Uluğ, Naime
Loading...
Profile URL
Name Variants
U.,Naime
Naime, Uluğ
Naime, Ulug
N.,Uluğ
U., Naime
N., Uluğ
N.,Ulug
Ulug, Naime
Uluğ N.
Ulug,N.
Uluğ, Naime
Ulug N.
Uluğ,N.
N., Ulug
Naime, Uluğ
Naime, Ulug
N.,Uluğ
U., Naime
N., Uluğ
N.,Ulug
Ulug, Naime
Uluğ N.
Ulug,N.
Uluğ, Naime
Ulug N.
Uluğ,N.
N., Ulug
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
naime.ulug@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of Therapy and Rehabilitation
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
2
ZERO HUNGER

0
Research Products
11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES

0
Research Products
14
LIFE BELOW WATER

0
Research Products
6
CLEAN WATER AND SANITATION

0
Research Products
1
NO POVERTY

0
Research Products
5
GENDER EQUALITY

1
Research Products
9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE

0
Research Products
16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS

2
Research Products
17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS

0
Research Products
15
LIFE ON LAND

0
Research Products
10
REDUCED INEQUALITIES

0
Research Products
7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY

0
Research Products
8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH

0
Research Products
4
QUALITY EDUCATION

0
Research Products
12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION

0
Research Products
3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING

4
Research Products
13
CLIMATE ACTION

0
Research Products

Documents
15
Citations
372
h-index
7

Documents
14
Citations
247

Scholarly Output
18
Articles
11
Views / Downloads
167/1192
Supervised MSc Theses
7
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
18
Scopus Citation Count
20
WoS h-index
2
Scopus h-index
2
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
1.00
Scopus Citations per Publication
1.11
Open Access Source
7
Supervised Theses
7
Google Analytics Visitor Traffic
| Journal | Count |
|---|---|
| Medicine | 2 |
| European Journal of Pain | 1 |
| İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi | 1 |
| Journal of Bodywork and Movement Therapies | 1 |
| Journal of Health Sciences and Medicine (Online) | 1 |
Current Page: 1 / 2
Scopus Quartile Distribution
Competency Cloud

18 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 18
Master Thesis Adölesan Erkek Basketbolcularda Fiziksel Uygunluk Parametreleri ve Kognitif Performans Düzeyleri Arasındaki İlişki(2022) Kodak, Seyde Büşra; Uluğ, NaimeBu tezin amacı adölesan erkek basketbolcularda fiziksel uygunluk parametreleri ve kognitif performans düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Basketbol sporunun spora özgü özelliklerinin kişinin kognitif performansını nasıl etkilediği tam olarak bilinmemektedir. Çalışmaya 14-18 yaş aralığında gönüllü 49 erkek basketbolcu dâhil edildi. Tüm olgulara fiziksel performans testleri olarak dikey sıçrama, çeviklik , reaktif çeviklik, 20 m sprint ve Y şekilli denge testi uygulandı. Kognitif performans testleri olarak sağ/sol ayrımı (Recognise uygulaması), iki nokta diskriminasyonu, Stroop Testi uygulandı ve ağrı eşiği seviyesi değerlendirildi. Reaktif çeviklik testinde görsel uyaran, kamera ve fotoselli kapılar kullanılarak reaktif tepki hızı değerlendirildi. İstatistik analiz yöntemi olarak Pearson Korelasyon analizi kullanıldı. Sağ/sol ayrımı ile koşu hızı, alt ekstremite kas gücü, çeviklik, reaktif çeviklik ve hem alt hem de üst ekstremite dengesi arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). Stroop testi ile alt ekstremite kas gücü arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p<0.05). Sonuç olarak basketbolcularda fiziksel performans ve kognitif performans parametreleri arasında anlamlı bir ilişki vardır. Basketbol eğitiminde derin kognitif fonksiyon işlevlerinin etkisi olabileceği ve bunun spor performans ve antrenmanlarında başarıyı etkileyebileceğini düşünüyoruz.Article Citation - WoS: 2Citation - Scopus: 2Upper Extremity Functions and Physical Activity in Chronic Maintenance Hemodialysis Patients: a Case-Control Study(Lippincott Williams & Wilkins, 2023) Arslan, Fatma Cansu Aktas; Demirguc, Arzu; Ulug, NaimeContinuous hemodialysis (HD) treatment causes many complications in patients. The aim of this study is to evaluate the upper extremity functional capacity, physical activity level, and physical functions of patients receiving continuous HD treatment. Fifty HD patients and fifty healthy subjects were included in the study. Hand grip strength with Dynamometer, range of motion of upper extremity with Digital Goniometer, functional level of the upper extremity with the Turkish version of the Shoulder, Arm, and Hand Problems Questionnaire (The DASH-T), physical activity levels with international physical activity questionnaire short form and physical functions with the human activity profile (HAP) were evaluated. The mean grip strength of the subjects in the control group was 23.3 +/- 1.44 kg, while the mean grip strength of the HD patients with fistula was 15.75 +/- 3.08 kg (P < .05). In all joint range of motion measurements; the values of HD patients were significantly lower than the control group (P < .05). The DASH symptom scores of the individuals in the HD group (mean 19.19 +/- 1.41) were significantly higher than the control group (mean 5.75 +/- 1.41) (P < .05). The number of individuals with low-level activity in the HD group (72%) was higher than the control group (34%) (P < .01). The maximum activity score score of the HAP (mean 68.7 +/- 1.4) and the adjusted activity score of the HAP (mean 42.54 +/- 3.02) were lower in the HD group (P < .0001). HD treatment adversely affects hand grip strength, the range of motion, upper extremity functions, physical activity, and physical function levels of the patients.Master Thesis Lomber Disk Hernisi Olan Hastalarda Dinamik Bantlamanın Ağrı, Ağrı Eşiği, Endurans, Denge, Lomber Eklem Hareketliliği ve Fonksiyonellik Üzerine Akut Etkilerinin İncelenmesi(2023) Adalı, Mehmet Fatih; Uluğ, NaimeBu çalışma dinamik bantlamanın lomber disk hernili hastalarda ağrı, ağrı eşiği, endurans, denge, lomber eklem hareketliliği ve fonksiyonellik üzerine akut etkilerini incelemek için gerçekleştirildi. Çalışmaya Kırşehir Kaman Devlet Hastanesi'nde uzman hekim tarafından fizyoterapi ve rehabilitasyon ünitesine gönderilen, daha önce yapılan fizik muayene ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) sonuçlarına göre lomber disk hernisi tanısı konulan 34 gönüllü, erişkin hasta dahil edildi. Hastalar dinamik bant (n=17) ve sham bant (n=17) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hastaların ağrısı Sayısal Derecelendirme Ölçeği, ağrı eşiği Jtech Commander dijital algometre, lomber kas enduransı Modifiye Sorenson Testi, dengesi fonksiyonel uzanma testi, lomber eklem hareketliliği universal gonyometre ve hastaların fonksiyonel hareket düzeyleri zamanlı kalk ve yürü testi ile değerlendirildi. Değerlendirmeler bantlama uygulanmadan önce, bantlama uygulandıktan 2 saat sonra ve 3 gün sonra olmak üzere 3 aşamada gerçekleştirildi. Dinamik bantlama uygulamasının bantlama öncesine kıyasla 2 saat sonraki ve 3 gün sonraki ölçümlerinde lomber eklem fleksiyonu haricinde kalan diğer tüm parametrelerde iyileşme sağladığı görülürken, sham bantlama grubunda ise 2 saat sonra ve 3 gün sonraki ölçümlerinde her hangi bir değişim görülmemiştir. Sonuç olarak dinamik bantlama uygulamasının lomber eklem fleksiyonu haricinde kalan diğer tüm parametrelerde iyileşme sağladığı ve bu nedenden dolayı lomber disk hernisinin akut tedavisinde uygulanabilecek yöntemlerden birisi olarak tercih edilebileceği düşünülmektedir.Master Thesis İnme Rehabilitasyonunun İnme Sonrası Santral Ağrı Sendromu, Hareket Korkusu, Emosyonel Durum ve Yaşam Kalitesine Etkisinin Araştırılması(2023) Koç, Sultan Şimal; Uluğ, NaimeBu çalışmanın amacı, inme rehabilitasyonunun, inme sonrası santral ağrı sendromu, hareket korkusu, emosyonel durum ve yaşam kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmaktı. Araştırmaya 49 kronik inme hastası dahil edildi, katılımcıların yaş ortalaması 54,59 ± 18,19 yıldır. Hastalara alacakları dört haftalık inme rehabilitasyonu öncesinde ve sonrasında; sosyo-demografik bilgiler, santral ağrı varlığı ağrı şiddeti, lokalizasyonu ve hassasiyeti ; Numeric Ağrı Skalası, Ağrı Duyarlılık Ölçeği ve Kısa Ağrı Ölçeği ile, nöropatik ağrı Leeds Assessment of Neuropathic Symptoms and Signs (LANSS ) ile, santral sensitizasyonu Santral Sensitizasyon Ölçeği (SSÖ) ile, hareket korkusu Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ) ile, emosyonel durum ve yaşam kalitesi SF-36, bilişsel fonksiyonları mini mental test (MMT) ve ambulasyon yetenekleri Fonksiyonel Analog Skala (FAS) ile değerlendirildi. Çalışmanın sonuçlarına göre, tedavinin nöropatik ağrıda anlamlı bir azalmaya neden olduğu bulundu (p<0,001). Ayrıca, tedavi sonrasında Genel Sağlık Algısı (p<0,001), Ortalama Ağrı (p=0,023) ve Ağrıdan Kurtulma Yüzdesi'nde vi (p=0,044) artış görüldü. Bu çalışma sonuçları; inme rehabilitasyonunun inme sonrası görülen santral ağrı sendromu semptomları ve yaşam kalitesi üzerinde iyileşme sağladığını ve santral ağrı semptomlarının inme rehabilitasyonu içinde değerlendirilmesi ve tedavi edilmesinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: inme, santral ağrı, nöropatik ağrı, inme rehabilitasyonuMaster Thesis Nonspesifik Kronik Bel Ağrısı Olan Hastalarda Manuel Terapinin Santral Sensitizasyon Üzerine Etkinliğinin İncelenmesi(2023) Aydoğdu, Serhat; Uluğ, NaimeKronik bel ağrısı sık görülen fiziksel ve psikolojik problemlere yol açan bir sağlık sorunudur. Bu çalışmanın amacı santral sensitizasyonu gelişen nonspesifik kronik bel ağrısı olan hastalarda manuel terapinin santral sensitizasyon üzerine etkinlik düzeyinin incelenmesidir. Çalışmaya Özel 100.yıl Hastanesi'ne başvuran nonspesifik bel ağrısı tanısı almış 24-64 yaş arasındaki 40 hasta dahil edilmiştir. İki gruba ayrıldıktan sonra dört hafta boyunca ilk gruba manuelterapi yöntemleri, egzersiz ve elektroterapi modaliteleri uygulanırken; diğer gruba egzersiz ve elektroterapi modaliteleri uygulanmıştır. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası değerlendirmeler Santral Sensitizasyon Ölçeği, Vizüel Analog Skalası, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği, Oswestry Bel Ağrısı Engellilik Anketi ve Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi üzerinden yapılmıştır. 2 grupta ağrı düzeyinde, Oswestry Bel Ağrı Engellilik Anketinde, Santral Sensitizasyon Ölçeğinde ve anksiyete durumlarında anlamlı fark bulunmuştur. Manuel terapinin nonspesifik kronik bel ağrılı hastalarda santral sensitizasyon üzerine etkinliği bulunmuştur (p<0,001). Nonspesifik kronik bel ağrısı olan hastalarda manuel terapinin santral sensitizasyon üzerine etkisi vardır. Nonspesifik bel ağrısı olan hastaların tedavi programına manuel terapi tekniklerinin eklenmesiyle iyileşme olacağı gözlemlenmiştir. Manuel terapi, fizik tedavi yöntemine göre ağrıyı azaltmada, uyku kalitesini artırmada, depresyonu azaltmada genel sağlık algısının iyileşmesin de daha etkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: bel ağrısı, egzersiz, elektroterapi, manuel terapi, santral sensitizasyonArticle Nonspesifik Kronik Boyun Ağrısı Olan Akademik Personelde İleri Baş Postürünü Etkileyen Faktörlerin Karşılaştırılması: Tanımlayıcı Çalışma(2024) Yelvar, Gul Deniz Yilmaz; Cirak, Yasemin Buran; Begen, Sena Nur; Arslan, Fatma Cansu Aktaş; Uluğ, Naime; Kılıç, ErdenAmaç: Çalışmanın amacı, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan akademik personelde ileri baş pozisyonuna etkileyen faktörlerin karşı laştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan elli katılımcı dâhil edildi. Katılımcılar, kranioverteb ral açı değerine göre “normal servikal pozisyon” ve “ileri baş du ruşu(FHP+)” olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik bilgiler ve oturma, bilgisayar ve telefon kullanım süresi kaydedildi. Dinlenme, uyku ve aktivasyon sırasındaki ağrı şiddeti, görsel analog skalası kul lanılarak değerlendirildi. Üst trapezius ve suboksipital kaslarının ağrı eşiği algometre ile değerlendirildi. Skapulotorasik kas kuvveti, derin servikal kas kuvvet ve enduransı el dinamometresi ve stabilizer basın çlı biyofeedback ünitesi kullanılarak değerlendirildi. Kraniovertebral açı, fotoğraf analiz yöntemleriyle belirlendi. Servikal eklem pozisyon hissi, dijital inklinometre kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Top lam 50 akademik personel dâhil edildi. FHP+ grubunda kilo, beden kitle indeksi ve cep telefonu kullanım süresi anlamlı olarak daha yük sek olduğu belirlendi (p=0,02; p=0,01). FHP+ grubunda üst trapezius ağrı eşiğinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,02). Gruplar arasında orta trapezius kas kuvveti, derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve eklem pozisyon hissi bakımıdan anlamlı fark olduğu belirlendi. (sırasıyla p=0,02; p=0,03; p=0,01). Sonuç: Nonspesifik boyun ağrısı olan hastalarda, FHP; üst trapezius kas ağrı eşiği, orta tra pezius kas kuvveti, azalmış derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve servikal eklem pozisyon hissi ile ilişkilidir.Article Role of Latissimus Dorsi-Thoracolumbar Fascia Complex Stretching on Pain and Pain-Related Parameters in Patients With Chronic Low Back Pain: A Randomised Clinical Trial(Wiley, 2025) Ulug, Naime; Kodak, Seyde Busra; Kodak, Muhammed Ihsan; Aslan, Sema NurBackground Fascial stretching is gaining interest as a potential intervention for pain management. However, evidence regarding the effect of latissimus dorsi-thoracolumbar fascia (LD-TLF) complex stretching in patients with chronic low back pain (CLBP) remains limited. Therefore, this study aimed to investigate the effects of LD-TLF complex stretching on pain-related factors and disability in patients with CLBP. Methods Thirty patients with CLBP were randomly assigned to a study group (n = 15; 7 men, 8 women) and a control group (n = 15; 7 men, 8 women). The study group received 4 weeks of LD-TLF complex stretching in combination with conventional physiotherapy, while the control group received conventional physiotherapy only. Outcomes were assessed before and after the interventions, including primary measures of pain pressure thresholds (PPT) at thoracolumbar fascia levels (L1, L3 and 12th costa), and secondary measures included the Pain Sensitivity Questionnaire (PSQ), the effects of pain on daily activities measured by the Brief Pain Inventory (BPI), and disability assessed by the Oswestry Disability Questionnaire (ODQ). Results Pre- and post-treatment PPTs, at the L1, L3 vertebrae and 12th costa levels, demonstrated significant differences between the study group and control groups. Post-treatment thresholds were significantly higher compared to pre-treatment thresholds (p < 0.001, eta p(2) = 0.67; p < 0.001, eta p(2) = 0.61; p < 0.001, eta p(2) = 0.74). Additionally, significant improvements were found in PSC, BPI and ODQ scores in the study group compared to the control group (p < 0.05). Conclusion The results of this study suggest that stretching the LD-TLF complex may be a beneficial addition to the conventional physiotherapy approach for patients with CLBP. Specifically, LD-TLF complex stretching, when used in combination with conventional physiotherapy, appears to provide improved pain thresholds, decreased pain sensitivity and pain during activity, as well as reduced disability compared to conventional physiotherapy alone in patients with CLBP.Article Türkiye'deki Depremzedelerde Ağrı Şiddeti, Hareket Korkusu ve Düşme Korkusu: Kesitsel Gözlemsel Çalışma(2025) Arıkan, Hülya; Begen, Sena Nur; Yarımkaya, Nur Sena; Acet, Nagihan; Uluğ, Naime; Kılıç, ErdenAmaç: 6 Şubat 2023'te Türkiye'deki 11 ilde meydana gelen yıkıcı depremler, hayatta kalanlar üzerinde önemli fiziksel ve psikolojik etkiler bırakmıştır. Bu çalışma, depremzedelerde ağrı şiddeti, hareket korkusu ve düşme korkusunun sıklığını belirlemeyi ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini, ayrıca psikolojik dayanıklılık ve fiziksel aktivite düzeyi ile bağlantılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu gözlemsel, kesitsel çalışmaya, deprem öncesinde ağrısı veya fiziksel travması bulunmayan 184 hayatta kalan (93 erkek, 91 kadın; yaş ortalaması: 34,02 ± 10,76 yıl) dahil edilmiştir. Ağrı şiddeti, hareket korkusu, düşme korkusu, fiziksel aktivite düzeyi ve psikolojik dayanıklılık sırasıyla ‘Sayısal Ağrı Skalası’, ‘Hareket Korkusu Nedenleri Ölçeği’, ‘Modifiye Düşme Etkililik Ölçeği’, ‘Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu’ ve ‘Connor-Davidson Dayanıklılık Ölçeği’ kullanılarak 02 Mayıs 2023 ile 30 Temmuz 2023 tarihleri arasında değerlendirilmiştir. Bu parametreler arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %46,7’sinde hareket korkusu, %33,2’sinde düşme korkusu ve %37,7–50,5’inde orta ila şiddetli ağrı gözlenmiştir. Hareket korkusu, baş ağrısı (r = 0,275, p < 0,001), boyun ağrısı (r = 0,294, p < 0,001), üst sırt ağrısı (r = 0,262, p < 0,001) ve bel ağrısı (r = 0,284, p < 0,001) dahil olmak üzere ağrı şiddeti ile anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur. Benzer şekilde, düşme korkusu (daha yüksek skorlar daha düşük korkuyu gösterir), baş ağrısı (r = 0,202, p = 0,006), boyun ağrısı (r = 0,179, p = 0,015), üst sırt ağrısı (r = 0,191, p = 0,010) ve bel ağrısı (r = 0,282, p < 0,001) ile pozitif yönde ilişkilidir. Hem hareket korkusu (r = -0,243, p = 0,001) hem de düşme korkusu (r = 0,220, p = 0,003) psikolojik dayanıklılıkla anlamlı bir ilişki göstermiştir. Ancak, her iki korku türü de fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkili bulunmamıştır (p > 0,05). Sonuç: Deprem sırasında fiziksel travma geçirmeyen ve önceden ağrısı olmayan hayatta kalanlar arasında hareket korkusu, düşme korkusu ve ağrı şiddeti yaygındır. Bu faktörler, fiziksel aktivite düzeyinden bağımsız olarak birbirleriyle yakından ilişkilidir. Psikolojik dayanıklılık, korkuya bağlı tepkilerde kritik bir rol oynamaktadır. Bu bulgular, afet sonrası rehabilitasyon stratejilerininde ağrı şiddetini ve korkuya bağlı tepkileri ele alırken, psikolojik dayanıklılığının da göz önünde bulundurması gerektiğini vurgulamaktadır.Article Baş Önde Postürü Olan Genç Yetişkinlerde Baş Postürü Yürüyüş Parametrelerini ve Simetrisini Değiştirir Mi? Kesitsel Bir Çalışma(2025) Begen, Sena Nur; Karahan, Zehra; Uluğ, Naime; Yılmaz, SevalAmaç: Baş önde postür (BÖP) bozukluğu yaygın bir postüral problemdir. Bununla birlikte, yürüyüş kinematiği üzerindeki etkisi belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, genç yetişkinlerde baş postürünün yürüyüşün spatio-temporal parametreleri ve asimetrisine etkisini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Genç erişkinlerde gerçekleştirilen bu kesitsel çalışmada katılımcılar kraniovertebral açı (KVA) değerine göre BÖP ve normal postür olmak üzere iki gruba ayrıldı. Katılımcıların KVA, kranial rotasyon açısı ve kraniohorizontal açıları lateralden çekilen fotoğraflar ile değerlendirildi ve MB-Ruler yazılımı ile analiz edildi. Katılımcıların demografik bilgileri (cinsiyet, yaş, boy, kilo) kaydedildi ve yürüyüş spatiotemporal parametreleri—ilk temas, destek, sallanma fazları, adım döngüsü, dinamik basınç ve yürüyüş simetri skorları—FreeMED force platformu (Sensor Medica, İtalya) kullanılarak ölçüldü. Yürüyüş simetrisi simetri indeksi kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşları 23 yıl (22-23 ÇAA) olan 66 katılımcı (41 kadın ve 25 erkek) dahil edildi. Sol adım döngüsü uzunluğu ile kranial rotasyon açısı arasında orta düzeyde pozitif bir ilişki bulundu (r=0,316, p=0,024). Ancak, gruplar arasında diğer yürüyüş kinematik parametrelerinde anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Ayrıca, CVA ile yürüyüş spatio-temporal parametreleri veya yürüyüş simetrisi arasında anlamlı bir korelasyon bulunmadı (p>0,05). Sonuç: Baş önde postürün genç yetişkinlerde kinematik spatio-temporal yürüyüş parametrelerini ve yürüyüş simetrisini önemli ölçüde değiştirmediğini göstermektedir. Daha hassas ölçümler sağlayabilecek üç boyutlu postür ve yürüme analizi yöntemleri ile planlanan çalışmalara ihtiyaç vardır.Master Thesis Kronik İnme Hastalarında Torakolumbal Fasya ve Latissimus Dorsi Esnekliğinin Gövde Kontrolü ve Denge ile İlişkisinin İncelenmesi(2025) Filiz, Aleyna; Uluğ, NaimeBu çalışmanın amacı kronik inme hastalarında thorakolumbar fasya ve latissimus dorsi esnekliğinin denge ve denge ile ilişkisinini araştırmaktı. Çalışma, Ekim 2024 ile Şubat 2025 tarihleri arasında Ankara İncek Medical Park Hastanesi'nde yatmakta olan ya da ayaktan tedavi gören, 40-65 yaş arasındaki inme geçirmiş kadın ve erkek hastalar ile gerçekleştirildi. Çalışmaya, 3 ay önce inme geçirmiş, Modifiye Ranking skoru 0-3 arasında, Mini Mental Test skoru 25 ve üzerinde olan, iletişim kurabilen, yürüme yardımcısı ile veya yardımcı olmadan ayakta durabilen ve yürüyebilen toplam 32 gönüllü hasta dahil edildi. Çalışma kapsamında, hastaların demografik bilgileri kaydedildi. Torakolumbal fasya esnekliğini değerlendirmek için; sağ ve sol gövde rotasyon normal eklem hareket açıklığı gonyometrik platform ile, latissimus dorsi esnekliğini değerlendirmek amacıyla etkilenen taraf pasif omuz fleksiyonu normal eklem hareketi universal gonyometre ile ölçüldü. Denge parametreleri; Stabilometrik Platform-Alfa Cihazı ve Fonksiyonel Uzanma Testi (FUT) ile ölçüldü. Stabilometrik değerlendirmelerde özellikle ağırlık merkezinin x ve y koordinaları üzerinde salınım alanı, salınım uzunluğu ve ağırlık aktarım yüzdeleri gibi parametreler analiz edildi. Gövde kontrol düzeyleri Gövde Bozukluk Ölçeği (GBÖ) ve postüral kontrol ise Postüral Değerlendirme Skalası (PDS) ile değerlendirildi. Çalışma sonucunda tanımlayıcı istatistikler ve korelasyon analizleri yapıldı. Torakolumbal fasya, latissimus dorsi elastikiyet sonuçları ile stabilometrik değerlendirme sonuçları, gövde kontrolü, postüral kontrol ve düşme riski arasındaki ilişki korelasyonları analiz edildi. Çalışma sonucunda; torakolumbar fasya elastikiyeti ile stabilometrik denge parametrelerinden sağ-sol ağırlık aktarımı arasında anlamlı ilişki bulundu. Ancak Torakolumbal fasya elastikiyeti ile GBÖ'nin dinamik denge ve koordinasyon skorları arasında istatistiksel olarak zayıf negatif yönde korelasyonlar bulundu. GBÖ alt grupları sonuçları ile PDS ve FUT skorları arasında anlamlı ilişki bulundu. Sağ hemiparetik hastalarda, sağ TLF esnekliği ile GBÖ statik skoru arasında anlamlı ilişki bulundu. Çalışmamız sonucunda, torakolumbal fasya ve latissimus dorsi esnekliğini değerlendiren gövde rotasyonu ile ağırlık aktarımı ve gövde kontrolünün dinamik denge parametresi arasında anlamlı ilişki olduğu bulundu. Bu sonuçlar ışığında, inme hastalarında torakolumbal fasya ve latissimus dorsi yapılarının denge parametreleri ve gövde kontrolü üzerinde etkili olabilecekleri, bu nedenle inme rehabilitasyonu sürecinde tedavi programlarında göz önüne alınması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: inme, torakolumbal fasya, latissimus dorsi, fasya esnekliği, denge

