y. Nilgun
N.,Elikucuk Yildirim
Nilgün, Eliküçük Yıldırım
N.,Eliküçük Yıldırım
E.,Nilgün
E. Y. Nilgün
E.Y.Nilgün
E.,Nilgun
E., Nilgun
N., Eliküçük Yıldırım
Elikucuk Yildirim,Nilgun
N., Elikucuk Yildirim
Yildirim, Nilgun Elikucuk
Yıldırım, Nilgün Eliküçük
Job Title
Doçent Doktor
Email Address
nilgun.eyildirim@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Energy Systems Engineering
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
14
LIFE BELOW WATER

3
Research Products
2
ZERO HUNGER

0
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
1
NO POVERTY

1
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

0
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

0
Research Products
5
GENDER EQUALITY

0
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

0
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

6
Research Products
13
CLIMATE ACTION

0
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

2
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
15
LIFE ON LAND

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

3
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

17
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

3
Research Products

Documents
8
Citations
47
h-index
4

Documents
7
Citations
50

Scholarly Output
35
Articles
10
Views / Downloads
13/0
Supervised MSc Theses
24
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
46
Scopus Citation Count
47
WoS h-index
4
Scopus h-index
4
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
1.31
Scopus Citations per Publication
1.34
Open Access Source
4
Supervised Theses
24
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Southeast European and Black Sea Studies | 2 |
| Democratization | 2 |
| Bilig | 1 |
| Bilig / Türk Dünyası Sosyal Bilimler Dergisi | 1 |
| Pacific Focus | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

35 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 35
Master Thesis 2003 sonrası Irak siyaseti: İran ve ABD'nin Irak siyaset sahnesindeki etkisinin incelenmesi(2022) Al-sammarraıe, Rand Abdurrahman Hatem; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu tez, 2003 yılında ABD öncülüğündeki işgalin ardından, ABD ve İran'ın 2003 sonrasındaki Irak'a siyasi müdahalesini, bu iki devleti Irak'taki siyasi süreçte önemli aktörler olarak ele alarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. 1990 yılında, Saddam Hüseyin rejimi altında Kuveyt'in işgal edilmesi, ABD'nin Körfez bölgesindeki çıkarları için bir tehdit olarak görüldüğünden, Irak siyasi sistemindeki değişiklik ABD için çok önemli bir hale geldi. Özellikle Irak-İran savaşından sonra İran, bölgede olası bir baskın güç olan Hüseyin rejimi altındaki Irak'ı, bölgesel çıkarlarına yönelik bir tehdit olarak görmekteydi. 2003 yılında ABD liderliğindeki Irak'ın işgali, ABD'nin Irak'ta dostane ve demokratik bir siyasi sistem uygulamasına izin vermişti. Bu sistem, demokratik bir devletin temellerini inşa etmek için rasyonelliğin veya hazırlığın olmaması ile Irak devleti ve ordusunun hızlı çöküşü nedeniyle, her yönden başarısız olmuştu. Bu durum, İran tarafından uzun vadeli stratejik çıkarlarına ulaşmak amacıyla ortaya çıkarılırken, Irak'ın siyasi yapısında ABD öncülüğündeki işgalin yol açtığı kaos ve zayıflık, 2003 yılından sonra müttefik bir hükümet kurulmasına zemin hazırlamıştır. Bu iki devletin siyasi müdahaleleri, Irak'taki siyasi sistemin unsurları içinde büyük bir açmaz olarak değerlendirilmektedir. Dış müdahalenin rolü ve etkisi, 2003 sonrası Irak'ın politik sürecinde siyasi uzlaşmaların oluşması ve taraflar arasındaki normalleşme ile kendini göstermiştir.Article Çin’in Uluslararası Kimlik Trilemması: Gelişmekte Olan Ülke, Bölgesel Güç Ya Da Büyük Güç?(2019) Yıldırım, Nilgün EliküçükÇin dış politikasında sabit bir ülke kimliğinden ziyade aynı anda farklı birçok kimlik benimsemektedir. Çin Üçüncü Dünya ile ilişkilerinde hala gelişmekte olan ülke kimliğini kullanırken, periferisinde bölgesel güç rolünü oynamaktadır. Uluslararası alanda ise büyük güçlere atfedilen uluslararası sorumluluk prensibini üstlenmektedir. Bu bağlamda Çin’in gelişmekte olan ülke mi, bölgesel güç mü ya da küresel anlamda büyük güç mü olduğu konusunda kesinlik yoktur. Çin’in dış politikada birden çok kimliğe aynı anda bürünmesi, uluslararası ilişkiler akademisi tarafından tartışılan küresel kimliklerin bir ya da birkaçının benimsenmesi sonucudur. Uluslararası kimlik tartışmalarının odak noktası ise düşük profil stratejisinin temel taşlarından biri olan “juebu dangtou” yani asla “lider olma/liderlik yapma” prensibidir. Bu çalışma da, Çin akademisindeki uluslararası kimlik tartışmalarını, gelişmekte olan ülke, bölgesel güç ve büyük güç kimliği olarak üç kategoride ele alacağım. Çalışmanın temel önermesi, Xi Jinping’in “başarı için mücadele” stratejisinin şekillenmesinde akademideki kimlik tartışmalarının etkili olduğudur. Ayrıca bu tartışmalar Çin’in hangi siyasi coğrafya üzerinden etki alanı yaratmak isteyeceğini gözlemlemek için de oldukça yararlıdır.Master Thesis Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Güvenlik Stratejilerinin Uzay Güvenliğine Etkisi(2023) Çalışkanlar, Ferah Dilek; Yıldırım, Nilgün EliküçükUzay; BM tarafından düzenlenen ve birçok ülkenin altına imza attığı uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmış ve genel olarak dünyanın ortak malı kabul edilmiştir. ABD başlangıçta bu çalışmalar içinde yer alsa da 1960'lı yıllarda SSCB'nin uzay kabiliyetleri kendi kabiliyetleri ile yarıştığında ya da geçmeye başladığında kendini tehdit altında hissetmiş ve BM'nin uzay hakkındaki bazı düzenlemelerini kabul etmemiştir. O yıllarda ABD'nin Ay'a astronot indirmesiyle mutlak üstünlük temin edilmiş ve uzay temelinde dünyayı yeni bir savaşa sürükleyecek bir olay yaşanmamıştır. Günümüzde ise başta Rusya ve Çin olmak üzere rakip ülkelerin uzay alanındaki çalışmaları ABD'yi tedirgin etmektedir. Bu yeniden alevlenen rekabetin uzayı bir çatışma alanına döndürüp döndürmeyeceği uluslararası ilişkiler bağlamında önemli bir sorunsaldır. Bu çalışmada, ABD'nin ulusal güvenlik uzay stratejilerinin uluslararası boyutta devletler üzerindeki etkisinin tehdit ve caydırıcılık bakımından önemi, ABD'nin uzayda tek başına hareket etmesini engelleyecek uluslararası bir dengenin olmasının ve uzayın silahsızlandırılmasının dünya için gerekliliği, geliştirilen uzay savunma sistemleri ve bunların atmosfer ötesine taşınarak uzayı yeni bir savaş cephesine dönüştürme girişimleri nitel araştırma yöntemleri kullanılarak tarihi anlaşmalar doğrultusunda incelenmiş, ABD başkanlarının uzay alanındaki ulusal güvenlik stratejileri incelenerek, ABD liderliğinde uzayın askerileştirilmesi engellenmez ise dünya için oluşabilecek tehdit ve yaratabileceği tahribat tartışılmıştır.Master Thesis Çin'in Yükselişinde ABD'nin Rolü: Ortaklıktan Tehdide(2024) Soylu, Selin Nur; Yıldırım, Nilgün EliküçükAmerika Birleşik Devletleri ve Çin Halk Cumhuriyeti ilişkileri resmi olarak 1972 yılında başlamıştır. Gelişen ikili ilişkiler sonucunda uluslararası arenada tarihi şekillendirecek birçok farklı hipotezi de içinde barındırmaktadır. ÇHC'nin kurulmasıyla beraber ülkenin büyüyen ekonomisi, küresel bir güç olan ABD için bir tehdit unsuruydu. ABD'nin Asya bölgesi üzerine artan ilgisi ÇHC ile kimi zaman iyi ilişkilerin gelişimi için adımlar atılsa da, neticede krizleri de beraberinde getirmiştir. İki farklı ideolojik yapıya sahip ÇHC ve ABD 1972 yılından itibaren yapılan diplomatik adımlar, ekonomik işbirlikleri ve ticaretle günümüzün süper güçleri konumuna gelebilmişlerdir. Bu araştırmanın asıl amacı ise, Çin'in Amerika için neden ve nasıl bir tehdit haline geldiğidir. Çalışmanın birinci bölümünde, 1972-1990 arası yaşanan diplomatik ilişkiler, askeri destek ve ekonomik ilişkilerden oluşmaktadır. İkinci bölüm ise,1990-2010 arası Asya-Pasifik dönemini (Obama Asia Pivot politikaları). Üçüncü bölüm ise, 2010'dan günümüze kadar olan ABD'nin Asya politikalarından bahsedilirken ABD'nin liderlerinin kararlarının dış politikada Asya için nasıl şekillendiğini anlatan ana bölümden oluşmaktadır.Master Thesis Suriye Baas Partisi'nin İktidar Mücadelesinde Arap Milliyetçiliğinin Rolü(2019) Khalil, Dilek; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu çalışmanın amacı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde tohumları atılan ve 20. yüzyılın ilk yarısında şekillenmeye başlayan Arap milliyetçiliği akımı ve bu akımın Suriye Baas partisinin kurulmasında ve daha sonra iktidar mücadelesindeki rolünü ele almaktır. Arap milletinin kadim bir etnik kimliğe sahip olmasından dolayı etno-sembolcülük modern milliyetçilikle kadim millet anlayışını birleştiren bir sentez sunduğu için bu teori Arap milliyetçiliğini açıklamakta temel referans noktası olarak kullanılacaktır. Ayrıca Arap kavmi uzun vadeli zaman dilimine yayılmış bir kültürel mirasa ve köklü bir tarihe sahiptir. Bu nedenle çalışmada Fernand Braudel'in üç katmanlı tarih anlayışı uyarınca Arap milliyetçiliğinin tohumlarının atılmasına katkı sağlayan bir dizi olaylara yer verilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemi ve Fransız mandasında tohumları atılan Arap milliyetçiliği 1940'lı yıllarda Baas partisiyle birlikte Suriye'de kurumsal bir kimlik kazanmıştır. Bu bağlamda, Baas partisinin, Arap milliyetçiliği ve Arap ümmetinin birliği yolunda verdiği mücadele, ideolojik yapısı, şiarı, temel ilkeleri ve hedefleri açıklanmıştır. Son olarak ise, 1951-1970 yılları arasında özellikle Baas partisinin iktidara gelmesiyle gelişen dış politika olayları ve Arap milliyetçiliği ve birliği yolunda verdiği mücadelenin dış politika eylemlerine nasıl yansıdığı ele alınmıştır. Çalışmanın temel iddiası, Arap milliyetçiliğini temsil eden, birlik, hürriyet ve sosyalizm ideolojileri ve halen var olan 'Sonsuz Misyona Sahip Tek Arap Ulusu' şiarıyla yola çıkan Baas partisinin uluslararası politikada ve bölgede yaşanan gelişmeler, Suriye içinde yaşanan istikrarsızlıklar ve kaos ortamı sonucunda Arap ümmetini birleştirme yolunda verdiği mücadelede yenik düşmüş olduğudur. Anahtar kelimeler: Baas Partisi, Arap Milliyetçiliği, Birlik, Hürriyet, SosyalizmMaster Thesis Kuşak ve Yol Girişimi: Cibuti ve Pakistan Örnekleri(2021) Osmanlı, Seyda Nur; Yıldırım, Nilgün EliküçükBu çalışma Çin Halk Cumhuriyeti tarafından başlatılan Kuşak ve Yol Girişimi'nin Çin Halk Cumhuriyeti dış politikası açısından hedeflerini ortaya çıkartmak için yapılmıştır. Bu nedenle Çin Halk Cumhuriyeti içerisindeki ekonomik ve siyasi koşullar çerçevesinde Kuşak ve Yol Girişimi'ni meydana getiren gelişmeler incelenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti ekonomisinin son yıllarda karşı karşıya kaldığı zorluklara Xi Jinping döneminde proaktif politikaların izlenerek çeşitli çözümler geliştirildiği görülmüştür. Nihayetinde çeşitli siyasi ve ekonomik sorunlara çözüm ihtiyacı ile başlatılan Kuşak ve Yol Girişimi Çin Halk Cumhuriyeti dış politikası için ekonomik ve siyasi kazanımları da beraberinde getirmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden olan çoklu durum çalışması (çoklu vaka çalışması) kullanılmıştır. Cibuti Cumhuriyeti ve Pakistan İslam Cumhuriyeti iki durum olarak ele alınarak Kuşak ve Yol Girişimi hakkında derinlemesine araştırma yapılmıştır. Ele alınan vakaların her ikisinde de deniz haydutluğu, radikalizm, ayrılıkçılık gibi Çin Halk Cumhuriyeti açısından tehdit unsuru olan çeşitli güvenlik sorunlarının bulunduğu gözlemlenmiş ve bu güvenlik sorunları ile Kuşak ve Yol Girişimi arasındaki ekonomik ve siyasi ilişkiler araştırılmıştır. Araştırmanın sonucunda Çin Halk Cumhuriyeti'nin Kuşak ve Yol Girişimi sayesinde ekonomik araçlar kullanılarak her iki vakada güvenlik sorunlarının üstesinden gelinmeye çalışıldığı saptanmıştır. Bu yöntemin Batı Kalkınma Stratejisi ile aynı yöntem ve amaçlara sahip olmasından hareketle Kuşak ve Yol Girişimi'nde uygulanan yöntemlerin Çin Halk Cumhuriyeti siyaseti açısından bir sürekliliği yansıttığı, bununla birlikte 'bağlantı' kavramı sayesinde özellikle liman bağlantıları aracılığıyla Çin Halk Cumhuriyeti'nin erişim alanının genişlediği saptanmıştır. Ayrıca pek çok farklı alanda 'Çin Standartları'nın elde edilmeye çalışıldığı ve bu standartların Kuşak ve Yol Girişimindeki altyapı yatırımlarında uygulandığı görülmüştür. Öte yandan Girişim'in çeşitli siyasi, coğrafi, hukuki ve ekonomik sorunlarla karşı karşıya olduğu ve girişimdeki projelerin şeffaflık ve saydamlık gibi çeşitli niteliklerden yoksun olduğu görülmüştür. Kuşak ve Yol Girişimi'nin başarıya ulaşarak yatırım alan ülkelerin refahına ve bölgesel refahlara katkı sağlaması ve Xi Jinping dönemi önemli politika formülasyonu olan Çin Rüyası'nın gerçekleşmesi için, Girişim'in önündeki yatırımların yapıldığı ülkelerdeki sorunlara yönelik çözümler geliştirilmesinin gerekli olduğu saptanmıştır.Article Citation - Scopus: 4Legitimation, Co-Optation, and Survival: Why Is Turkey Silent on China’s Persecution of Uyghurs?(Routledge, 2023) Eliküçük Yıldırım,N.China built internment camps officially referred to as training centres within the scope of a policy for countering extremism and terrorism in the Xinjiang Uyghur Autonomous Region in 2017. While the repression imposed by China on Uyghurs in these camps has attracted the response of the international community, there has been neither a public protest nor a meaningful government response to China in Turkey, despite it having been the voice of Uyghurs on international platforms before 2017. This study aims to identify the reasons for Turkey's silence on the persecution of Uyghurs by utilizing the legitimation and co-optation strategies of the authoritarian stability framework. The Turkish government’s legitimation strategies of “rallying around the flag” via anti-Americanism and the economic expectations of China to boost its performance-based legitimacy are evaluated as reasons for the government’s silence on the Uyghur cause. Moreover, it is also discussed how formal and informal co-optation strategies of the government with nationalist and Eurasianist parties are playing a role as a bolstering mechanism of its silence policy on Uyghurs. © 2023 Informa UK Limited, trading as Taylor & Francis Group.Master Thesis Kuşak ve Yol Girişiminin Türkiye-çin İlişkilerine Etkileri(2024) Er, İsmail Bora; Yıldırım, Nilgün EliküçükÇin tarafından 2013 yılında ilan edilen 'Kuşak ve Yol Girişimi' küresel ticaret ağlarının yeniden şekillenmesini amaçlayan bir girişim olarak karşımıza çıkmaktadır. Girişim aynı zamanda son yüzyılın büyüyen gücü olan Çin'in bölgesel ve küresel ölçekte kalkınmadan beslenen yeni bir dış politika yaklaşımı olarak değerlendirilmektedir. Çin'in girişim kapsamında iş birliklerini ve ilişkilerini arttırmak istediği Asya, Avrupa ve Afrika ülkelerinin girişim içerisindeki konumları ve rolleri Kuşak ve Yol Girişiminin, Çin dış politikası üzerinde yarattığı değişimin göstergesidir. Bu bağlamda girişimin sürdürülebilirliği ve uygulanabilirliği noktasında kritik öneme sahip Türkiye Cumhuriyeti, Çin için önemli bir ortak olarak görülmektedir. Bu bağlamda tezin konusu 2015-2024 yılları arasında KYG kapsamında gelişen Türkiye Çin ilişkileridir. Türkiye-Çin ilişkileri üzerine ekonomik, siyasi ve diplomatik iş birliği alanları da dahil olmak üzere hem Türkçe hem İngilizce yazın oldukça kısıtlıdır. Bu yüzden çalışmanın amacı bu kısıtlı literatüre KYG ile gelişen ikili ilişkilerin ekonomik, siyasi, diplomatik dinamiklerini detaylı ele alarak katkı sağlamaktır. Ancak gelişen ilişkilerin daha iyi analiz edilebilmesi için Türkiye-Çin ilişkilerine tarihsel perspektiften bakılarak incelenmesi gerekmektedir. İki ülke arasında ki ilişkilerin şekillenmesinde önemli bir yeri olan Uygur meselesinin gerek Kuşak ve Yol Girişimi sürecinde, gerekse tarihsel süreçte etkilerine çalışma içerisinde yer verilmiştir. Çalışmanın argümanı KYG kapsamında hayata geçirilen ikili iş birliklerinin sorun ve fırsat alanlarının sadece son dokuz yıldaki dinamiklerle ve ekonomik verilerle açıklanamayacağı, bu yüzden ikili ilişkileri oluşturan dinamiklerin tarihsel ve politik arka planlarını da analiz etmenin büyük önem arz ettiğidir. Bu yüzden tezin ana bölümleri 2015-2024 yılları arasını ele almakla birlikte, bu zaman aralığındaki ilişkilere zemin hazırladığı düşünülen tarihsel ilişkiler kısmı ayrı bir bölüm olarak ele alınmıştır.Article Citation - WoS: 21Citation - Scopus: 20Authoritarian Diffusion or Cooperation? Turkey's Emerging Engagement With China(Routledge Journals, Taylor & Francis Ltd, 2020) Yilmaz, Gozde; Elikucuk Yildirim, NilgunWith the recent trend of autocratization in the world, scholars have begun to focus on authoritarian diffusion, cooperation, and autocracy promotion. Despite still being at an early stage theoretically and empirically, this expansion of diffusion literature has informed us about the possibilities of authoritarian diffusion and cooperation. In contrast to the recent focus on regional patterns of authoritarian diffusion and cooperation, this article explores a global process of authoritarian cooperation between Turkey and China. Focusing on the growing economic and political linkages between Turkey and China, we argue that, rather than authoritarian diffusion or autocracy promotion from China to Turkey, the increasing pragmatic cooperation among authoritarian states is the new game in town, shaped by interest-driven calculations to bolster power internally and internationally.Master Thesis Afganistan'da Abd ve Nato Varlığı Arasında Afganistan ve Çin İlişkileri(2021) Ibrahimkhil, Mohd Yousuf; Yıldırım, Nilgün EliküçükAfganistan, Güney Asya ile Orta Asya arasında stratejik bir kuşakta yer almaktadır. Stratejik konumu, komşu ülkeleri ve büyük güçleri cezbetmektedir. Tarihi açıdan bakıldığında Afgan halkının yerleştiği bölgede çok sayıda mücadele, savaş ve çatışma yaşamıştır. Bu nedenle, bu gekilmeler istikrarsızlığa, güvensizliğe neden olmuş, bu da bölgeyi olumsuz etkilemiştir. Afganistan, Sovyetler Birliği'nden ABD ve NATO'ya kadar birçok yabancı güçle karşı karşıya kalmıştır. Çin'in bu denklemde farklı bir konumu bulunmaktadır. Afganistan-Çin ilişkileri 1955 yılında diplomatik bağlarla tesis edilmiştir. 1955'ten önce coğrafi, ekonomik ve stratejik nedenlerle iki ülkenin resmi bağları bulunmamktaydı. İlişkilerin kurulmasından bu yana her iki ülkedeki siyasi değişiklikler, ülke politikalarının yolunu değiştirmekte ve ilişkileri etkilemektedir. Özellikle, Çin'in batısındaki komşularıyla ilişkilerini geliştirmeye yönelik yeni yaklaşımı olan Batı Kalkınma Stratejisi, ilişkileri canlandırmaktadır. Bu bağlamda, bu tez Afgan-Çin siyasi, ekonomik, ticari, kültürel ve askeri ilişkilerini 11 Eylül sonrası dönem açısından tartışacaktır. Afganistan Hükümeti ile Taliban arasındaki Barış ve Uzlaşma Süreci vurgulanarak Afganistan'a yönelik Çin politikası, Afganistan'ın normalleşmesine odaklanmaktadır. Ayrıca, tez Afganistan ile Çin arasındaki ilişkilerin birkaç on yıl içinde nasıl geliştiğini de değerlendirecektir. Çin'in Afganistan'daki çıkarlarının ve bölgedeki güvenlik endişelerinin gerekçelerini ele alınacaktır. Bu çalışma, her iki ülkenin öndegelen politikalarını ve istikrarı sağlamada farklı yaklaşımların rolünü analiz edecektir. Afganistan'ın komşusu ve stratejik ortağı olarak Çin'in NATO ve ISAF birliklerinin Afganistan'dan çekilmesinin ardından oynadığı rolü gözden geçiren çalışma, Çin'in bölge ve Afganistan'daki endişelerini ve amaçlarını da ele alacaktır.

