Uluğ, Naime

Loading...
Name Variants
U.,Naime Naime, Uluğ Naime, Ulug N.,Uluğ U., Naime N., Uluğ N.,Ulug Ulug, Naime Uluğ N. Ulug,N. Uluğ, Naime Ulug N. Uluğ,N. N., Ulug
Job Title
Doktor Öğretim Üyesi
Email Address
naime.ulug@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Department of Therapy and Rehabilitation
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
No research topics data found.

Sustainable Development Goals

NO POVERTY1
NO POVERTY
0
Research Products
ZERO HUNGER2
ZERO HUNGER
0
Research Products
GOOD HEALTH AND WELL-BEING3
GOOD HEALTH AND WELL-BEING
4
Research Products
QUALITY EDUCATION4
QUALITY EDUCATION
0
Research Products
GENDER EQUALITY5
GENDER EQUALITY
1
Research Products
CLEAN WATER AND SANITATION6
CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY7
AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH8
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
0
Research Products
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE9
INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
REDUCED INEQUALITIES10
REDUCED INEQUALITIES
0
Research Products
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES11
SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
0
Research Products
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION12
RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
CLIMATE ACTION13
CLIMATE ACTION
0
Research Products
LIFE BELOW WATER14
LIFE BELOW WATER
0
Research Products
LIFE ON LAND15
LIFE ON LAND
0
Research Products
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS16
PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
2
Research Products
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS17
PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
0
Research Products
Documents

15

Citations

403

h-index

8

Documents

14

Citations

270

No records found in other affiliations.
Scholarly Output

18

Articles

11

Views / Downloads

161/133

Supervised MSc Theses

7

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

21

Scopus Citation Count

22

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

1.17

Scopus Citations per Publication

1.22

Open Access Source

7

Supervised Theses

7

JournalCount
Medicine2
European Journal of Pain1
İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi1
Journal of Bodywork and Movement Therapies1
Journal of Health Sciences and Medicine (Online)1
Current Page: 1 / 2

Scopus Quartile Distribution

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 10 of 18
  • Article
    Türkiye'deki Depremzedelerde Ağrı Şiddeti, Hareket Korkusu ve Düşme Korkusu: Kesitsel Gözlemsel Çalışma
    (2025-05-30) Arıkan, Hülya; Begen, Sena Nur; Yarımkaya, Nur Sena; Acet, Nagihan; Uluğ, Naime; Kılıç, Erden
    Amaç: 6 Şubat 2023'te Türkiye'deki 11 ilde meydana gelen yıkıcı depremler, hayatta kalanlar üzerinde önemli fiziksel ve psikolojik etkiler bırakmıştır. Bu çalışma, depremzedelerde ağrı şiddeti, hareket korkusu ve düşme korkusunun sıklığını belirlemeyi ve bunların birbirleriyle olan ilişkilerini, ayrıca psikolojik dayanıklılık ve fiziksel aktivite düzeyi ile bağlantılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Yöntemler: Bu gözlemsel, kesitsel çalışmaya, deprem öncesinde ağrısı veya fiziksel travması bulunmayan 184 hayatta kalan (93 erkek, 91 kadın; yaş ortalaması: 34,02 ± 10,76 yıl) dahil edilmiştir. Ağrı şiddeti, hareket korkusu, düşme korkusu, fiziksel aktivite düzeyi ve psikolojik dayanıklılık sırasıyla ‘Sayısal Ağrı Skalası’, ‘Hareket Korkusu Nedenleri Ölçeği’, ‘Modifiye Düşme Etkililik Ölçeği’, ‘Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu’ ve ‘Connor-Davidson Dayanıklılık Ölçeği’ kullanılarak 02 Mayıs 2023 ile 30 Temmuz 2023 tarihleri arasında değerlendirilmiştir. Bu parametreler arasındaki ilişkileri incelemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Bulgular: Katılımcıların %46,7’sinde hareket korkusu, %33,2’sinde düşme korkusu ve %37,7–50,5’inde orta ila şiddetli ağrı gözlenmiştir. Hareket korkusu, baş ağrısı (r = 0,275, p < 0,001), boyun ağrısı (r = 0,294, p < 0,001), üst sırt ağrısı (r = 0,262, p < 0,001) ve bel ağrısı (r = 0,284, p < 0,001) dahil olmak üzere ağrı şiddeti ile anlamlı şekilde ilişkili bulunmuştur. Benzer şekilde, düşme korkusu (daha yüksek skorlar daha düşük korkuyu gösterir), baş ağrısı (r = 0,202, p = 0,006), boyun ağrısı (r = 0,179, p = 0,015), üst sırt ağrısı (r = 0,191, p = 0,010) ve bel ağrısı (r = 0,282, p < 0,001) ile pozitif yönde ilişkilidir. Hem hareket korkusu (r = -0,243, p = 0,001) hem de düşme korkusu (r = 0,220, p = 0,003) psikolojik dayanıklılıkla anlamlı bir ilişki göstermiştir. Ancak, her iki korku türü de fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkili bulunmamıştır (p > 0,05). Sonuç: Deprem sırasında fiziksel travma geçirmeyen ve önceden ağrısı olmayan hayatta kalanlar arasında hareket korkusu, düşme korkusu ve ağrı şiddeti yaygındır. Bu faktörler, fiziksel aktivite düzeyinden bağımsız olarak birbirleriyle yakından ilişkilidir. Psikolojik dayanıklılık, korkuya bağlı tepkilerde kritik bir rol oynamaktadır. Bu bulgular, afet sonrası rehabilitasyon stratejilerininde ağrı şiddetini ve korkuya bağlı tepkileri ele alırken, psikolojik dayanıklılığının da göz önünde bulundurması gerektiğini vurgulamaktadır.
  • Article
    Nonspesifik Kronik Boyun Ağrısı Olan Akademik Personelde İleri Baş Postürünü Etkileyen Faktörlerin Karşılaştırılması: Tanımlayıcı Çalışma
    (2024) Yelvar, Gul Deniz Yilmaz; Cirak, Yasemin Buran; Begen, Sena Nur; Arslan, Fatma Cansu Aktaş; Uluğ, Naime; Kılıç, Erden
    Amaç: Çalışmanın amacı, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan akademik personelde ileri baş pozisyonuna etkileyen faktörlerin karşı laştırılmasıdır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya, nonspesifik kronik boyun ağrısı olan elli katılımcı dâhil edildi. Katılımcılar, kranioverteb ral açı değerine göre “normal servikal pozisyon” ve “ileri baş du ruşu(FHP+)” olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik bilgiler ve oturma, bilgisayar ve telefon kullanım süresi kaydedildi. Dinlenme, uyku ve aktivasyon sırasındaki ağrı şiddeti, görsel analog skalası kul lanılarak değerlendirildi. Üst trapezius ve suboksipital kaslarının ağrı eşiği algometre ile değerlendirildi. Skapulotorasik kas kuvveti, derin servikal kas kuvvet ve enduransı el dinamometresi ve stabilizer basın çlı biyofeedback ünitesi kullanılarak değerlendirildi. Kraniovertebral açı, fotoğraf analiz yöntemleriyle belirlendi. Servikal eklem pozisyon hissi, dijital inklinometre kullanılarak değerlendirildi. Bulgular: Top lam 50 akademik personel dâhil edildi. FHP+ grubunda kilo, beden kitle indeksi ve cep telefonu kullanım süresi anlamlı olarak daha yük sek olduğu belirlendi (p=0,02; p=0,01). FHP+ grubunda üst trapezius ağrı eşiğinin anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p=0,02). Gruplar arasında orta trapezius kas kuvveti, derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve eklem pozisyon hissi bakımıdan anlamlı fark olduğu belirlendi. (sırasıyla p=0,02; p=0,03; p=0,01). Sonuç: Nonspesifik boyun ağrısı olan hastalarda, FHP; üst trapezius kas ağrı eşiği, orta tra pezius kas kuvveti, azalmış derin servikal fleksör kas dayanıklılığı ve servikal eklem pozisyon hissi ile ilişkilidir.
  • Article
    Role of Latissimus Dorsi-Thoracolumbar Fascia Complex Stretching on Pain and Pain-Related Parameters in Patients With Chronic Low Back Pain: A Randomised Clinical Trial
    (Wiley, 2025-10-01) Ulug, Naime; Kodak, Seyde Busra; Kodak, Muhammed Ihsan; Aslan, Sema Nur
    Background Fascial stretching is gaining interest as a potential intervention for pain management. However, evidence regarding the effect of latissimus dorsi-thoracolumbar fascia (LD-TLF) complex stretching in patients with chronic low back pain (CLBP) remains limited. Therefore, this study aimed to investigate the effects of LD-TLF complex stretching on pain-related factors and disability in patients with CLBP. Methods Thirty patients with CLBP were randomly assigned to a study group (n = 15; 7 men, 8 women) and a control group (n = 15; 7 men, 8 women). The study group received 4 weeks of LD-TLF complex stretching in combination with conventional physiotherapy, while the control group received conventional physiotherapy only. Outcomes were assessed before and after the interventions, including primary measures of pain pressure thresholds (PPT) at thoracolumbar fascia levels (L1, L3 and 12th costa), and secondary measures included the Pain Sensitivity Questionnaire (PSQ), the effects of pain on daily activities measured by the Brief Pain Inventory (BPI), and disability assessed by the Oswestry Disability Questionnaire (ODQ). Results Pre- and post-treatment PPTs, at the L1, L3 vertebrae and 12th costa levels, demonstrated significant differences between the study group and control groups. Post-treatment thresholds were significantly higher compared to pre-treatment thresholds (p < 0.001, eta p(2) = 0.67; p < 0.001, eta p(2) = 0.61; p < 0.001, eta p(2) = 0.74). Additionally, significant improvements were found in PSC, BPI and ODQ scores in the study group compared to the control group (p < 0.05). Conclusion The results of this study suggest that stretching the LD-TLF complex may be a beneficial addition to the conventional physiotherapy approach for patients with CLBP. Specifically, LD-TLF complex stretching, when used in combination with conventional physiotherapy, appears to provide improved pain thresholds, decreased pain sensitivity and pain during activity, as well as reduced disability compared to conventional physiotherapy alone in patients with CLBP.
  • Master Thesis
    Sedanter Kadın Bireylerde Reformer Pilates'in Bilişsel Kontrol ve Esneklik Düzeyi, Beden Farkındalığı Üzerine Etkisinin İncelenmesi
    (2023) Özeren, Ayşenur; Uluğ, Naime
    Bu çalışma sedanter kadın bireylerde reformer pilatesin bilişsel konrol ve esnekliğe, beden farkındalığına etkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışma Ankara Özel Ortadoğu Hastanesinde bulunan kilinik Pilates odasında yaşları 25-50 yıl arasında değişen 44 sağlıklı sadenter kadın dahil edildi. Bireyler Pilates ve kontrol olmak üzere randomize olarak 2 gruba ayrıldı. Reformer pilates grubuna altı hafta süresince (2gün/hafta) egzersiz eğitimi verildi . Kontrol grubuna ise ev egzersiz programı olarak aerobik egzersiz önerildi. Her iki grubun eğitim öncesi ve sonrasında değerlendirmeleri yapıldı. Katılımcıların ağrı şiddeti Visual Analog Skalası (VAS) ile, yorgunluk Modifiye Borg Skalası (MBS) ile, emosyonel durum Beck Depresyon Ölçeği(BDÖ) ile, uyku kalitesiPittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ), yaşam kalitesiKısa Form-36 Yaşam Kalitesi Ölçeği (SF-36), iki farkı duyunun değerlendirilmesi iki nokta diskriminasyon testi ile, vücut şeması sağ/sol ayrımı Recognise Application ile, beden farkındalığı bilinçli farkındalık ölçeği (BFÖ) ile, bilişsel esneklik Stroop Testi ile, kor enduransı lateral köprü testi, statik gövde ekstansiyon testi (Sorensen testi) ve gövde fleksörleri endurans testi ile değerlendirildi.Bu çalışma sonucunda Reformer pilatesin kişilerde dikkati, bilişsel esnekliği ve yaşam kalitesini artırdığı ve emosyonel durumu iyileştiridiği bulundu.Kognitif performansı geliştirici ve yaşam kalitesini üzerine olumlu etkileri nedeniyle Reformer Pilates egzersizlerinin fizyoterapi ve rehabilitasyon tedavi programlarına eklenmesi önerilebilir.
  • Article
    Citation - WoS: 2
    Citation - Scopus: 3
    Effects of Reformer Pilates on Pain, Psychological Factors, and Sleep in Chronic Musculoskeletal Pain: A Randomized Controlled Trial
    (Springernature, 2025-07-26) Sahan, Nilay; Ulug, Naime; Ozeren, Aysenur
    BackgroundMusculoskeletal disorders that follow a chronic course are associated with many symptoms, the most striking one is chronic pain that gradually worsens. The aim of this randomized controlled and single- center study was to investigate the effect of Reformer Pilates exercises on pain severity, pain coping methods, pain beliefs, fear of movement, fatigue and sleep quality in young adult patients with chronic low back pain and neck pain.MethodsA total of 54 women aged between 30 and 50 were randomized into two groups. The Reformer Pilates (RP) group received a 6-week exercise program (45 min/twice per week), while the control group (CG) didn't receive any exercise program. Outcomes measured before and after the interventions were, Brief Pain Questionnaire, Pain Coping Scale, Pain Beliefs Scale, Tampa Kinesiophobia Scale, FACIT Fatigue Scale and Pittsburg Sleep Quality Index.ResultsThe groups were homogeneous at baseline. Statistical differences were found in favour of RP with small to large effect size in pain parameters (p < 0.05; Cohen's d = 0.17-1.45), large effect size in fear of movement, small effect size in fatigue and medium effect size in sleep quality (p < 0.05; Cohen's d = 0.43-0.86). No statistical difference between the groups was observed only in the pain beliefs organic sub-heading of the Pain Beliefs Scale and in the passive strategies sub-headings of the Pain Coping Scale (p > 0.05).DiscussionThe results of the current study suggest that Reformer Pilates increased active living in patients with chronic low back pain and chronic neck pain engenders a comprehensive enhancement in both physical and mental health, in addition to the capacity of patients to proactively manage their condition.Trial registrationRegistration number: NCT06706037. Date of registration: 11/25/2024.
  • Master Thesis
    Kronik İnme Hastalarında Torakolumbal Fasya ve Latissimus Dorsi Esnekliğinin Gövde Kontrolü ve Denge ile İlişkisinin İncelenmesi
    (2025) Filiz, Aleyna; Uluğ, Naime
    Bu çalışmanın amacı kronik inme hastalarında thorakolumbar fasya ve latissimus dorsi esnekliğinin denge ve denge ile ilişkisinini araştırmaktı. Çalışma, Ekim 2024 ile Şubat 2025 tarihleri arasında Ankara İncek Medical Park Hastanesi'nde yatmakta olan ya da ayaktan tedavi gören, 40-65 yaş arasındaki inme geçirmiş kadın ve erkek hastalar ile gerçekleştirildi. Çalışmaya, 3 ay önce inme geçirmiş, Modifiye Ranking skoru 0-3 arasında, Mini Mental Test skoru 25 ve üzerinde olan, iletişim kurabilen, yürüme yardımcısı ile veya yardımcı olmadan ayakta durabilen ve yürüyebilen toplam 32 gönüllü hasta dahil edildi. Çalışma kapsamında, hastaların demografik bilgileri kaydedildi. Torakolumbal fasya esnekliğini değerlendirmek için; sağ ve sol gövde rotasyon normal eklem hareket açıklığı gonyometrik platform ile, latissimus dorsi esnekliğini değerlendirmek amacıyla etkilenen taraf pasif omuz fleksiyonu normal eklem hareketi universal gonyometre ile ölçüldü. Denge parametreleri; Stabilometrik Platform-Alfa Cihazı ve Fonksiyonel Uzanma Testi (FUT) ile ölçüldü. Stabilometrik değerlendirmelerde özellikle ağırlık merkezinin x ve y koordinaları üzerinde salınım alanı, salınım uzunluğu ve ağırlık aktarım yüzdeleri gibi parametreler analiz edildi. Gövde kontrol düzeyleri Gövde Bozukluk Ölçeği (GBÖ) ve postüral kontrol ise Postüral Değerlendirme Skalası (PDS) ile değerlendirildi. Çalışma sonucunda tanımlayıcı istatistikler ve korelasyon analizleri yapıldı. Torakolumbal fasya, latissimus dorsi elastikiyet sonuçları ile stabilometrik değerlendirme sonuçları, gövde kontrolü, postüral kontrol ve düşme riski arasındaki ilişki korelasyonları analiz edildi. Çalışma sonucunda; torakolumbar fasya elastikiyeti ile stabilometrik denge parametrelerinden sağ-sol ağırlık aktarımı arasında anlamlı ilişki bulundu. Ancak Torakolumbal fasya elastikiyeti ile GBÖ'nin dinamik denge ve koordinasyon skorları arasında istatistiksel olarak zayıf negatif yönde korelasyonlar bulundu. GBÖ alt grupları sonuçları ile PDS ve FUT skorları arasında anlamlı ilişki bulundu. Sağ hemiparetik hastalarda, sağ TLF esnekliği ile GBÖ statik skoru arasında anlamlı ilişki bulundu. Çalışmamız sonucunda, torakolumbal fasya ve latissimus dorsi esnekliğini değerlendiren gövde rotasyonu ile ağırlık aktarımı ve gövde kontrolünün dinamik denge parametresi arasında anlamlı ilişki olduğu bulundu. Bu sonuçlar ışığında, inme hastalarında torakolumbal fasya ve latissimus dorsi yapılarının denge parametreleri ve gövde kontrolü üzerinde etkili olabilecekleri, bu nedenle inme rehabilitasyonu sürecinde tedavi programlarında göz önüne alınması gerektiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: inme, torakolumbal fasya, latissimus dorsi, fasya esnekliği, denge
  • Article
    Citation - WoS: 8
    Citation - Scopus: 8
    Reliability and Validity of the Turkish Translation of Pedsql™ Multidimensional Fatigue Scale in Duchenne Muscular Dystrophy
    (Riyadh Armed Forces Hospital, 2019-10) Alemdaroglu-Gurbuz, Ipek; Uluğ, Naime; Bulut, Numan; Bozgeyik, Sibel; Ulug, Naime; Arslan, Selen S.; Yilmaz, Oznur; Karaduman, Ayse; Uluğ, Naime
    Objectives: To perform the Turkish translation, reliability, and validity study of the PedsQL (TM) -3.0 Multidimensional Fatigue Scale (PcdsQL-MFS) in patients with Duchenne Muscular Dystrophy (DMD). Methods: This prospective, cross-sectional, observational study was held in Hacettepe University, Faculty of Physical Therapy and Rehabilitation between January 2016-August 2018. Turkish translation of the PedsQL-MFS was conducted based on the steps addressed in the translation manual of the original research. The psychometric features of the Turkish version of PedsQL-MFS including feasibility, internal consistency, and test-retest reliability, construct, and criterion-related validity as well as parent/child agreement were investigated on a total of 71 children and their parents. Results: The mean age of boys with DMD included in the study was 102.94 +/- 23.23 months with a mean 17.15 +/- 2.98 BMI. Internal consistencies of Child Self Report General Fatigue, Sleep/rest Fatigue, and Cognitive Fatigue items were 0.74, 0.65, and 0.83 while. 0.89, 0.84, and 0.91 in Parent Proxy Report. The ICC values of Child Self Report and Parent Proxy Report were 0.87 and 0.91. respectively. Parent Proxy Report succeded more acceptable fit indices than Child Self Report. A statistically significant correlation was found between PedsQL-MFS and PedsQL-Neuromuscular Module (p<0.05). Moderate agreement was detected between parent and child. Conclusion: The Turkish version of PedsQL-MFS was determined to be a reliable and valid tool to evaluate fatigue in 5-12 years old, ambulant children with DMD.
  • Master Thesis
    Whip-Predict Whiplash Risk Sınıflandırma Aracının Türkçe Geçerlik, Güvenirlik Çalışması
    (2025) Eryılmaz, Muhammed Celal; Uluğ, Naime
    Bu çalışma, WHIP-PREDICT Whiplash Risk Sınıflandırma Aracı'nın Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenirlik analizini gerçekleştirmek amacıyla tasarlanmıştır. Whiplash yaralanmaları, trafik kazaları gibi travmatik olaylar sonucunda ortaya çıkan karmaşık bir sağlık sorunu olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda, Quebec Task Force (QTF) tarafından geliştirilen 'Whiplash Associated Disorders' (WAD) terimi, bu tür yaralanmaların tanımlanmasında önemli bir yer tutmaktadır. WHIP-PREDICT ölçeği, whiplash yaralanmalarının risk faktörlerini değerlendirerek, uygun tedavi ve rehabilitasyon planlarının oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Ancak, Türkiye'de Whiplash yaralanmalarının risk sınıflandırılması için kullanılan ve Türkçe geçerlik güvenirliği olan herhangi bir ölçek bulunmamaktadır. Literatürdeki bu eksikliği gidermek için WHIP-PREDICT aracının Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması yapıldı. Bu araştırma, Ağustos 2024 ile Haziran 2025 tarihleri arasında, 18-65 yaş aralığındaki 285 bireyden elde edilen verilerle gerçekleştirildi. Katılımcılar, çalışmanın dahil edilme kriterlerine uygun olarak seçildi ve anket süreci, etik kurallara uygun olarak gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında katılımcıların, demografik bilgileri, kronik hastalık varlığı ve WHIP-PREDICT ölçeği uygulandı. Ayrıca, Boyun Özürlülük Sorgulama Anketi (BÖA), Tampa Kinezyofobi Ölçeği (TKÖ) ve Olayların Etkisi Ölçeği (OEÖ) gibi ek ölçüm araçları da kullanıldı. Elde edilen veriler sonucunda, WHIP-PREDICT ölçeğinin Türkçe versiyonunun Cronbach Alfa katsayısı 0,893 olarak hesaplandı, bu da yüksek düzeyde iç tutarlılığı gösterdi. Yapı geçerliği analizi, ölçeğin iki alt boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. WHIP-PREDICT'in ilk bölümdeki 10 madde, whiplash travması ile ilişkili semptomları ve risk faktörlerini ölçerken, ikinci bölümdeki 5 madde ise aşırı uyarılma durumunu değerlendirmektedir. Bu bölüm, özellikle 35 yaş ve üzerindeki katılımcılarda yaşa bağlı aşırı uyarılma ile artan riskleri göz önünde bulundurarak, whiplash yaralanmalarının psikolojik etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma sonucunda; WHIP-PREDICT'in birinci bölümü ile, BÖA toplam puanı arasında yüksek düzeyde pozitif ilişki, TKÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki, OEÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki bulundu. WHIP-PREDICT'in ikinci bölümü ile; BÖA toplam puanı arasında zayıf fakat istatistiksel olarak anlamlı ilişki, OEÖ toplam puanı arasında orta düzeyde pozitif ilişki, TKÖ toplam puanı arasında ise zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı olmayan korelasyon bulundu. Çalışma sonuçlarımız, WHIP-PREDICT ölçeğinin Türkçe versiyonunun, whiplash yaralanmalarının değerlendirilmesinde güvenilir ve geçerli bir araç olduğunu gösterdi. Bu çalışma, Türkiye'de WHIP-PREDICT'in klinik uygulamalara entegrasyonunu kazandırarak, whiplash yaralanmalarının değerlendirilmesinde ve yönetiminde önemli katkılar sağlayabileceği düşünülmektedir. Elde edilen bulgular, boyun ağrılı bireylerin değerlendirme ve tedavi süreçlerinin özelleştirilmesine, bunun yanı sıra bu alanda çalışan hekim ve fizyoterapistlerin sunduğu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesinde önemli rol oynayabileceği düşünülmektedir.
  • Article
    Citation - WoS: 4
    Citation - Scopus: 3
    Upper Extremity Functions and Physical Activity in Chronic Maintenance Hemodialysis Patients: a Case-Control Study
    (Lippincott Williams & Wilkins, 2023-10-13) Arslan, Fatma Cansu Aktas; Demirguc, Arzu; Ulug, Naime; Aktas Arslan, Fatma Cansu
    Continuous hemodialysis (HD) treatment causes many complications in patients. The aim of this study is to evaluate the upper extremity functional capacity, physical activity level, and physical functions of patients receiving continuous HD treatment. Fifty HD patients and fifty healthy subjects were included in the study. Hand grip strength with Dynamometer, range of motion of upper extremity with Digital Goniometer, functional level of the upper extremity with the Turkish version of the Shoulder, Arm, and Hand Problems Questionnaire (The DASH-T), physical activity levels with international physical activity questionnaire short form and physical functions with the human activity profile (HAP) were evaluated. The mean grip strength of the subjects in the control group was 23.3 +/- 1.44 kg, while the mean grip strength of the HD patients with fistula was 15.75 +/- 3.08 kg (P < .05). In all joint range of motion measurements; the values of HD patients were significantly lower than the control group (P < .05). The DASH symptom scores of the individuals in the HD group (mean 19.19 +/- 1.41) were significantly higher than the control group (mean 5.75 +/- 1.41) (P < .05). The number of individuals with low-level activity in the HD group (72%) was higher than the control group (34%) (P < .01). The maximum activity score score of the HAP (mean 68.7 +/- 1.4) and the adjusted activity score of the HAP (mean 42.54 +/- 3.02) were lower in the HD group (P < .0001). HD treatment adversely affects hand grip strength, the range of motion, upper extremity functions, physical activity, and physical function levels of the patients.
  • Master Thesis
    Lomber Disk Hernisi Olan Hastalarda Dinamik Bantlamanın Ağrı, Ağrı Eşiği, Endurans, Denge, Lomber Eklem Hareketliliği ve Fonksiyonellik Üzerine Akut Etkilerinin İncelenmesi
    (2023) Adalı, Mehmet Fatih; Uluğ, Naime
    Bu çalışma dinamik bantlamanın lomber disk hernili hastalarda ağrı, ağrı eşiği, endurans, denge, lomber eklem hareketliliği ve fonksiyonellik üzerine akut etkilerini incelemek için gerçekleştirildi. Çalışmaya Kırşehir Kaman Devlet Hastanesi'nde uzman hekim tarafından fizyoterapi ve rehabilitasyon ünitesine gönderilen, daha önce yapılan fizik muayene ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) sonuçlarına göre lomber disk hernisi tanısı konulan 34 gönüllü, erişkin hasta dahil edildi. Hastalar dinamik bant (n=17) ve sham bant (n=17) olmak üzere 2 gruba ayrıldı. Hastaların ağrısı Sayısal Derecelendirme Ölçeği, ağrı eşiği Jtech Commander dijital algometre, lomber kas enduransı Modifiye Sorenson Testi, dengesi fonksiyonel uzanma testi, lomber eklem hareketliliği universal gonyometre ve hastaların fonksiyonel hareket düzeyleri zamanlı kalk ve yürü testi ile değerlendirildi. Değerlendirmeler bantlama uygulanmadan önce, bantlama uygulandıktan 2 saat sonra ve 3 gün sonra olmak üzere 3 aşamada gerçekleştirildi. Dinamik bantlama uygulamasının bantlama öncesine kıyasla 2 saat sonraki ve 3 gün sonraki ölçümlerinde lomber eklem fleksiyonu haricinde kalan diğer tüm parametrelerde iyileşme sağladığı görülürken, sham bantlama grubunda ise 2 saat sonra ve 3 gün sonraki ölçümlerinde her hangi bir değişim görülmemiştir. Sonuç olarak dinamik bantlama uygulamasının lomber eklem fleksiyonu haricinde kalan diğer tüm parametrelerde iyileşme sağladığı ve bu nedenden dolayı lomber disk hernisinin akut tedavisinde uygulanabilecek yöntemlerden birisi olarak tercih edilebileceği düşünülmektedir.