TR-Dizin

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.14411/21

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 485
  • Article
    Türk Ekonomisinin Dış Ticaret Yapısı ve Ekonomik Büyüme
    (2012) Topbaş, Neslihan
    Bu çalışmada, ihracat ve ithalat yönlü büyüme hipotezleri çerçevesinde, 1998-2011 Haziram döneminde, Türkiye'nin GSYİH'sının büyüme dinamiğine ihracat ve ithalatın katkısı araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; ithalatın gerek tek başına ve gerekse ihracat ile birlikte GSYİH'nın artışına sebep olduğu tespit edilmiştir. Türk ekonomisinin ithalata dayalı ihracat yapısı doğrulanarak ihracatın ithalata sebep olduğu ortaya konulmuştur. Ayrıca, ihracat ve GSYİH'daki artışın birlikte de ithalatta artışa sebep olduğu tespit edilmiştir.
  • Article
    CUMHURBAŞKANI İSMET İNÖNÜ’NÜN TRABZON ZİYARETLERİ
    (2018) Birlik, Gültekin K.
    İsmet İnönü cumhurbaşkanlığı döneminde Trabzon’a üç kez ziyarette bulunmuştur.İsmet İnönü’nün 1943 ve 1946’da yaptığı ziyaretlerdeki karşılanışı ve Trabzonlularınziyaretlerden dolayı hissettikleri, yerel ve ulusal basında oldukça abartılı ifadelerleanlatılmıştır. Yine ilk iki ziyaretinde İsmet İnönü için “Milli Şef”, “Başbuğ” gibi hitaplarkullanan basın, İsmet İnönü’nün vasıflarını, Milli Mücadele ve Lozan’daki başarıları ileİkinci Dünya Savaşı’na Türkiye’yi sokmaması olarak göstermiştir. İlk iki ziyaretinde İsmetİnönü’den Trabzonluların beklentileri, liman ve demiryolu olarak dile getirilmiştir. İsmetİnönü de bu beklentileri karşılayacak şekilde açıklamalarda bulunmuş, ikinci ziyaretindensonra Trabzon limanının temeli atılmıştır.İsmet İnönü’nün 1947’deki son ziyareti yerel basında, eski ziyaretlerine oranla çokaz yer bulmuş, Trabzonluların ziyaret nedeniyle hissettikleri artık eski abartılı ifadelerleaçıklanmamış ve kendisine “Milli Şef” yerine “Cumhurbaşkanı” olarak hitap edilmiştir.Bu ziyaret sırasında Trabzonlular tarafından, İsmet İnönü’den herhangi bir beklenti dedile getirilmemiştir. İsmet İnönü üç ziyaretinde de, Trabzon’da Atatürk’e hediye edilen vedaha sonra Atatürk için müze haline getirilen “Atatürk Köşkü’nde” kalmıştı. Bu köşk ilk ikiziyaretinde İsmet İnönü’nün “köşkü” olarak görülürken, 1947’deki son ziyaretinde tekrar“Atatürk’ün köşkü” olarak anılmaya başlanmıştır.İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanı olarak Trabzon’a ilk kez geldiği gün olan 28 Eylülgününde, “dönüm yılı” adıyla kutlamalar yapılmasına karar verilmişti. Ancak bu kutlamalarsadece 1944 ve 1945 yıllarında gerçekleşmiş, daha sonraki yıllarda herhangi bir kutlamayapılmamıştır. Gerek bu kutlamaların sonlanması, gerekse 1947 yılındaki ziyarette görülendeğişiklikler, çok partili hayata geçiş sonrasında yaşanmıştır.
  • Research Project
    Türkiye\\'nin Sağlık Politikasının Avrupalılaşması ve Yerel Aktörlerin Rolü
    (2015) Yılmaz, Gözde; Özdemir, Burcu; Yılmaz, Tolga
    -
  • Article
    Fitzhugh-nagumo Modelleri İçin Çatallanma Denetimi
    (2018) Doruk, Reşat Özgür; Ihnısh, Hamza
    Bu yazıda tekil Fitzhugh-Nagumo (FN) nöron modelleri için teorik bir çatallanma denetim çalışması sunulmaktadır. Değişmekte olan parametreler için çatallanma analizleri MATLAB üzerinde çalışan MATCONT uygulaması ile yapılmıştır. Söz konusu analizde 5 Hopf (H) ve 1 adette Sınır Noktası/Eyer Dü˘gümü (LP) olgusuna rastlanmıştır. Hopf tipi çatallanmalar izdüşümsel denetim ile desteklenmiş arındırma süzgeçleri kullanılarak sağlanmıştır. Arındırma süzgeçleri birinci ve ikinci derece olarak uygulanmıştır. Birinci derece süzgeç ikinci dereceye göre daha avantajlı oldu˘gu anlaşılmıştır. Birinci derece süzgeç hem daha uygulanabilir olmakta hem de daha hızlı davranmaktadır. LP türü çatallanmalar için derecesinden bağımsız olarak arındırma süzgecinden yapılan çıktı geri beslemesi başarılı olamamakta ve bu nedenle birini derece süzgecle beraber birde zar potansiyelinden ek bir geri besleme alınmaktadır. Bunun dezavantajı süzgecin yüksek geçirgen niteli˘ginin bozulmasına neden olmakta ve LP denge noktasının korunmasına olanak vermemektedir. Bu soruna çözüm olması için doğrusal olmayan bir denetleyici tasarımıda gösterilmektedir. Bunun tek dezavantajı orjinal denge noktaları korunamaktadır. Sonuçlar benzetimlerle desteklenmektedir.
  • Article
    ANONİM ŞİRKETLERDE BORÇLANMA YASAĞINA AYKIRILIK TEŞKİL EDEN FİİLLERİN CEZAÎ SONUÇLARI*
    (2014) Hızır, Serdar; Merki, Duygu; Çoksezen, Duygu Merki
    Anonim şirketlerde borçlanma yasağı (TTK m. 358, 395/2), 6102 sayılı(yeni) Türk Ticaret Kanununun öngördüğü önemli yeniliklerden biridir.Yasağa ilişkin düzenlemeleri ihlâl eden fiiller için TTK m. 562de özel bircezaî yaptırım hükme bağlanmıştır. Fakat bu düzenlemeleri doğrudan ihlâletmemesine rağmen hukuka aykırı olarak değerlendirilebilecek borçlanmaişlemlerinin de güveni kötüye kullanma suçuna (TCK m. 155) nedenolabileceği, Kanun koyucu tarafından açıkça ifade edilmiştir. İşte buçalışmada, TTK m. 562de öngörülen cezai yaptırım ile güveni kötüyekullanma suçu, anonim şirkete borçlanma yasağına aykırılık teşkil edenfiiller çerçevesinde ve çeşitli açılardan ele alınacaktır.
  • Article
    Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi
    (2014) Yılmaz, Kumru Kılıçoğlu
    Türk Medenî Kanunumuz, eşler arasındaki yasal mal rejimini düzenlemiş; ancak bu rejime tabi olunmasını zorunluluk haline getirmeyip, eşlerin dilerlerse, başkaca bir mal rejimi de seçebilmesi amacıyla, seçimlik mal rejimlerine de yer vermiştir.Paylaşmalı mal ayrılığı rejimi de, kaynak kanunumuz olan İsviçre Medeni Kanunundan farklı olarak, bizim hukuk sistemimizde kabul edilen seçimlik bir rejim türü olarak karşımıza çıkmaktadır.TMK m.244'te tanımlaması yapılan bu rejimin, edinilmiş mallara katılma rejimiyle benzer yanlarının varlığına rağmen; özellikle tasfiye aşamasında farklılıklar karşımıza çıkmaktadır. Çalışmamızda, öncelikle paylaşmalı mal ayrılığının tanımı yapılmış olup; bir sonraki bölümde, diğer mal rejimi türleriyle aralarındaki farklar kısaca belirtilmiş; son olarak da TMK m. 244-255 düzenlemeleri ele alınarak tartışılmıştır.
  • Article
    Citation - WoS: 10
    Citation - Scopus: 10
    Elektrik Direnç Punta Kaynağı ile Birleştirilen %15 Deforme Edilmiş Twıp Çeliğinde Kaynak Akımının Mikroyapı ve Mekanik Özellikler Üzerindeki Etkisi
    (Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2019-12-25) Aydın, Hakan; Tutar, Mümin; Davut, Kemal; Bayram, Ali
    Çalışmada, %15 deforme edilmiş TWIP saclarının elektrik direnç punta kaynağıyla birleştirmelerindekaynak akımının mikroyapı ve mekanik özellikler üzerindeki etkisi incelenmiştir. Mikroyapıkarakterizasyonunda optik mikroskop, taramalı elektron mikroskobu (SEM), SEM/Enerji dağılımlı X-ışınıSpektroskopisi (SEM-EDS) ve SEM/Elektron Geri Saçılım Kırınımı (SEM-EBSD) teknikleri kullanılmıştır.Mekanik özelliklerin belirlenmesinde, mikrosertlik ölçümleri ve çekme testleri yapılmıştır. Kaynak akımıartışı ile erime bölgesindeki kaynak boşlukları azalırken, çekirdek çapı, çökme miktarı ve ısı tesiri altındakibölge (ITAB) genişliği yaklaşık lineer bir şekilde artmıştır. Kaynak bölgesinde deformasyon ikizleri ortadankalkarken, ITAB’da iri tavlama ikizleri ortaya çıkmıştır. Ayrıca, kaynak akımı artışıyla ITAB’daki taneirileşmesi ve ikiz kalınlıkları artmıştır. Ancak, kaynak işlemi kaynak bölgesinde herhangi bir fazdönüşümüne neden olmamıştır. Bu sebeple, kaynak bölgesi sertlik değerleri temel malzemenin sertlikdeğerlerinden oldukça düşük kalmıştır. Genel itibariyle, en düşük sertlikler ITAB’da gözlenmiştir. Kaynakakımı ile kaynak bölgesi sertlik değerleri arasında herhangi bir korelasyon elde edilmemiştir. Kopma yükükaynak akımı ile artmıştır: En yüksek kopma yükü 10 kA kaynak akımında elde edilmiştir. Düşük kaynakakımlarında aryüzey tipi kırılma meydana gelirken yüksek kaynak akımlarında buton çekirdek tipi kırılmalarortaya çıkmıştır. Kırılma karakteristikleri genel itibariyle gevrek-sünek karışımıdır. Daha yüksekmukavemete sahip numunelerde gevrek-sünek kırılma bölgesinde sünek kırılma, gevrek kırılma bölgesindeise trans-granular kırılma karakteristikleri artış göstermiştir.
  • Review
    Alevilik ve Etkileşim İçine Girdiği Kültürel Yapılar Açısından \"Pervane\" Kavramının İrdelenmesi
    (2011) Güray, Cenk; Şimşek, Erdem
    Pervane kavramı halk ve divan edebiyatlarında kullanılan önemli bir mazmun olmasının yanında, Anadolu’ya has “Bâtıni” temelli inanç sistemlerinin aktarım için ihtiyaç duyduğu ifade gücüne sahip bir sembol olarak dikkat çekmektedir. Pervane kavramının bu edebi ve Bâtıni kökler temel alınarak irdelenmesi Alevilik, Bektaşilik ve onlarla tarihsel temelde etkileşim kurmuş Mevlevilik gibi inanç sistemlerinin anlam dünyasının daha derinlemesine anlaşılmasını sağlarken, semah ve semâ gibi ibadet geleneklerinin nasıl bir kültürel bağlam üzerine yapılandığının daha rahat anlaşılmasını da sağlayacaktır. Pervane kavramının semah ve semâ ibadetleri kapsamındaki kullanım özellikleri, bu ibadetlerin arka planında yer alan felsefi yaklaşımlarla yoğun bir ilişki kurmaktadır. Bu yönüyle pervane kavramının incelenmesi, vahdet-i mevcut felsefesi ile semah kavramının bağlantılarının irdelenmesine yardımcı olurken aynı zamanda vahdet-i vücûd felsefesi ile de semâ kavramının bağlantılarının daha detaylı şekilde irdelenmesine olanak sağlayacaktır. Böylelikle pervane kavramının ışığı altında, edebiyat, müzik ve din ekseninde Anadolu insanının kültürel kimliğine, din ve tanrı algısına ilişkin çok değerli bilgilere ulaşmak mümkün olacaktır.
  • Research Project
    Türkiye'deki Akarsu Köprüleri İçin Güvenlik-değerlendirme Yöntemi ve Oyulma Riski Analizi; Kastamonu Pilot Uygulaması
    (2017) Akay, Hüseyin; Yanmaz, Ali Melih; Koçyiğit, Önder; Şeker, Nurettin; Yılmaz, Meriç; Koçyiğit, Müsteyde Baduna
    Türkiye?de meydana gelen akarsu köprülerinin yıkılma veya ağır hasar görme olayları incelendiğinde, bu olayların genellikle taşkınlar sırasında veya hemen sonrasında yaşandığı görülmektedir. Köprülerin çoğunun ise ayaklarındaki aşırı oyulma, ayaklar arasındaki açıklığın akımla taşınan katı malzemenin birikmesiyle daralarak köprü membaında ve açıklığında su seviyesinin artması, hidrolik sıçrama meydana gelmesi gibi hidrolik etkenler nedeniyle zarar gördüğü tespit edilmiştir. Ülkemizde köprü tasarım aşamasında yapısal projelendirme kriterlerine azami dikkat gösterilmekte ancak hidrolik etkenler yeterince dikkate alınmamaktadır. Köprü trafiğe açıldıktan sonra ise zaruri durumlar haricinde herhangi bir gözlem, ölçüm, güvenlik-değerlendirme veya oyulma ölçümü, tahkiki veya bakım/onarım yapılamamaktadır. Dolayısıyla doğal veya insan kaynaklı nedenlerle akarsu taban seviyesi değişimleri, oyulma veya birikme olayları ve bunların yarattığı hidrolik etkenler ile köprü üzerindeki etkileri bilinememektedir. Çalışma kapsamında pilot bölge olarak Kastamonu bölgesi seçilmiştir. KGM?de 15. Bölge olarak bilinen bölgede özellikle hidrolik nedenlerin etkili olduğu ve oyulmanın gözlemlendiği farklı akarsular üzerinde bulunan 5 adet köprü (Bartın I, Bartın III, Filyos V, Çatalzeytin, Gökçebey (Tefen)) seçilmiştir. Projede hidrolojik, hidrolik ve köprü oyulma risk değerlendirme çalışmaları ile arazi çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Hidrolojik çalışma kapsamında havzaya ait sayısal haritalarla birlikte meteorolojik ve akım gözlem verileri yardımıyla HEC-HMS yazılımı kullanılarak havzanın hidrolojik değerlendirilmesi yapılmış ve havzanın taşkın potansiyelinin belirlenmesi için morfometrik parametreler seçilerek hesaplanmıştır. Hidrolik çalışma kapsamında bir boyutlu HEC-RAS modeli yardımıyla akarsu yatağından farklı yinelemeli taşkın debileri geçmesi durumunda köprü açıklığı tipi, ayak sayısı, ayak şekli ve boyutları kullanılarak akarsu boyunca taban ve su yüzü profilleri belirlenmiştir. Köprülerde yıllık oyulma riskinin belirlendiği HYRISK yazılımı kullanarak ise oyulma risk analizi yapılmıştır. Saha çalışmalarında köprülerde gözlemsel muayene yapılmış, akarsu tabanı ve farklı köprü noktalarında ölçümler yapılarak akarsu taban değişimleri ile ayaklarda oyulma olup olmadığı incelenmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda akarsu köprüleri için kapsamlı bir envanter ve güvenlik-değerlendirme algoritması geliştirilmiştir. Ayrıca algoritmanın KGM tarafından uygulanabilmesi için mevcut olanaklar göz önüne alınarak bir sistem önerilmiştir.
  • Article
    “Ah Zalimlik Bu, Fesleğen Saksımı Benden Almak!”: Yas Sürecinin John Keats'in “Isabella, Ya da Fesleğen Saksisi”ndaki Yansıması
    (2018) Yakar, Azime Pekşen; Saygılı, Dilek Demirtepe
    This paper analyses John Keats' Isabella, or the Pot of Basil through the theories of bereavement and attachment as a poetic refiection of these processes with regard to Isabella's grief after the unanticipated death of her lover Lorenzo and her (in)ability to cope with and how she maintains an unhealthy process of bereavement. Attachment styles, which begin with a human's first relationship with the mother, represent the type and nature of the emotional bond with the signicant other. Losing the attachment figure is associated with different reactions during bereavement. In this respect, it will be discussed that Isabella does not experience a healthy bereavement process as a result of her anxious attachment style and she cannot make sense and cope with her lover's death. Therefore, she continues her bond with Lorenzo in a delirious manner, that is, through cutting his head and putting it into a pot in which she grows the basil. The poem has been examined in terms of Isabella's insecure attachment style, emotions, reactions, and continuing bonds, along with a traumatic and sudden loss.