Sever, Dilşad Çiğdem
Loading...
Profile URL
Name Variants
S., Dilşad Çiğdem
D. C. Sever
Sever,D.C.
Sever, Dilsad Cigdem
D.C.Sever
Dilsad Cigdem, Sever
Dilşad Çiğdem, Sever
S., Dilsad Cigdem
Sever, Dilşad Çiğdem
D. Ç. Sever
Sever,Dilsad Cigdem
Sever,D.Ç.
S.,Dilsad Cigdem
Dilşad Çiğdem Sever
D.Ç.Sever
D., Sever
D.,Sever
S.,Dilşad Çiğdem
Sever, Çiğdem
Sever Çiğdem
D. C. Sever
Sever,D.C.
Sever, Dilsad Cigdem
D.C.Sever
Dilsad Cigdem, Sever
Dilşad Çiğdem, Sever
S., Dilsad Cigdem
Sever, Dilşad Çiğdem
D. Ç. Sever
Sever,Dilsad Cigdem
Sever,D.Ç.
S.,Dilsad Cigdem
Dilşad Çiğdem Sever
D.Ç.Sever
D., Sever
D.,Sever
S.,Dilşad Çiğdem
Sever, Çiğdem
Sever Çiğdem
Job Title
Doçent Doktor
Email Address
cigdem.sever@atilim.edu.tr
Main Affiliation
Law
Status
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID
Sustainable Development Goals
1NO POVERTY
0
Research Products
2ZERO HUNGER
0
Research Products
3GOOD HEALTH AND WELL-BEING
1
Research Products
4QUALITY EDUCATION
1
Research Products
5GENDER EQUALITY
3
Research Products
6CLEAN WATER AND SANITATION
0
Research Products
7AFFORDABLE AND CLEAN ENERGY
0
Research Products
8DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
2
Research Products
9INDUSTRY, INNOVATION AND INFRASTRUCTURE
0
Research Products
10REDUCED INEQUALITIES
1
Research Products
11SUSTAINABLE CITIES AND COMMUNITIES
1
Research Products
12RESPONSIBLE CONSUMPTION AND PRODUCTION
0
Research Products
13CLIMATE ACTION
0
Research Products
14LIFE BELOW WATER
1
Research Products
15LIFE ON LAND
0
Research Products
16PEACE, JUSTICE AND STRONG INSTITUTIONS
9
Research Products
17PARTNERSHIPS FOR THE GOALS
1
Research Products

This researcher does not have a Scopus ID.

This researcher does not have a WoS ID.

Scholarly Output
31
Articles
23
Views / Downloads
102/761
Supervised MSc Theses
8
Supervised PhD Theses
0
WoS Citation Count
0
Scopus Citation Count
0
Patents
0
Projects
0
WoS Citations per Publication
0.00
Scopus Citations per Publication
0.00
Open Access Source
7
Supervised Theses
8
| Journal | Count |
|---|---|
| Ankara Barosu Dergisi | 3 |
| Anayasa Hukuku Dergisi | 2 |
| Terazi Hukuk Dergisi | 1 |
| Türkiye Barolar Birliği Dergisi | 1 |
Current Page: 1 / 1
Scopus Quartile Distribution
Quartile distribution chart data is not available
Competency Cloud

31 results
Scholarly Output Search Results
Now showing 1 - 10 of 31
Master Thesis Türk Ceza Mahkemesi Kararlarının Disiplin Hukukuna Etkisi(2023) Ekinci, Mustafa Necati; Sever, Dilşad ÇiğdemBir fiil, hem ceza hukukunun hem de disiplin hukukunun korumak istediği değerlere karşı tehdit unsuru olabilir. Bu durumda gerekli koşulların oluşması halinde ceza muhakemesi süreci başlayacaktır. Fiil aynı zamanda disiplin suçunu oluşturduğu için disiplin soruşturması da başlayacaktır. Bu noktada ceza hukuku ve disiplin hukukunun yolları kesişecektir. Disiplin hukuku ilke ve amaç bakımından ceza hukukundan farklıdır. Bu hukuk disiplinlerinin korumak istedikleri değerlerde farklıdır. Bu fark göz önüne alındığı zaman aynı fiil için farklı kararların çıkması muhtemeldir. Bu durumda 'ne bis in idem' ilkesinin disiplin hukukuna olan etkisi tartışılacaktır. Ceza davaları bir muhakeme faaliyetidir. Disiplin soruşturma ve kovuşturmaları ise idari işlem niteliğindedir. Bu durum, ceza hukuku ve disiplin hukuku bakımından önemli bir farktır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda ceza muhakemesindeki hükmün disiplin hukukuna etkisi incelenmesi gereken bir husustur. Bu husus mahkeme kararları ışığında tartışılacaktır.Article Devleti ve Hukuksal Kurumları Anlayabilmek İçin “polis” Kavramını Yeniden Düşünmek: Neocleous’un “polis Erkinin Eleştirel Teorisi”(Çağımızda Toplum ve Hukuk Dergisi, 2017) Sever, ÇiğdemDevletin otorite yapısının insanların gündelik yaşamlarını nasıl etkilediği anlaşılmaksızın devletin inşa sürecinin ve toplumla kurduğu ilişkinin anlaşılması da mümkün değildir.1 Bu nedenle devletin meşru şiddet kullanma tekeli aracılığıyla toplumsal hayatı düzenlemesini, yani polis erkini anlamak devlet ile sivil toplum arasındaki ilişkiyi anlayabilmek bakımından önem taşır. Mark Neocleous’un eleştirel bir devlet teorisi kurma hedefinin bir parçası olan Toplumsal Düzenin İnşası (Polis Erkinin Eleştirel Teorisi) başlıklı eseri de bu çabanın bir parçasıdır. Eserde Neocleous, polis kavramının tarihsel sürecini gözden geçirmiş ve Hegel, Marx, Smith ve Foucault’nun görüşlerinden yola çıkarak, Marksist devlet kuramına yönelen iki karşı görüşü ele almıştır. Bunlardan ilki, devletten sivil topluma doğru odak değişimi, ikincisi ise Foucault’nun çalışmalarından esinlenen bu tür ikilikleri reddetmek gerektiği yönündeki görüştür. Mark Neocleous’ın bu çalışmasının ilk amacı, bir süredir durgunluğa uğrayan polis çalışmalarını yeniden canlandırarak zabtetmeye yarayan geniş kurumlar dizgesini ortaya koymaktır. Çalışmanın en önemli tezi, devletin sivil toplumu, zaptetme2 aracılığıyla şekillendirdiği ve düzenlediğidir. Neocleous, bu çalışmada diğer Marksist devlet kuramlarında olduğu gibi polis kurumunun özel mülkiyeti korumak, işçi sınıfını ezmek gibi baskıcı işlevlerini vurgulamaktan öte zaptetmenin sadece işçi sınıfını baskı altında tutmada ve düzeni yeniden üretmede değil, düzenin inşasında oynadığı merkezi rolü ele almaya çalışmıştır.Master Thesis Kamu İhale İlke ve Usulleri Açısından İstisna Kapsamındaki Alımlar(2019) Karagülle, Gürkan; Sever, Dilşad Çiğdemİdareler kamu hizmetini yürütürken ihtiyacı olan mal alımı, hizmet alımı veya yapım işlerini kendileri göremediği zamanlarda özel hukuk kişilerinden bu ihtiyaçlarını karşılamak durumunda kalırlar. Bu ihtiyaçlar ihale usulü ile karşılanır. Kamu ihalelerine ilişkin hukukumuzda iki tane temel kanun bulunmaktadır. Bunlardan ilki 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu diğeri 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu' dur. Çalışmada Kamu İhale Kanunu'nun istisnalar kenar başlıklı 3'üncü maddesinin ihale ilkeleri açısından değerlendirilmesi yapılarak kapsadığı konular ve idareler incelenmiştirMaster Thesis Çocuk Hakları Sözleşmesi Çerçevesinde Türkiye'de İdarenin Pozitif Yükümlülükleri(2024) Bal, Gülçin; Sever, Dilşad ÇiğdemChildren need special protection because they have not reached full maturity both physically and mentally. Throughout history, children have been deprived of the protection they need. Over time, the view on children began to change and children began to be considered as individuals who are subject to rights. Recognizing that children need special protection due to their special situation, a convention focusing exclusively on children's rights was signed in addition to basic human rights documents. With the adoption of the aforementioned Convention on the Rights of the Child, children have become subjects of rights. This Convention imposes obligations on the party states regarding the protection of children's rights. The party states will fulfill their obligations arising from the Convention through the administration.Article COVID-19 GÜNLERİNDE İDARE HUKUKU: SALGINLA MÜCADELEDE KOLLUK YETKİLERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME(2020) Sever, DilşadAralık 2019’da ilk olarak Çin’de tespit edilen ve Mart ayıitibarıyla tüm dünyayı saran bir pandemi halini alan COVID-19’la mücadelede kullanılacak hukuki araçların kapsam ve özellikleri hemen herülkede tartışma konusu olmuştur. Tehlikeli bulaşıcı hastalık nedeniyleolağanüstü hal ilan edilmesi mümkün olduğu gibi, olağan dönemlerde degenel sağlığın korunması için kullanılacak özel idari kolluk yetkilerigündeme gelir. Türkiye’de COVID-19 ile mücadelede kullanılan temelmevzuat 1930 yılında kabul edilen Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 1949tarihli İl İdaresi Kanunu’nun bir maddesidir. Bu normlar salgınla mücadele bakımından yeterli değildir. Bu kanunların uygulanmasını sağlamaküzere çıkarılan genelgeler sonucunda getirilen sınırlandırmaların önemlibir kısmı kanunilik koşulunu sağlayacak nitelikte olmadığı gibi, “yetkilimakamlar” konusunda da önemli sorunlar vardır. Salgınlarla mücadelededaha katılımcı ve şeffaf karar alma süreçleri ile siyasi amaçlara göre değil, bilimsel veriler doğrultusunda karar alınabilmesini sağlayacak mekanizmaların geliştirilmesi salgınla mücadelede son dMaster Thesis Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Meşru Beklentilerin Korunması(2022) Yılmaz, Halil Ozan; Sever, Dilşad ÇiğdemÇalışmamızın konusu Anayasa Mahkemesi kararları ışığında meşru beklentilerin korunmasıdır. Meşru beklenti kavramı 1900'lü yılların ikinci yarısından itibaren başta Almanya, İngiltere ve Avrupa Birliği olmak üzere birçok bölgede hukukun genel bir ilkesi olarak kabul edilmiştir. Bu kavram yasama organı ve idarenin çeşitli tasarruflarıyla yarattığı beklentilerin hukuk düzeninde korunmasını gerektirmektedir. 2000'li yıllardan itibaren ise Anayasa Mahkemesi tarafından hukukun genel ilkelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmada Anayasa Mahkemesinin meşru beklentilerin korunmasına yaklaşımı ve hangi koşullarda koruma sağladığının ortaya konulması amaçlanmıştır. Tez iki bölümden oluşmaktadır. Tezin ilk bölümünde meşru beklenti kavramının gelişimi, tanımlanması ve benzer kavramlarla ilişkisinin açıklanması amaçlanmıştır. İkinci bölüm ise ilkenin Anaysa Mahkemesi kararlarında uygulanmasıyla ilgilidir.Article Adalet Hizmetlerinden Doğan Malî Sorumluluk(2016) Sever, ÇiğdemAdaletin sağlanmasına yönelik hizmetler bir yandan yargılama işlevi, diğer yandan idari işlevi içeren geniş bir kapsama sahiptir ve bu hizmetlerin iyi yürütülmemesi ile adil yargılanma hakkı arasında önemli bir ilişki bulunmaktadır. Yargısal ve idari makamların idari nitelikteki faaliyetleri söz konusu olduğunda idarenin sorumluluğuna ilişkin esaslar uygulanmakla birlikte esas sorunlu alan yargısal nitelikteki ya da karma nitelik taşıyan faaliyetlerdir. Bu tür işlemler söz konusu olduğunda bir yandan yargı bağımsızlığı ve yargısal kararların kesin hüküm niteliği, diğer yandan ise genel anlamda devletin hesap verilebilir olması ilkeleri arasında bir denge gözetilmesi gerekmektedir. Bu denge kurulurken yargısal işlemlerden dolayı sorumluluk diğer kamu görevlilerinin sorumluluğundan ayrıştırılabilecekse de Türkiyedeki düzenlemeler bu konuda yeterli gelmemektedir.Article DESTAN MI, İHLAL Mİ?: AİHM’İN TEMMUZ 2013 TARİHLİ ÜÇ KARARI ÜZERİNE(2017) Sever, ÇiğdemGezi direnişi hakkında bir hukukçu gözüyle yazmak hukuka aykırılıkların çokluğu nedeniyle bir yandan kolay, bir yandan da çok zor. Bir tarafta polisin destan yazdığı söylemi ve Gezi olaylarında yargısal süreçlerin adalete içkin sorunları, diğer tarafta AİHM’in sadece Temmuz ayında verdiği üç karar da bu ikilemin bir parçası. O yüzden bu yazıda “hukuk” yazabilmek adına AİHM’in Türkiye’de gösterilere yapılan müdahalelerle ilgili Temmuz ayında birer hafta arayla verdiği üç karar ve bu kararların sonrasına ilişkin süreci ele alma yolu tercih edildi.Article Kamu Hizmetlerinde Biçimsel Ölçütte Çözülme ve Anayasa’nın 128. Maddesinin I. Fıkrası(Ankara Barosu Dergisi, 2017) Sever, Çiğdemİdare hukukunun temel kavramı sayılabilecek kamu hizmetlerinde önemli bir dönüşüm yaşanmaktadır. Bu dönüşümün birinci görünümü kamu hizmetlerinde daralma yaşanması, ikincisi ise kamu hizmetlerinin özel kişiler eliyle ve özel hukukla görülmeye başlanmasıdır. Bu bağlamda, hangi hizmetlerin kamu hizmeti olmaktan çıkarılamayacağı ya da özel hukukla gördürülemeyeceği günümüzde kamu hizmeti ve hatta genel olarak kamu hukuku bakımından en önemli tartışmalardan biri dir. Bu tartışmanın kilit noktası ise Anayasanın 128. Maddesinin birinci fıkrası hükmü ve bu hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından yorumlanmasıdır. Genel idare esaslarına göre yürütülmesi gereken kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin kapsamının ne olduğu kamu hizmetlerinin biçimsel ölçütünü de belirlemektedir. Bu nedenle çalışmada maddenin anlamı ve Anayasa Mahkemesinin konuyla ilgili kararlarındaki yaklaşımı değerlendirilmiştir.Article YARGI KARARLARINDA SAĞLIK HİZMETLERİNDEN YARARLANMA HAKKI(2017) Sever, ÇiğdemSağlık hakkının bir parçası olarak sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı ve bu bağlamda devletin yükümlülüklerinin kapsamı sosyal haklar içerisinde çok tartışılan bir konudur. Bu hakkın kapsamının ve sınırının belirlenmesinde yargıya son derece önemli bir rol düşmektedir. Bu nedenle çalışmada Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay’ın konuyla ilgili bazı kararlarından hareketle bu sınırı çizmek konusunda nasıl bir yaklaşıma sahip oldukları izlenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda sağlık hizmetlerinin özel kişilere gördürülmesi ve devletin yurttaşların sağlık hizmetleri karşılığında yaptığı ödemenin düşmesi, devletin sunduğu sağlık hizmetlerinin özel kişiler eliyle görülmeye başlanması gibi yeni eğilimler karşısında mahkemelerin sağlık hakkının sınırını nasıl değerlendirdiği ele alınmıştır. Özelikle 2000’lerden itibaren Anayasa Mahkemesinin bu konuya özgü olarak pasif bir tutum sergilediği ve sosyal devlete, sosyal haklara ilişkin yasakoyucunun takdir yetkisini geniş yorumladığı gözlenmiş; buna karşılık sağlık hizmetlerinin bedelinin yurttaşlara doğrudan yansımasına ilişkin konularda Danıştay’ın sosyal hakları ve sosyal hakların sınırına ilişkin normları farklı yorumladığı görülmüştür.

